ABD'den Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne Yaptırım

GİRİŞ: 04.09.2020 08:49      GÜNCELLEME: 04.09.2020 08:49
Rasthaber -  Amerika Donald Trump başkanlığı döneminde uluslararası kurum ve kuruluşlara karşı olumsuz yaklaşım içerisinde olmuştur. Bu çerçevede Trump Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne yaptırımlar uygulamaya başlamıştır.

Amerika Hazine Bakanlığı ise Çarşamba günü  Hollanda merkezli  uluslararası ceza mahkemesindeki iki üst düzey makamı yaptırımlara tabi tuttuğunu belirtti.  Amerika dışişleri bakanı Mike Pompeo ise   Lahey mahkemesi savcısı Fatou Bensouda ve uluslararası ceza mahkemesi adli işbirlikleri ve ilişkileri dairesi müdürü Phakiso Mochochoko'nun Amerika tarafından yaptırımlara tabi tutulduğunu açıkladı.   Mike Pompeo'nun söylediğine göre  ilgili dosyalarda  Bensouda'ya yardımcı olan diğer şahısların da  vize kısıtlamaları ve yaptırımlara tabi tutulacağını açıkladı.  Amerika'nın yasa dışı ve geçmişte görülmemiş bir şekilde uluslararası ceza mahkemesine sert tepki göstermesinin ardından bu mahkeme de  bir bildiri yayımlayıp  bu girişimi  kabul edilemez ve mazide görülmemiş bir girişim olarak niteledi ve  bu tür girişimlerin    genel cinayetlerde dokunulmazlıklar ile mücadele yönündeki ortak çabaları baltaladığını ve zayıflattığını vurguladı. 

Amerika başkanı Donald Trump 11 Haziran 2020'de  başkanlık talimatı ile  uluslararası ceza mahkemesine karşı bir karar aldı.  Trump uluslararası ceza mahkemesini Amerika'nın Afganistan'daki cinayetleri hakkında  araştırma yaptığından dolayı hedef almıştır. 

İnsan Haklarını İzleme Uluslararası Adalet dairesi müdürü Richard Decker ise şöyle bir açıklamada bulunmuştur:"  Trump hükümeti  uluslararası ceza mahkemesini yaptırımlara tabi tutarak  dünyadaki yasalar egemenliğine saldırılarını devam ettirmektedir. Amerika'nın bu girişimi  ise bu ülkeyi ihlalcilerin yanına yerleştirmiştir. "

Amerika, uluslararası ceza mahkemesi üyesi olmamış ve bu yüzden   de Amerikalı vatandaşlar hakkında araştırma yapılmasının  Amerika ulusal egemenliğini tehdit etmesini öne sürerek  bu araştırmaları kabul etmek istemiyor.  Trump hükümeti  yetkilileri  uluslararası ceza  mahkemesine karşı bu yasa dışı girişimlerini izah etmek için   Amerika'nın Roma antlaşmasına üye olmadığını öne sürmüştür. Washington tarafından öne sürülen bir başka bahane de uluslararası ceza mahkemesinin girişiminin uluslararası yasalara uymamasıdır.   Burada şaşırtıcı nokta ise  uluslararası ceza mahkemesinin  savaş cinayetleri ve insanlığa karşı suçlara bakan en yüksek düzeyli merci olmasıdır.  O zaman nasıl olur da Trump hükümeti makamları  bu mahkemeyi Amerika'nın Afganistan'daki cinayetlerine bakmak için yetki sahibi olmadığını  öne sürüyor. 

Uluslararası hukuk uzmanı Mehdi Zakeriyan ise uluslararası ceza mahkemesinin yetkilerine değinerek şöyle bir değerlendirmede bulundu:"  Uluslararası Ceza Mahkemesinin  Afganistan'da olup bitenlere dahil olması  yasa dışı olmamasının yanı sıra Amerika'nın da söylediği gibi hiç de politik değil sadece adaletin uygulanmasıdır. "

Kanıtlar ise Amerika'nın uluslararası ceza mahkemesi makamlarına yaptırımlardan hedefinin onları korkutmak olduğunu gösteriyor.  Amerika hem Afganistan'daki cinayetlerini hem de Siyonistlerin cinayetlerini örtbas etmek istiyor.   Buna ilaveten Washington'un  bu doğrultudaki girişimleri  yine de Trump'ın yaptırım siyaseti çerçevesinde olmuştur.  Gerçekte Amerika  yaptırımlara bağımlı hale gelmiş ve her düşman, rakip, dost ve şimdi de uluslararası kurum ve kuruluşlara karşı bu yaptırımlara baş vurmaktadır.  

Amerika zorla herkese baş eğdirmek istiyor.  İran dışişleri bakanı Muhammed Cevad Zarif ise  Amerika'nın uluslararası ceza mahkemesi baş savcısına yönelik yaptırımlara değinerek şöyle bir Tweet attı:"    Kişilere yönelik yaptırımlar başladığından beri hızlı bir şekilde yayıldı ve küçük, orta ve büyük güçlere yöneldi ve şimdi de  uluslararası ve küresel şahsiyetlere ulaştı.  Bu sınırsız, orantısız çılgınlığı durdurmak için Amerika'yı memnun etmekten vaz geçmektir.  Amerika'nın öfkesinin korkusundan teslim olmak bu ülkenin zorbalığa olan iştahını kabartacaktır. "

Gerçekte Amerika'nın bu yöndeki yaptırımları suçlu olduğu halde güçlü olmak istediğini de gösteriyor. Buna rağmen Amerika'nın bu yaptırım kararı küresel tepkilere de yol açmıştır.  67 ülkeden oluşan bir grup ise 2020 Haziran'ında  bir bildiri yayımlayarak  Amerika'nın tehditlerine cevaben uluslararası ceza mahkemesini destekleyeceklerine vurgu yaptılar.   Trump hükümetinin bu yasa dışı ve zorbalık çerçevesindeki girişime gelen bu tepkiler ise Amerika'nın tecride sürüklendiğini ve tek yanlı girişimlerinin kabul görmediğini gösteriyor. 

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM