Şehit Süleymani Cihad-ı Kifaye Fetvası Vermesinde Büyük Rol Oynadı

GİRİŞ: 31.12.2020 09:37      GÜNCELLEME: 31.12.2020 09:37
Rasthaber -  Nuceba Hareketi Sözcüsü: Şehit Süleymani Ayetullah Sistani’nin Cihad-ı Kifaye fetvası vermesindeki danışmanlardandı 

Nuceba Hareketi Sözcüsü Nasır el-Şemmari’nin ifadesine göre, Irak'ın büyük bir kısmının düştüğü ve kutsal türbelerin tehlikede olduğu IŞİD saldırılarının zirvesinde, Hacı Kasım, merciiyetin evine gitti ve durumu tüm ayrıntılarıyla anlatarak terörizmle mücadele için Cihad-ı Kifaye fetvası verilmesine yardımcı oldu. 

Nuceba İslami Direniş Hareketi Sözcüsü Çarşamba günü, “Şiilerin Kutsal Mekanlarının Savunulmasında İslami Direnişin Rolü” konulu bir video konferansta konuştu. 

Mühendis Nasır el-Şemmari, “Şehit Kasım Süleymani’nin Ehli Beyt’in (as) Irak’taki türbelerini savunmadaki rolü” başlıklı konuşmasında, bu ülkenin komşusu olarak Suriye’deki içler acısı durumu ve ardından Irak topraklarının geniş bir alanının tekfirci teröristler tarafından işgalini hatırlattı ve şu ifadelerde bulundu: ‘Ninova, Salahaddin ve el-Anbar gibi büyük eyaletler bir gecede düştü ve IŞİD hızla Bağdat, Necef ve Kerbela şehirlerinin eşiğine ulaştı ve Samarra tamamen kuşatıldı. 

Böyle bir durumda Hacı Kasım Süleymani, Musul'un düştüğü gece Irak'a girdi ve ilk adımda tehlikeyi Bağdat, Necef ve Kerbela'dan uzaklaştırmak ve bir sonraki adımda 2006 yılındaki acı olayın tekrarlanmaması adına (Samarra’daki türbenin yıkılması olayı) güvenlik güçlerinin Samarra’ya ulaşması için yolu açmak olan iki aşamalı bir plan uyguladı.’ 

Nuceba Hareketi Sözcüsü Şehit Süleymani'nin direniş komutanları, hükümet yetkilileri ve etkili Iraklı şahsiyetlerle yaptığı sayısız görüşmeye atıfta bulunarak şunları söyledi: ‘Merciiyetin evine giderek mevcut şartları bütün ayrıntılarıyla anlatan ve IŞİD ile mücadele için Cihad-ı Kifaye fetvası verilmesine yardımcı olan Hacı Kasım’dı.’ 

El-Şemmari konuşmasının devamında, o günlerde Irak'ı saran genel korku ve paniğe, birçok hükümet yetkilisinin başkentten kaçmasına, ordunun ve güvenlik güçlerinin çöküşüne, hazine ve silah depolarının boşaltılmasına değindi ve şu ifadelerde bulundu: ‘Aynı günlerde General Kasım Süleymani bir toplantı düzenleyerek, bu sorunlar bahanesiyle kutsal türbeleri herhangi bir tehlikenin tehdit etmesine izin vermememiz gerektiği konusunda uyardı.’ 

Nuceba Hareketi Sözcüsü, Hacı Kasım’ın, Samarra'nın düşmesini önlemedeki cesaretine değinerek şunları söyledi: ‘Şehit Süleymani defalarca şehadetin eşiğine gelmiş, yüksek rütbeli ve tecrübeli bir asker olmasının yanı sıra, insani ve ideolojik kişiliği ile türbeleri savunan askerlerin moralini güçlendirmiştir.’ 

Nuceba Hareketi Sözcüsünün ifadesine göre, daha sonra Jurf el- Nasr olarak adlandırılan kanlı Jurf Sakhar operasyonunda da IŞİD açıkça Kazımeyn, Kerbela ve Necef türbelerini yok etme sloganıyla saldırıya geçti; Bu nedenle Hacı Kasım Süleymani askerlere sürekli şöyle dedi: “Artık İmam Hüseyin'in (as) ashabı gibisiniz ve kutsal türbeleri savunmalısınız.” 

Mühendis Nasır el-Şemmari konuyla ilgili olarak şunları söyledi: ‘Ben kendim Hacı Kasım’ın şöyle dediğini duydum: “Bu en onurlu savaştır ve ben, Ehl-i Beyt’in (as) türbesini savunmak için şehit olmaya hazırım." 

Öyle de oldu; Hazreti Ebulfazl Abbas’a (as) iktida etti ve elleri kesildi ve türbeleri savunurken bu topraklarda bedeni parça parça oldu. 

Şehit Süleymani İslam ve Ehli Beyt (as) aşkıyla erimiş bir insandı. Hacı Kasım’ın çabası İran ve Irak’ın da ötesinde İslam Ümmeti boyutundaydı. O kendisini dünyadaki tüm Müslümanların savunucusu olarak görüyordu.’ 

Nuceba Hareketi Sözcüsü, Şehit Kasım Süleymani’nin dik duruşuna, tedbirine ve şehadeti arzulamasına değinerek şu hatırlatmalarda bulundu: ‘Onun operasyon sahnesindeki varlığı ile sorunlar çözülüyordu ve askerler iki kat hız ve güçle savaş alanına koştu; çünkü bu çok sevilen beyaz sakallının herkesten önce ön saflarda durduğunu gördüler. 

Yüce Allah'ın iradesi buydu ve bu büyük mücahid sürekli arzuladığı hayaline yani şehadete ulaştı ve kanını feda ederek, büyük ve kalıcı bir etki bıraktı.’ 

Öte yandan, Dünya Ehli Beyt Kurultayı Genel Sekreteri Ayetullah Rıza Ramazani, Dinler ve Mezhepler Üniversitesi Başkanı Hüccetül İslam Nevvab, Nebil el-Helbavi ve Dinler ve Mezhepler Üniversitesi Araştırma Bölümü Başkan Yardımcısı Mehdi Fermaniyan ve diğer konuşmacılar da bu konferansa katılanlar arasındaydı. 

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM