Al-i Halife'nin Gerçek Yüzü

Siyonist İsrail Rejimi Irak, Suriye ve Lübnan olmak üzere üç Arap ülkesinin toprak bütünlüğünü ihlal etmesine rağmen Bahreyn dışişleri bakanı ırkçı rejimin bu ülkelere yaptığı saldırıları destekledi.
GİRİŞ: 28.08.2019 09:05      GÜNCELLEME: 28.08.2019 09:05
Rasthaber -  Bahreyn dışişleri bakanı Halid bin Ahmet Al-i Halife yayımladığı mesajda Siyonist Rejimin son zamanlarda Irak, Lübnan ve Suriye'ye yaptığı saldırıları "savunma hakkı" olarak niteledi. 

Halid bin Ahmet Al-i Halife iddiasını Birleşmiş Milletler Teşkilatı Anlaşmasının meşru savunma hakkı konulu 51'inci maddesine dayandırdı. 

Aslında Birleşmiş Milletler Teşkilatı Anlaşmasının 51'inci maddesinde sözü edilen meşru savunma hakkı bir ülkenin saldırıya uğradığı zaman dayanak olarak kullanılabilir. Bir ülke saldırıya uğrarsa kendini saldırgan güç karşısında savunma hakkına sahiptir. Buna esasen Bahreyn dışişleri bakanının sözlerini BMT Anlaşmasının 51'inci maddesine dayandırması da tamamen yanlıştır. Çünkü Siyonist İsrail Rejimi hiçbir ülke tarafından saldırıya uğramamıştır. Tam aksine Siyonist Rejim Irak, Suriye ve Lübnan'a saldıran taraf olarak bilinmektedir. 

Bu doğrultuda Irak yürütme,  yasama ve yargı  erkleri başkanı Adil Abdülmehdi, Berhem Salih ve Muhammed El-Halbusi Pazartesi günü Haşdi Şabi merkezlerine yapılan saldırıların Irak toprak bütünlüğünü ve egemenliğini ihlal ettiğini duyurdu. 

Bahreyn dışişleri bakanının üç Arap ülkenin toprak bütünlüğünün ihlaline destek vermesi ve Siyonist İsrail'in saldırılarına arka çıkmasının dikkat çekici nedenleri vardır. 

Al-i Halife Rejimi son aylarda Siyonist Rejim İsrail ile resmi ilişkiler kurmak için çeşitli girişimlerde bulunmuştur. Bu girişimlerden biri de Yüzyılın Anlaşmasının ekonomik çalıştayına ev sahipliği yapması ve Bahreyn dışişleri bakanının bu doğrultudaki açıklamaları olmuştur. 

Bahreyn dışişleri bakanı Halid bin Al-i Halife geçen Haziran ayında Filistinlilerin Manama ekonomik çalıştayına katılmamasının doğru olmadığını iddia ederek bir yandan da Siyonist İsrail'in Suriye'ye yönelik saldırılarına destek çıkarak şöyle bir iddiada da bulunmuştu: "İsrail kendini savunma hakkına sahiptir."

Bu tür açıklamalar ve Al-i Halife  Rejiminin Siyonist İsrail ile resmi  ilişkiler kurma isteği Telaviv'in halk hareketlerini bastıran Bahreyn Rejimini desteklemesinden dolayıdır. Bir diğer yandan ise Al-i Halife Siyonist İsrail ile ilişkilerini kurdurarak iç muhaliflere karşı Amerika'dan daha fazla destek almak istiyor. Çünkü Al-i Halife ülke içi itirazların artmasından büyük kaygı duymaktadır. Bahreyn'deki protesto gösterileri 14 Şubat 2011'de başlayıp güvenlik güçlerinin şiddetine rağmen hala devam etmektedir. 

Al-i Halife Rejimi Irak, Suriye ve Lübnan'ın üç Müslüman Arap ülkesi olmasına rağmen Siyonist Rejimin cinayetlerini desteklemekten çekinmemektedir. Tabii siyasi olarak Al-i Halife ve bu Arap ülkeleri arasında açık bir çelişki mevcuttur. Ancak Al-i Halife ve Irak, Suriye ve Lübnan arasında Araplık ve Müslümanlık açısından ortaklıklar vardır. Al-i Halife Rejiminin bu tavırları akla önemli bir soruyu getirmektedir: Acaba Al-i Halife Arap mıdır İbrani midir?

YORUMLAR

ebu ali 18 gün önce
aslında arap yöneticilerin ekseriyeti aynı zihniyettedir.gizliden aynı şeyi süylüyorlar açıktan ise zıttını süylüyorlar, çünkü bunlar arap kılığındaki ingilizlerdir,bu bakan ise ahmaktır kendisini gizleyemiyor ve ele veriyor.çünkü b unların soyu lavrenselerden,hamperlerden gelmektedir.

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM