Katar, Arabistan ve Türkiye ABD’nin Emriyle Suriye Hükümetini Yıkmaya Çalıştı

GİRİŞ: 29.12.2019 23:44      GÜNCELLEME: 29.12.2019 23:44
Rasthaber -  Suriye’nin Birleşmiş Milletlerdeki Temsilcisi Beşar el-Caferi, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun, “Birleşmiş Milletlerin 2020 yılındaki temel bütçe programı” başlıklı toplantısında konuştu ve şu ifadelerde bulundu: ‘Birleşmiş Milletler kurulduğu günden bu yana bir hayır kurumu değil, güçler lehine tamamen siyasi bir kurum haline gelmiştir.

Bugünkü bu tehlikeli durum, o kadar rezil bir şekilde genişleyip yayılmaktadır ki, bu kuruluşun statüsünü ve değerini tehdit etmekte ve uluslararası barış ve güvenliği ortadan kaldırmaktadır.

Birleşmiş Milletler, temel kuruluşları ve komiteleri de dahil olmak üzere, sürekli dürüstlük, güvenilirlik ve tarafsızlık testlerine tabi tutulmuştur ve bu testlerde, asıl destekçileri tarafından dayatılan siyasi ve mali kutuplaşma nedeniyle başarısız olmuştur. Bu temel destekçiler aslında, dünyanın farklı bölgelerinde çatışmalar ve savaşlar çıkaran hükümetlerdir. Bu hükümetler sonra da bu çatışmaları çözemeyen hatta bunların devam etmesine neden olan yaklaşımlarını Birleşmiş Milletlere dayatmaktadır.

Teröristleri destekleyen ülkeler, Suriye’ye karşı asılsız suçlamalarda bulunarak Birleşmiş Milletleri kötüye kullandılar. Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği, Suriye’de 2011’den bu yana uluslararası hukuka yönelik işlenen en ciddi suçları araştırma mekanizmasının (IIIM) propagandası doğrultusunda çalışan ülkelerin mali ve siyasi baskılarına ve bazı eylemlerine teslim olmamalıdır.’

Beşar El-Caferi, Finlandiya temsilcisinin açıklamalarına da tepki göstererek şunları söyledi: ‘Finlandiya temsilcisi bunun siyasi bir konu değil, teknik ve uzmanlık gerektiren bir konu olduğunu iddia etti. Benim Finlandiya temsilcisine sadece bir sorum olacak, “Suriye’de katliam ve yıkım gerçekleştiren teröristlerinizi geri döndürmek için Avrupa Birliği’nde ne zaman karar alacaksınız?

IIIM’in kurulmasının arkasında kimler var, onlar, Güvenlik Konseyi’nin terörist listesine aldığı Suriye’deki teröristlere mali destek sağlayan ülkelerdir.’

Beşar el-Caferi konuşmasında, Nusra Cephesi’nin Birleşmiş Milletler tarafından terörist listesine alınmasını ülkesinin resmi olarak tanımadığını söyleyen Katar’ın eski Başbakanı Casim Al-i Sani’nin, açıklamalarına değinerek; Hamad bin Casim’in aynı zamanda, Katar’ın, Suudi Arabistan ve Türkiye olmak üzere diğer ülkelerle birlikte Amerika’nın emriyle, Suriye hükümetini devirmek için 137 milyar dolar harcadığını söylediğini belirtti.

Beşar el-Caferi aynı zamanda Türkiye ve Katar’ı, Suriye’deki Nusra terör örgütünün asıl mali destekçisi olmakla suçladı.

Suriye ordusunun Cercenaz ekseninde terörist grupların saldırısıyla mücadelesi

Suriyeli askeri bir kaynak, Suriye ordusunun, İdlib kırsalında bulunan Cercenaz ekseninde teröristlerin nüfuzuyla mücadele ettiğini, bomba yüklü üç aracın imha edildiğini ve Cercenaz’da çatışmaların hala devam ettiğini, Nusra Cephesi teröristlerinin ağır kayıplar verdiğini ama Suriye ordusunun kayıp yaşamadığını açıkladı.

Suriye Ordusu Komutanlığı ve Silahlı Kuvvetler 24 Aralık'ta, 320 kilometrekareden fazla alanın temizlendiğini ve Nusra Cephesi ile diğer silahlı terörist grupların sınır dışı edildiğini ve silahlı kuvvetlerin İdlib'in güney ve güneydoğu eteklerinde 40'tan fazla kasaba ve köye girdiğini açıkladı.

Suriye’nin direniş ve istikrarı düşmanı perişan etti

Baas Partisi Genel Sekreteri Fuat Debur şu ifadelerde bulundu: ‘Suriye’nin direniş ve istikrarı düşmanı perişan etti. Suriye’nin kazandığı zaferler, İslam Ümmeti’nin düşmanlarıyla çatışmada bir dönüm noktası oluşturdu.

Arap dünyasının özgürlerinden, Suriye liderinin, ordusunun ve halkının yanında durmalarını istiyorum, çünkü onlar, Amerika- Siyonizm planına katılan diktatör güçlerle mücadele ediyorlar. Suriye, Siyonist planla mücadele etmek ve bu planın gerçekleşmesini önlemek için güçlü bir engel oluşturmuştur.’

Öte yandan, haber kaynaklarından aktarılan bilgiye göre, eski Slovakya Başbakanı Yan Chernogorski, ABD'nin Suriye petrolünü çaldığını ve yağmaladığını ve ABD'nin bu ülkedeki askeri varlığının en başından beri yasadışı olduğu vurguladı.

Yan Chernogorski şu ifadelerde bulundu: ‘Donald Trump başkanlığındaki mevcut ABD hükümeti, uluslararası hukuka değer vermeyen bu ülkenin diktatörlüğünü ve ABD'nin bütün aşamalarda karşı karşıya olduğu krizin derinliğini ortaya çıkarmıştır.

Öte yandan, Slovakya'nın Halowen Zebrawei internet kanalı, terörist grupların İdlib'de Suriye ordusu karşısında maruz kaldığı yenilgilerin, Amerikalıların ve müttefiklerinin üzülmesine neden olduğunu ve bu nedenle Suriye krizinin geçmiş yıllarında olduğu gibi, bu ülkelere bağlı medyalarının sivillerin hedef alındığı yönünde yeni bir yalan dalgası başlatmasının beklendiğini açıkladı.

Bu site ayrıca, ABD ve İsrail'in ve Batılı ve bölgesel müttefiklerinin Suriye'ye karşı mevcut savaşın arkasında olduğunu, ancak onların planlarının Suriye'nin ve bu ülkenin halkının direnişi nedeniyle başarısız olduğunu belirtti.

Amerika’nın Suriye’ye karşı Siyonist projesinin amacı

Lübnan’ın “Sorhe Vatan” Hareketi Başkanı Cihad Zebian, Amerika’nın Suriye halkına yönelik acımasız ekonomik eylemelerinin amacının, bölgeyi hedef alan Amerikan-Siyonist projesini uygulamak olduğunu ifade etti.

Cihad Zeiban şunları söyledi: ‘Washington’un Kaiser Yasasıyla yaptığı eylemler, Suriye ordusunun teröristleri ve destekçilerini sarsan belirleyici zaferlerinin ardından gerçekleşti.

Suriye'ye karşı terörist savaşın başlangıcından beri, ABD teröristleri desteklemek ve finanse etmek için hiçbir çabadan kaçınmadı.’

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM