İran-ABD Krizinin Çin'e Yansımaları

GİRİŞ: 20.01.2020 12:54      GÜNCELLEME: 20.01.2020 12:54
Rasthaber -  General Kasım Süleymani’ye düzenlenen suikastın ardından İran’ın Ayn’ul Esed’e gerçekleştirdiği füze saldırısı, Washington’un füzelerinin aşağılanması olarak yorumlanmıştır ve bu olay Çin için zıt kavramları beraberinde getirmektedir ve bazı uzmanlar Çin’in bu konudan nasıl yararlanacağını değerlendirmiştir.
3 Ocak’ta General Kasım Süleymani, Ebu Mehdi el-Mühendis ve Haşdi Şabi kuvvetlerinin bazı mensupları, Amerika İHA’larının Bağdat Havaalanı yakınlarında Trump’ın emriyle düzenlediği saldırıda şehit edildi. Bu haberin dünya basınında yayılması, bu olayın ardından Ortadoğu’nun kaderinin değişmesi açısından önemliydi.
Çin, ABD’nin bu eylemine derhal tepki veren ülkelerden biriydi. Çin Dışişleri Bakanlığı, "Uluslararası ilişkilerde her zaman güç kullanımına karşı çıktık ve durumu yakından takip ediyoruz" dedi.

Çinli yetkililerin ifadelerinde giderek artan bir endişe olsa da bazıları Pekin'in bölgedeki artan gerilimlerden çok da rahatsız olmayabileceğini öne sürdü. Bu yazıda, kısmen Çin'in Orta Doğu'ya karşı tutumu hakkında ortaya atılan bazı hipotezler incelenmiştir.

İlk görüşe göre, Çin, Orta Doğu'daki gerilimlerin artmasını istemiyor da değil, çünkü bu ülke, ABD'nin Çin ile stratejik rekabete odaklanma konusunda dikkatinin dağılması fırsatından yararlanabilir ve böylece Pekin, ulusal gücünü geliştirmeye devam etme fırsatı yakalayabilir. ABD ve İran arasında bir çatışma yaşanması durumunda, Pekin bu fırsatı, uluslararası düzeni sürdürmek isteyen bir ülke olarak imajını geliştirmek ve aynı zamanda Amerika'nın küresel lider rolünü sorgulamak için kullanabilir.

11 Eylül saldırılarından sonra Çin, stratejik fırsattan yararlandı ve Irak ve Afganistan'da terörle mücadelede George W. Bush'a yardım göndererek Bush'un Çin ve diğerleriyle rekabet odağını ortadan kaldırdı ve diğer taraftan da Amerika'nın Orta Doğu'daki birçok savaşa katılmasına yardım etti. Bu fırsat, ABD'nin baskısı olmadan Çin’in ekonomisini ve askeri gücünü daha da artırmasını sağladı.

ABD'nin bölgedeki askeri varlığı, Washington'un askeri koalisyonuna katılan müttefikleri açısından da etkilidir. Kuşkusuz İran'a karşı askeri bir ittifak kurmak, ABD'nin Çin'le karşı karşıya gelmek için güvendiği yakın müttefikleriyle bile ilişkilerini gerginleştirebilir. Çin'in, ABD’nin bölgedeki kilit müttefiklerine yakınlaşarak durumu kendi lehine değiştirme fırsatı yakalaması kesinlikle mümkün olacaktır.

Ancak mevcut durum 2000'deki ile aynı değildir. Çin'in küresel çıkarlarını genişletmesi ve Körfez ülkelerine yaptığı yatırım, bu ülkenin Ortadoğu'daki gerilimlerin azalmasını desteklemesini gerektiriyor. Orta Doğu'daki istikrarsızlık Amerika'nın Çin ile rekabet etme kapasitesinin zayıflaması anlamına gelse de Çin için maliyetli olacaktır.

Çin'in enerji ihtiyaçları, Pekin'in karar vermesini zorlaştırıyor. Bu ülke, ABD ve Rusya'nın aksine, bir enerji üreticisi değildir ve % 70 enerji ithalatına sahip en büyük enerji tüketicilerindendir. Çin'in petrol ihtiyacının yarısı Suudi Arabistan, Irak, Umman ve İran'dan ithal edilmektedir. Petrolün yanı sıra, bu ülkenin bölgedeki 28 milyar dolarlık yatırımı ve 23 milyar dolarlık kredisi, Pekin’in her zaman tarafsız ve talep kâr duruşunun nedeni olabilir.

Her halükârda, ABD'nin General Kasım Süleymani’ye düzenlediği suikast, Pekin'e, ABD'yi insan hakları alanındaki ana rakibi olarak eleştirmek için bir bahane verdi. İran'ın General Süleymani’nin intikamının projesinin bir parçası olarak ABD askeri üslerine saldırması, Çin'e, 200 binden fazla sivilin ölümüne ve Vietnam döneminden sonra Amerika’nın dış politikasında bir felaket olarak kabul edilen, Amerika’nın Irak gibi bir ülkedeki askeri eylemlerini eleştirme fırsatı verdi.

İran-Çin-Rusya arasındaki ortak tatbikat da İran’ın diğer ülkelerle askeri bir çatışmaya girmesi durumunda Çin’in Tahran’ı destekleyeceği yönünde bir yeşil ışık yakması olarak değerlendirildi. Tabi bu tatbikatın amacı, İran'ın ABD koalisyonuna yanıt vermesi ve Umut İttifakı yoluyla güney sularında enerji güvenliğini koruma çabaları olarak ta değerlendiriliyor.

General Kasım Süleymani’ye Amerika tarafından düzenlenen suikastın ardından, İran’dan bu olaya bir tepki geldi ve bu da Washington'un müttefikleri için kesinlikle endişe yarattı. Irak'taki ABD üslerine yapılan füze saldırısı, Körfez Arap ülkelerinden ABD’nin müttefiki olanlar arasındaki endişeyi artıran bir eylemdi. Belki de bu gerilim, Çin’in ABD'nin Ortadoğu'daki etkisini azaltarak bölgenin denklemlerinde daha cesur bir varlık göstermesi için bir fırsattır. Her ne kadar bu varlık şu anda daha ekonomik boyutta olsa da gelecekte Pekin'in de bölgemizde daha etkili siyasi kararlarını göreceğiz.’

YORUMLAR

rafsancani 1 ay önce
iran medyalarına press haber ajansı ırna haber ajansı fars haber ajansı iran devlet yönetimine söyleyin iletin iran neden hint-avrupa dil ailesinden hint-aryan ırkı olduğu aynı ırk akraba halk olduğu ülkelerle pakistanla hindistana bangladeşle neden birleşmiyor iran neden abdye natoya düşman olan ülkelerle kuzey kore singapur vietnam filipinlerle neden askeri ittifak neden kurmuyor neden iran bu ülkelerle askeri ittifak kurmuyor iran komşu akraba olduğu ülkelerle birleşip askeri ittifak kurmalıdır

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM