İran İslam İnkılabı Şehadet ve Fedakarlığın Meyvesiydi

GİRİŞ: 04.01.2021 09:12      GÜNCELLEME: 04.01.2021 09:12
Rasthaber -   Yemen Ensarullah Hareketi Lideri Seyyid Abdülmelik el-Husi, Şehitler Günü münasebetiyle yaptığı konuşmada, şehitlerin anılması gerektiğini vurguladı. 

Yemen Ensarullah Hareketi Lideri Seyyid Abdülmelik Bedreddin Husi, Pazar günü Şehitler Günü vesilesiyle yaptığı konuşmada şu ifadelerde bulundu: ‘Şehit yıldönümünde bir kez daha kararlılığımızı vurguluyor ve şehitlerin anısını ve fedakarlıklarını canlı tutuyoruz. 

Şehitlerin yol ve davranışlarından faydalı dersler çıkarmalı, şehidin ailesine karşı toplumun ve hükümetin boynunda olan sorumluluğumuzu hatırlatmalıyız. 

Tağutun zulmünden kurtulmak için, fedakârlık yapmaya tamamen hazırlıklı olunmalıdır. Çünkü düşmanların komplolarının amacı, İslam Ümmetine hâkim olmak ve onların maddi kaynaklarından ve coğrafi konumlarından yararlanarak bunları kendi amaçları için kullanmaktır. 

Eğer İslam Ümmeti bu saldırıya karşı önlem almazsa her şeyi kaybeder. 

Zamanın tağutlarıyla, yani Amerika Birleşik Devletleri, İsrail ve onların paralı askerleriyle Allah yolunda mücadele etmek için şehadet kavramı tebliğ edilmelidir. Bizler önemli bir aşamadayız ve Allah yolunda şehadet kavramının Müslüman Ümmeti için bir zafer olduğu sonucuna vardık. Gazze Şeridi'nin kurtuluşu ve Hizbullah'ın Lübnan'da kazandığı zaferler, cihat ve şehadet tecrübesinin başarısının bir örneğidir. 

İran İslam İnkılabı, fedakarlığın meyvesini gösteren bir tecrübeydi ve bu, İran'ın ABD ve Şah'ın hegemonyasından kurtuluşuydu. Suriye, Irak ve Bahreyn de direnişin ve fedakarlığa ve şehadete hazır olmanın sonuçlarının örneklerini gösterdi.’ 

Abdülmelik Husi konuşmasının devamında, İslam düşmanlarının politikalarına değindi ve şunları söyledi: ‘Şu aşamada düşmanlar dışardan yaptıklarıyla yetinmiyorlar ve İslam Ümmetini içten ve nifak hareketleriyle ateşe vermeye çalışıyorlar.’ 

Yemen Ensarullah Hareketi Lideri, Suudi hükümeti, BAE, Sudan ordusu, Bahreyn'deki Al-i Halife ve Fas hükümetini İslam ülkelerindeki nifak hareketinin örnekleri olarak gösterdi ve şu ifadelerde bulundu: ‘Uzlaşma treninin hareketi, bazı ülkelerin Siyonist düşmanla ilişkilerinin hacmini ve ABD emirlerine ne ölçüde itaat ettiklerini gösterdi. 

ABD, Suudi hükümetini bölgedeki temsilcisi olarak görmüyor, Suudiler sadece süt veren bir inek. 

Bölgedeki bazı çatışmaların temel nedenini Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail rejimidir ve bu arada bazı ülkeler de onlara katılmaktadır. 

İran'ı ve direniş ülkelerini düşman olarak tanıtmaya yönelik tüm çabalar, İslam Ümmetini gerçek düşmanlarıyla mücadele etmekten uzaklaştırmayı amaçlamaktadır. İran tehdidi hakkında ilk konuşanlar Amerikalılar ve Siyonistlerdi ve ardından Suudiler ve BAE de bunu söylemeye başladı. 

Amerikalılar ve Siyonistler, tekfirci unsurları kışkırtmakta ve fitne çıkarmaktadır. Suudi hükümeti de İslam Ümmetine karşı komplolarıyla ABD ve İsrail rejiminin planı çerçevesinde hareket etmektedir.’ 

Abdülmelik Husi konuşmasının devamında, Amerika Birleşik Devletleri ve Siyonist rejimin komplolarına karşı İslam Ümmeti'nin birleşmesi çağrısında bulundu ve şunları söyledi: ‘Düşmanlar hedeflerini ilerletmek için İslam Ümmeti arasında bölünme yaratmaya çalışıyorlar ve bu nedenle herkesin bir hendekte ve cephede durması gerekiyor.’ 

Yemen Ensarullah Hareketi Lideri, Filistin meselesinin merkeziyetini vurgulayarak şu ifadelerde bulundu: ‘Bu mesele, bazı ülkeler farkında olmasa da duruşumuzun temeli olmaya devam edecektir. Şimdi komplolar netleşti ve ülkeler Filistinlilerin kuşatılmasına ve bu ülkeye yaptırım uygulanmasına dahil oldular ve Suudi hükümeti, Suudi Arabistan'daki Hamas aktivistlerini tutukluyor ve işkence ediyor, oysa bu aktivistler sadece Siyonist rejime karşı direniş çağrısı yapıyorlar.’ 

Ensarullah Hareketi Lideri konuşmasının başka bir bölümünde, General Kasım Süleymani ve Ebu Mehdi el-Mühendis’in şehadet yıldönümüne değindi ve şunları söyledi: ‘Büyük şehit Hacı Kasım Süleymani ve büyük Mücahit Ebu Mehdi el-Mühendis, her ikisi de İslam Ümmetinin özgür liderleri oldukları için Amerikalılar tarafından öldürüldü. İslam ümmetinin evlatlarından her komutanının kadrini ve kıymetini bilmeli ve onu ümmetin kahramanlarından biri olarak görmeliyiz. 

İslam Ümmeti özgürlüğü ve bağımsızlığı hak ediyor ve Siyonist rejimin ve Amerika’nın egemenliği ve hegemonyası olduğu sürece bu gerçekleşmeyecektir. 

Allah’ın yardımına güveniyoruz ve fedakarlıklar büyük zaferler getirir. Ne zaman duruşumuz ve mevziimiz için şehitler kervanını adarsak, Allah-u Tela da o zaman ümmeti zafere ulaştıracaktır.’ 

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM