Amerikalı İşgalcilere Karşı Yıpratma Savaşı Başladı

Irak en-Nuceba Hareketinin Genel Sekreteri, direnişin ABD'ye yanıt vermek için meşru bir nedeni olduğunu ve asla geri adım atmayacağını söyledi.
GİRİŞ: 15.02.2020 08:49      GÜNCELLEME: 15.02.2020 08:49
Rasthaber - Nuceba İslami Direnişinin Genel Sekreteri Tahran'daki Dördüncü Uluslararası Direniş Cephesi Şehitleri ve Güvenlik Şehitleri Kongresi'ne katıldı ve bir konuşma yaptı.

Hüccet’ül İslam Ekrem el-Kabi konuşmasının başında, “Şafakta on gün” (Deheyi fecr) günlerini kutlayarak, İran İslam İnkılabına övgüde bulundu ve şu an işgalcilerle belirleyici bir savaş halinde olan Irak’ı, işgalcilerin cinayetleriyle kuşatılmış bir ülke olarak nitelendirdi.

Ekrem el-Kabi, yabancılar tarafından Irak’ın kaynaklarının yağmalanması ve egemenliğinin ihlal edilmesi hakkında bazı konulara değindi ve İran İslam Cumhuriyeti’nin ve General Şehit Kasım Süleymani’nin yardımlarını hatırlattı ve şu açıklamalarda bulundu: ‘Vefalı olmayı kanıtlayacak en asgari eylem ve yine bu korkakça cinayet nedeniyle alınacak en asgari intikam, bölgeyi tamamen Amerika’nın varlığından temizlemektir.’

Nuceba Hareketi Genel Sekreteri, “Irak, İran adına Amerika ile mücadeleye girdi” yönündeki şüphe hakkında şunları söyledi: ‘Düşman bu tip yalan dayatmalarla ağızları kapamaya ve kamuoyunu direnişe karşı kışkırtmaya çalışıyor ama direniş cephesinde sağlam bir inanca sahibiz, tehdit ve gözdağından korkmuyoruz. “Gözdağı denkleminin” gerçekleşmesi yönünde kararımızı verdik ve onları topraklarımızdan çıkaracağız.’

Ekrem el-Kabi konuşmasının devamında Amerika’nın kötülüğünü göstermek için General Şehit Kasım Süleyman’in anlatılmamış bir hatırasına değindi ve şu ifadelerde bulundu: ‘Irak’ta gerçekleştirdiğimiz bir görüşme sırasında Hacı Kasım bana şöyle dedi: “Bu Amerikalılar ne kadar utanmazlar! Onlar bir Iraklı aracılığıyla bana mesaj yolladılar ve “Eğer ganimetleri paylaşırsanız, biz sizin Irak’taki varlığınıza karşı çıkmayacağız ama birbirimizin menfaatlerine karışmamak şartıyla!” dediler.

Hacı Kasım başını öne eğdi ve çok üzgün bir şekilde bana şöyle dedi: “Onlara cevap vermek istemedim ama bu defa onların bu zorbalığına bir cevap vermek gerektiğini düşündüm. Bu nedenle onlara mesaj gönderdim ve “Bizim, inançlar, değerler ve kutsallar konusunda sizinle paylaşacak ganimetimiz yok. Biz, bu halkı sizin şerrinizden korumak olan şer-i vazifemizi yerine getiriyoruz, çünkü biz güçlü ve bağımsız bir Irak istiyoruz ve siz bu ülkenin kaynaklarını çalmak için onun itaat eden bir ülke olmasını istiyorsunuz. Biz, ortak din, inanç ve tarihe sahip olduğumuz Irak halkını ve kutsalları savunuyoruz ve siz bu halkı öldürüyor, topraklarını işgal ediyor ve kültürünü de medyanız ile hedef alıyorsunuz. Utanın ve Irak’ın menfaatlerini Iraklılara bırakın. Irak, sizin gibilerin bu ülkenin menfaatlerini paylaşmasından daha büyük ve güçlü bir ülkedir ve siz, bize şart koşmaktan daha küçüksünüz.’

Ekrem el-Kabi daha sonra, İslami direnişin, direnişin şehit komutanlarının intikamlarını almak için büyük bir hamaset yapmaya hazırlandığını belirterek şu ifadelerde bulundu: ‘Biz şehadet gusülü aldık ve Irak’taki açık bütün merkezleri kapattık ve güç dengesini değiştirecek bir savaşa hazırlandık. Biz cevap verme hakkına dayanarak açık bir şekilde intikam alacağız ve bunun bütün sorumluluğunu da cesurca ve resmi olarak alacağız.’

Nuceba Hareketi Genel Sekreteri, intikam için sıfır saatine geri sayımın başladığını vurgulayarak sözlerine şöyle devam etti: ‘Bugün bütün yönlerden saldırmaya tamamen hazırız ve düşmanın Ayn’ul Esed, Kiwan, el-Taji, el-Muttar, Sazer ve diğer üsleri olmak üzer bütün kara ve hava hareketlerini izliyoruz.

Bugün direniş kuvvetlerini korumak için işgal dönemindeki eski güvenlik yöntemine geri döndük. Tek taraflı yıpratma savaşı başlayacaktır ve onlar artık bir hedef bulamayacaklar. Nasıl bombalarımız, füzelerimiz ve mermilerimiz yol kenarında onların son askerine kadar hedef aldıysa, bugün de son uçak ve kuvvetlerini hedef alacaktır.’

Hüccet’ül İslam Ekrem el-Kabi konuşmasının başka bir bölümünde, direniş komutanlarına suikast düzenlenmesini tarihi bir geçiş olarak nitelendirerek şunları söyledi: ‘3 Ocak, bu topraklarda sayısız Süleymanilerin ve Ebu Mehdilerin doğduğu gündür. Direniş bu tarihten sonra savunma durumundan saldırı durumuna geçti. Şimdi Bağdat Havaalanı'na giden yol, Amerika birliklerinin cehennemi olacaktır.’

 

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM