İçe Sızanları Tanıma Konusunda İhmalkâr Davrandık

Keyhan Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni, 9 Dey’in bütün fitneleri değil, 1388’deki fitneyi (30 Aralık 2009) sona erdirdiğini belirterek, bu fitnelerin sırasının, düşmanın diğer alanlarda da elinin boş olmadığını gösterdiğini söyledi.
GİRİŞ: 28.12.2019 11:33      GÜNCELLEME: 28.12.2019 11:33
Rasthaber -  Keyhan Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Şeriatmedari, 9 Dey Hamasisi münasebetiyle Tahran’daki Cuma namazı hutbesi öncesinde bir konuşma yaptı ve şu ifadelerde bulundu: ‘1388’deki fitneyi sona erdiren 9 Dey Hamasisinin üzerinden 10 yıl geçti ve mevcut belge ve kanıtlara göre, Amerika ve İsrail’in bu fitnesinin, içeriden yönlendirildiği söylenebilir.

1388 yılındaki fitne, partilerin savaşıydı ve İslam’ın bütün düşmanları, zahirdeki ihtilaflarını bir kenara bırakıp, birlikte olmaları gerektiği sonucuna vardılar. Bazı iç hareketler, Bahailer, münafıklar, Komala, Özgürlük Hareketi, Milliyetçiler ve hatta o dönemde dışarıdaki tekfirciler bile olaya dahil oldular. Obama resmi olarak destekledi. Tony Blair ve Merkel de bu olayı resmi olarak destekliyordu.

Uzun zaman önce tüm koşulları sağlamışlardı ve yabancı istihbarat servislerinden onlarca üst düzey görevli üniversiteye gelmiş ve ayaklanmaya karışacaklar kişilere eğitim seansları yapmıştı. Bunlar inkâr edilemeyen mevcut belgelerdir.

MI6 üyesi Bay John Kane, İran'a iki kez gelmiş ve eğitim seansları yapmıştı.

İsrail Radyosu sadece bir radyo istasyonuydu ve sitesini fitneden birkaç ay önce aktif hale getirmişti. Fitneden altı ay önce de Farsça programlı başka bir site açıldı. BBC'nin bundan önce hiçbir Farsça programı yoktu. Bu yani, herkes hazırdı demektir.

9 Dey Hamasisi çok büyük bir hamasetti ve İmam Hamanei’nin buyurduğu gibi, halkın katılımıyla gerçekleşmeliydi. 9 Dey Hamasisi bütün fitneleri değil, 1388’deki fitneyi bitirdi. Dikkatli olmak gerekir. Bu fitnelerin sırası, hükümetin çeşitli alanlarda elinin boş olduğunu göstermektedir. Bizim 40 yıllık inkılap sürecinde önemli başarılarımız oldu ve olayları başarılı bir şekilde atlattık.

Nüfuz, bu alandaki ana konulardan biridir. Tehlikeli olan nüfuz, yapıya ve sisteme olan nüfuzdur. Yani kararlarda ve politikayı belirlemede etkili olmak için birilerinin yapıya ve sisteme sızmasıdır ve biz bu nüfuza karşı dikkatli olmalıyız.

Düşman öncelikle bir arabulucu arar. Arabulucu düşman tarafından avlanmalıdır. Arabulucu daha önce sistem ve rejimde sorumluluğa sahip olmalı ve kamuoyu tarafından bilinmelidir.

Bu özelliklere sahip bir kişi, evlat, güç ve diğer herhangi bir nedenle sistemin ana hattından uzaklaştığında avlanmaya hazırdır. Arabulucunun avlandıktan sonra kendi tabelası vardır, ancak kimliği kendine ait değildir. Fikrini sunmak zorundadır. Onu tanımak mümkündür ve eğer tanımadıysak, ihmalkâr davranmışız demektir, nüfuz edenler tespit edilebilirler. Onları, üsluplarından ve vaatlerinden tanıyabilirsiniz. Sistemin ana hattından uzak olan kimi görseniz onları suçlayın demiyorum, ama onlara karşı dikkatli davranın.

İş azlığı fitne için ortam oluşturur. Fitne ortaya çıktığında şüpheye ve ortadan kalktığında da basiretin doğmasına neden olur. Fitne sondan okunması gereken bir hikayedir. Biz 9 Dey’i okuyarak bugün için basiretli olmalıyız. Açıkça isyancıları destekleyen bazıları var. Onları aktardıkları sözlerden tanıyabilirsiniz.

Bunlar tanınabilir ama biz ihmal ediyoruz. Son olayda da aynı böyle oldu. Düşman İran’la çatışma isteyebilecek kapasitede değildir, bunun çok aşağısındadır. Onlar yeni bir aşamaya girdiler. Amerika Hazine sorumlusu Richard Nafio’nun, “Amerika’nın yaptırım yeteneği” adı altında bir kitabı vardır ve ona, “Neden lüks ürünlere yaptırım uygulamadınız” diye sorulduğunda şunları söylemiştir: ‘Çünkü önce İran'da bulunan para birimini kaldırmak istiyoruz. İkincisi, lüks mallar ve on milyonlarca Porsche İran’a girdiğinde ve zenginler onları aldığında, insanlar umutsuzluğa kapılıyor ve resmen bir sınıf ayrımı ortaya çıkıyor.’

Sayın yetkili, siz bu kitabı okumalısınız. Birkaç adet Porsche, köylü bir kadının kartvizitiyle ülkeye giriş yaptığında, yetkililerin birinden siz bunu kontrol etmiyor musunuz diye sordum, o da “Olur mu, kontrol ediyoruz ama falanca kişi bu konu sizi ilgilendirmez dedi” diye cevap verdi.

İslam, derdi olmayan müreffehlerle bağdaşmaz. Servetinin milyar olduğu bildirilen sayın bakan, yetkili ve sorumlu olmaya hakkınız yok. İşini yap ama burası senin yerin değil.

Astronomik maaşlar konusunda ise, bu işin aslı yanlıştır. Sen emanet elinde olan bir konumda bulunuyorsun. İmam Ali (as), Eş’as bin Kays’a, “Senin sorumluluğun emanet” demişti. Şimdi hapishanede olan falan kişi, şirketlerinin cumhurbaşkanlığında görev yapanlardan birine verilmesi gerektiğini söylüyor.

Beyler! Sorum şu, sizin siyasi, ekonomik ve kültürel alanlardaki bakışınızın düşmanınkiyle farkı ne ? Farkı yok, siz birbirinize benziyorsunuz. Efendim! Malik Eşter artık dönmeyecek, gördün, dönmedi, zamanın Ali’si izin vermedi ve vermiyor.’

Hatırlatmak gerekir ki:Hicri şemsi 9 dey. Miladi 30 aralık. İran halkı 2009’da böyle bir günde kendiliğinden milyonluk kitleler halinde hamasetli gösteriye katılarak velayete bağlılığını ortaya koymuş ve inkılab tarihinde yeni bir sayfanın açılmasına vesile olmuş, bu münasebetle 9 dey, 30 aralık 2009 İran halkının iftiharlarından bir diğer sayfa olarak İran takviminde yer almıştır.

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM