BM Güvenlik Konseyi Arabistan ve BAE İçin Çalışıyor

GİRİŞ: 17.12.2020 09:28      GÜNCELLEME: 17.12.2020 09:28
Rasthaber -  Yemen Ulusal Kurtuluş Hükümeti Dışişleri Bakanı, son Güvenlik Konseyi bildirisinin içeriğine ve Suudilere verdiği desteğe şaşırdığını ifade ederek, "Güvenlik Konseyi, Suudi Arabistan ve BAE için değil, dünya barışı ve güvenliği içindir" dedi. 

Yemen Ulusal Kurtuluş Hükümeti Dışişleri Bakanı Hişam Şeref Abdullah, Pazar günü BM Güvenlik Konseyi tarafından yapılan basın açıklamasına tepki göstererek, bu açıklamanın içeriğine şaşırdığını belirtip, imalı bir şekilde Güvenlik Konseyi'nin Suudi Arabistan ve BAE için değil dünya barışı ve güvenliği için olduğunu söyledi. 

Hişam Şeref Abdullah şu ifadelerde bulundu: ‘Güvenlik Konseyi’nin açıklamaları ve brifingleri, Suudi-BAE liderliğindeki koalisyonun 26 Mart 2015'te başlattığı günlük saldırılarda Yemen halkının çektiği acıyı ve saldırıların başlangıcından beri dayattığı kuşatmayı, Sana Uluslararası Havaalanı'nın kapatılmasını, tüm ekonomik ve hizmet tesislerinin tahrip edilmesini görmezden geliyor. 

Bu açıklama ve brifingler, Suudi Arabistan'ın işgalci ülkesinin Yemen ordusunun ve halk güçlerinin bazı tesislerine düzenlediği füze saldırıları ile ilgili şikayetlerine odaklanıyor. Ancak bu saldırılar, Yemen'deki haksız işgallere karşı yasal cevabımız sayılmaktadır.’ 

Yemen Ulusal Kurtuluş Hükümeti Dışişleri Bakanı bu yaklaşımı kınadı ve çirkin bir yaklaşım olarak nitelendirdi ve şunları söyledi: ‘Güvenlik Konseyi, Yemen'deki çatışmanın taraflarından biri olarak, BAE ve Suudi Arabistan'ın Yemen Cumhuriyeti'ne karşı savaşın başlangıcındaki eylemlerini açıkça kınamadıkça alay konusu olacaktır. 

Yemen füze kuvveti, yüksek kabiliyetine ve Suudi topraklarının derinliklerinde birçok bölgeyi hedef alma yeteneğine rağmen, sivillere ve yerleşim yerlerine saldırmaktan kaçınıyor. Bu saldırılarda hedef alınan şey, tüm uluslararası sözleşmelerde, uluslararası hukukta ve semavi dinlerde yer alan meşru müdafaa çerçevesindedir. 

Güvenlik Konseyi'nin Yemen'deki insani felaketle ilgili endişesi açık ve net bir şekilde açıklanmalı ve bu insani felaketin temel nedeni belirlenmeli ve tespit edilmelidir.’ 

Hişam Şeref Abdullah ayrıca Suudi koalisyonunun Yemen'deki suçlarından, empoze edilen kuşatmadan, ekonomik ve finansal tesislerin yok edilmesinden, halkı aç bırakma politikasının kullanılmasından, petrol türevleri taşıyan gemilerin el-Hudeyde limanına girmesinin önlenmesinden ve Sana Uluslararası Havalimanı'nın kapatılmasından bahsetti ve şunları söyledi: ‘Güvenlik Konseyi, uzmanları, delegasyonları ve alt komiteleri Yemen'deki bu facianın bütün ayrıntılarına vakıflar. 

Güvenlik Konseyi, Suudi Arabistan veya Birleşik Arap Emirlikleri'ne değil tüm dünyaya aittir. Yemen'deki insani felaketi çözmek veya barış görüşmelerine dönmek, saldırıları ve tüm düşmanca askeri eylemleri durdurmadan, kuşatmayı kaldırmadan, Sana Uluslararası Havaalanı'nı rutin uçuşlar için yeniden açmadan ve devlet çalışanlarının maaşlarını ödemeden mümkün olmayacaktır.’ 

Yemen Ulusal Kurtuluş Hükümeti Dışişleri Bakanı konuşmasının sonunda Güvenlik Konseyi’ni kendisine sağlanan mekanizmaları kullanarak Birleşmiş Milletler Şartı'na uygun hareket etmeye çağırdı. 

Birkaç gün önce, BM Güvenlik Konseyi üyeleri, Yemen ordusunun bu yıl 23 Kasım'da Cidde'deki bir Suudi petrol tesisine yaptığı füze saldırısını kınadı. 

Güvenlik Konseyi yayınladığı bildiride, Riyad Anlaşmasının uygulanması gerektiğine değinerek, BM kararlarına uygun olarak bütün Yemenlileri kapsayan siyasi sürece bağlılıklarını vurguladılar. 

Riyad geçtiğimiz günlerde, Yemen silahlı kuvvetlerinin Suudi Arabistan'ın Cidde kentindeki Aramco petrol tesislerine saldırmasının ardından Güvenlik Konseyi'ne, küresel enerji güvenliğine, Yemen’in özel siyasi sürecine ve bölgesel güvenliğe tehdit olarak adlandırdığı bu saldırıları sona erdirme çağrısında bulundu. 

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM