Lübnan'da Protestolar Yeniden Başladı

GİRİŞ: 20.06.2021 09:30      GÜNCELLEME: 20.06.2021 09:30
Rasthaber -  Son günlerde Lübnanlı makamlar arasındaki sözlü tartışmaların ardından 17 Haziran gününden itibaren, ülkede geniş çaplı genel grevler başladı.

Lübnan Ağustos 2020'den bugüne kadar  geçici hükümet tarafından yönetilmektedir. Hassan Diyab 4 Ağustos 2020 tarihinde Beyrut limanında yaşanan büyük patlamanın ardından,  geniş çaplı halk protestolarının hedefi oldu; bu yüzden başbakanlık görevinden de istifa etmek zorunda kaldı. Ancak Hassan Diyab, yeni kabine kuruluncaya kadar geçici başbakan olarak çalışmalarına devam etmesi kararlaştırıldı.

Mustafa Edib'in  kabineyi kuramamasının ardından  Saad Hariri  yeni kabineyi kurmakla görevlendirildi. Ancak o da Ekim 2020'den beri yani 8 ay boyunca  yeni kabineyi kurmakta hala başarısız kalmıştır.

Yaşanan en son olayda ise, görünen o ki bir yanda Saad Hariri ve parlamento başkanı Nebih Berri ile diğer yanda Lübnan Cumhurbaşkanı Michel Aoun arasında bir anlaşmazlık oluşmuştur.  Bu bağlamda ilk başta Saad Hariri,  Nebih Berri'nin kabine kurma yolunda engel oluşturmayan tek kişi olduğunu bu yolda  tamamlayıcı rol oynamakta olduğunu belirtti.

Bu açıklamanın ardından, Nebih Berri de sert bir bildiri yayımlayarak Lübnan Cumhurbaşkanını eleştirip Michel Aoun'u bu ülkede kabinenin kurulamamasından sorumlu olduğunu belirtti. Nebih Berri bu bildiride kabineyi kuran kişinin tanıtılması hususundaki kararın cumhurbaşkanlığı yani Michel Aoun'un yetkilerinin dışında olduğunu vurgulayarak, "anayasaya göre tek bir bakan bile atayamayan, seçimlere katılmadığı yerde, bir cumhurbaşkanının dolaylı oya nasıl sahip olabileceğini" sorguladı.

Nebih Berri'nin bildirisi ise Michel Aoun'un tepkisi ile karşılaştı.  Lübnan Cumhurbaşkanı da parlamento başkanının bu açıklamalarına gösterdiği tepkide şöyle dedi: "Sanki Nebih Berri bildirisi, cumhurbaşkanına karşı yapılan sözlü saldırıların,   onun yürütme erkindeki rolüne halel getirmek ve yasama erkine yönelik denetimini sabote etmek,  onu görevlerinden uzaklaştırmak olduğunu teyit etmek mahiyeti taşıyor."

Başka bir ifade ile Michel Aoun,  kabine kurma çerçevesinde yaptıklarının onun Lübnan cumhurbaşkanı olarak kendisine verilen görevleri bağlamında olduğunu dile getirmiştir.

Bu karşılıklı açıklamalardan sonra Lübnan'daki genel grev konusu gündeme geldi. Perşembe günü ülkede yeni hükümetin kurulamaması, Lübnan lirasının sert devalüasyonu ve kötüleşen ekonomik durumu protesto etmek için genel grev düzenlendi.

Bazı sigorta şirketleri, bankalar ve sosyal güvenlik bürolarının çalışanları, Lübnan Ulusal Havayolları İşçileri Sendikası, posta işçileri, akaryakıt dağıtımcıları, Zehrani petrol tesisleri, su dağıtım şirketleri, Beyrut limanında yük ve kargo müteahhitleri ve ilaç ithalatçıları grev yapanlar arasında yer alıyor.

Ülke çapında grev kararı, Lübnan'da birçoğunun işe gitmesini bile engelleyen ciddi bir yakıt kıtlığının ardından geldi. Lübnan'daki çoğu benzin istasyonları benzin ve motorin eksikliği nedeniyle kapatıldı ve hükümet doların tükenmesi nedeniyle hala yakıtın temini için sübvansiyon sağlayamamıştır. Yakın tarihli bir raporda, Dünya Bankası Lübnan'daki durumu, bir ülkenin 19. yüzyılın ortalarından bu yana dünyada karşılaştığı en kötü ekonomik kriz olarak nitelendirdi.

Düzenlenen genel grev ile son bir haftalık siyasi-sözlü tartışma arasında bir bağlantı var gibi görünüyor. Ekonomik durumdan duyulan memnuniyetsizlik genel greve yol açsa da grevciler kabinenin olmayışını de protesto etti. Lübnan cumhurbaşkanının muhalifleri ve eleştirmenleri, grevi Michel Aoun ve kabineyi kurmak için baskı yapmak amacı ile kullanmaya çalışıyor gibi görünüyor.

Parstoday

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM