Suriye: Siyonizme Karşı Savaşan Tüm Ülkeler Doğal Müttefikimiz

GİRİŞ: 30.05.2021 13:46      GÜNCELLEME: 30.05.2021 13:46
Rasthaber -  Suriye BAAS Partisi Milletvekili ve Arap Öğrenci Birliği Başkanı Nidal Ammar, seçim zaferinin ardından Ulusal Kanal’a konuk oldu. Gece Görüşü programında Deniz Çağlayan’ın sorularını yanıtlayan Ammar, dikkat çeken açıklamalar yaptı.

Ammar, “Suriye halkı seçimlerle birlikte Batı’ya net bir mesaj gönderdi. Halkın iradesinin tüm baskılardan, tüm ambargolardan daha büyük olduğunu gösterdi” ifadelerini kullandı. Yeni dönemde Suriye’nin inşasına odaklanacaklarını belirten Ammar, ülke dışındaki tüm Suriyelileri evlerine dönmeye davet etti.

Ammar, Türkiye’ye de bir mesaj göndererek “IŞİD, El Nusra ve PKK gibi Amerikan taşeronlarını temizleyeceğiz. Bu savaşta, Amerikan emperyalizmine ve İsrail siyonizmine karşı savaşan tüm kuvvetler bizim doğal müttefikimizdir. Bu mücadelede bölge ülkeleriyle ittifaka hazırız. Tek koşulumuz ortak hareket etmektir” ifadelerini kullanırken, "Türk halkından şunu istiyoruz: Türk halkı, hükümetinin yaptığı yanlışlardan geri dönmesi için siyasilere baskı yapmalıdır. Biz, eskisi gibi kardeşçe ilişkiler kurmak istiyoruz ve bu zamanla olacaktır. Türkiye, maalesef Suriye’deki harekat alanlarında işgal ettiği topraklarmış gibi davranıyor. Bu kabul edilebilir bir davranış değildir" dedi.

"SURİYE’DE KARARI SURİYE HALKI VERİR"

Aydınlık'ın aktardığına göre, Humus Milletvekili Nidal Ammar, şu mesajları verdi:

“Suriye 10 yıldır yaşadığı bütün savaş ve ambargo koşullarına rağmen, anayasal sistemini korudu. Çünkü Suriye bir hukuk devletidir. Bu seçim Suriye halkının, Suriye Arap Ordusu’nun zaferiyle eş olarak kazandığı bir sivil zaferdir. Sayın Cumhurbaşkanı Beşar Esad bu seçimlere girerken tüm Suriyelileri ülkenin yeniden inşası için daha fazla çalışmaya davet etti, Suriye halkı da biz sizin hedeflerinize evet diyoruz dedi. Seçimde üç aday vardı ve halk Beşar Esad’a yüzde 95.1 oy vererek O’na ne kadar güvendiğini gösterdi. Biz bu seçimde Amerika Birleşik Devletleri’ne, Avrupa Birliği’ne ve Batı’ya ‘Suriye’de kararı Suriye halkı verir, bütün yetki halkın kararındadır’ mesajını ilettik. Mesajımızın devamı şuydu: Hiçbir baskı ve ambargo, Suriye halkının kendi geleceğiyle ilgili karar vermesinden geri adım atmasını sağlayamaz. Halkın iradesi bütün baskıların üzerindedir. Bakın insanlar günlerdir kutlamalar yapıyor. Bu mutluluğun nedeni; kendisiyle 10 yıl savaşan, kendisinin yanında duran, direnen bir cumhurbaşkanının bundan sonraki mücadelede de başarılı olacağına duyulan inançtır.

Sayın Cumhurbaşkanı dedi ki; Önümüzdeki dönem daha fazla çalışarak ülkenin yeniden inşasının ve ambargolara karşı dimdik kalarak direnmenin dönemidir. Suriye halkı şundan emin ki; önümüzdeki dönem Suriye’nin topyekûn bağımsızlığa kavuşacağı, savaşın duracağı ve yeniden yapılanmak için, sanayiyi güçlendirmek için bir çalışma seferberliğinin başlayacağı dönem olacak. Suriye halkı da daha çok çalışacak. Suriye halkı tüm dünyaya biz kararımız verdik, artık ambargoları kaldırın ve bu savaş bitirin mesajı verdi. Ayrıca Suriyeliler, ülke dışında baskı altında oy kullanamayan vatandaşlarına da ‘Ülkeniz burada… Sevgiyle, barışla sizi bekliyor ve ne zaman isterseniz geri gelebilirsiniz… Kendi ülkeniz size daima açık’ mesajını iletti. Bu gerçekten önemli bir mesajdı. Cumhurbaşkanımızın her alanda bir an önce çalışmaya başlayacağız sözleri de Suriyelilerin geri dönmesi için çalışmaların başlayacağını kapsıyordu.

 “Biz Batı basınının bu seçimlere ilişkin bir dezenformasyon kampanyası yürüteceğini biliyorduk. Bunlar Suriye halkı için kesinlikle yok hükmündedir. Suriye halkı, bu ülkelere karşı 10 yıl boyunca savaştı ve kazandı. Dolayısıyla Batı’nın böyle bir kampanya yürütmesi çok doğal. Biz seçim öncesi Arap parlamentolardan yetkilileri ülkemize davet ettik ve onlar da geldiler, bütün seçim bölgelerinde gözlem yaptılar. Meydanlarda halkın ne kadar istekli bir şekilde seçimlere katıldığını gördüler ve bunu da açıkladılar. Fakat bunu Batı medyasında göremezsiniz. Bu Arap ülkeleri tarafından da kayıt altına alınmış, açık ve özgür bir seçimdir. Suriye halkı bu seçim zaferiyle birlikte herkese, kalbinden gelerek yasalara uygun şekilde başkanını seçtiğini, gösterdi. Suriye’nin iç işlerine kimsenin karışamayacağı mesajını net şekilde iletti. Suriye halkının bu seçimi, Suriye’yi bölmeye kalkan dünyaya karşı bir mesajdır.

Suriye, kendi bağımsızlığını, halkıyla koruyacak güçte ve kudrettedir. Tek karış toprağını bile hiç kimsenin kontrolüne bırakmayacaktır. ABD ve ABD’nin bölgedeki kuvvetleri olan Kürt bölücülere, radikal teröristlere izin vermeyecektir. Suriye Devleti, kendi topraklarını özgürleştirene kadar savaşmaya devam etme kararlılığındadır.

Suriye, sadece kendi davet ederse yabancı askerlerin ülkesinde olmasına müsamaha edecektir. Bu konuda kesin kararlıdır. Bugüne kadar bölgedeki bütün komşularımıza saygılı davrandık. Onların içişlerine asla karışmadık ve kendi içişlerimize karışılmasına da müsaade etmeyeceğiz. Bu arada kendi halkımız ve ordumuzla bağımsızlığımızı sağlama kararlılığımız, emperyalizmle mücadelede komşu ülkelerle çeşitli ittifaklar yapmamıza engel değildir. Suriye bütün topraklarını bölücülerden temizleyecektir. İsrail’in işgal ettiği topraklar kurtarılacaktır. Golan’daki işgali sonlandıracağız.

Şu an ülkemize davetle gelen sadece İran ve Rus orduları var. Türk ordusunun da Suriye topraklarında olmasının tek koşulu olabilir, o da ortak hareket etme koşulu. Bizim için Amerikan emperyalizmine ve İsrail siyonizmine karşı mücadele eden herkes doğal müttefikimizdir ve biz her zaman onlarla birlikte olmak isteriz. Bizim için tek önemli şey, Türk askeri gücünün bu topraklarda olmasının bir ortak ittifakla olmasıdır. Amerika’nın ülkemizdeki bütün araçlarını, milis güçlerini temizleyeceğiz. Bugün IŞİD gibi, Nusra gibi, Kürt ayrılıkçıları gibi çeşitli milis gruplar Suriye’nin milli zenginliklerini çalıyor ve ABD’ye satıyorlar. O nedenle emperyalizme karşı savaşan herkes bizim müttefikimizdir ve beraber hareket etmek isteriz.

Türk halkından şunu istiyoruz: Türk halkı, hükümetinin yaptığı yanlışlardan geri dönmesi için siyasilere baskı yapmalıdır. Biz, eskisi gibi kardeşçe ilişkiler kurmak istiyoruz ve bu zamanla olacaktır. Türkiye, maalesef Suriye’deki harekat alanlarında işgal ettiği topraklarmış gibi davranıyor. Bu kabul edilebilir bir davranış değildir. İlişkilerin düzelmesi halinde durum zaten çok farklı olacaktır. Bugün Türk tarafının İsrail’e karşı sert bir üslup kullandığını görüyoruz ama Suriye ile ilişkileri düzeltmek için adım atmıyorlar. Bu da İsrail konusundaki tutumun samimiyeti konusunda şüpheler uyandırıyor. Eğer emperyalizme karşı bir duruş varsa, biz her zaman yan yana oluruz.”

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM