Amerika Doğu Yemen'de Ne Arıyor?

GİRİŞ: 20.12.2020 09:13      GÜNCELLEME: 20.12.2020 09:13
Rasthaber -  Yemen'deki el-Mahra eyaleti, çatışmanın merkezine uzak olmasına rağmen, Suudi koalisyonu ve ABD için stratejik ve hayati bir bölge olarak kabul ediliyor. 

Amerika Birleşik Devletleri Doğu Yemen'de neyin peşinde? 

Yemen’in doğusundaki el-Mahra eyaleti, son altı yıldır Yemen’in çoğu bölgesinde yaşanan çatışmalar gibi hiçbir zaman çatışmaya şahit olmadı. Bununla birlikte, bu eyaletin coğrafi konumu, el-Mahra sakinlerinin Suudi-Amerikan koalisyonunun komplolarından uzak kalmasına neden olmadı. 

El-Mahra, Umman sınırında, doğu Yemen'de yer almaktadır. Güneyden Umman Körfezine ve Naştun limanına, kuzeyden Suudi Arabistan ve Al Kharkhir bölgesi sınırına ulaşır. 

Suudi hükümeti ve ordusunun bu eyaletteki varlığı ve faaliyetinin işaretleri, savaşın ilk yıllarından itibaren belli oldu ve bu faaliyetlerin artmasıyla birlikte, 2017'den bu yana, Suudi hükümetine karşı bu eyaletteki aşiretler ve aktivistler tarafından çok sayıda protesto, oturma eylemi ve grevlere tanık oluyoruz ve bu kişiler, Riyad'ın faaliyetlerini sömürge ve kaynaklarını yağmalama doğrultusunda gören insanlardır. 

Ancak ABD'nin Yemen Büyükelçisi Christopher Henzel’in 27 Kasım'da Yemen'e yaptığı ani ziyaret ve Yemen'deki işgalci koalisyon tarafından atanan vali Muhammed Ali Yasir ile yaptığı görüşme, Suudi-ABD koalisyonunun bu eyalette planlarının daha önce tasavvur edilenden çok daha fazla olduğunu ortaya koydu.  

Henzel ayrıca, Gayda Havaalanında (Yemen'in 36 kilometrekarelik en büyük havalimanı) konuşlanmış olan ABD ve İngiliz kuvvetleriyle de görüştü. O zamana kadar, el-Mahra’da Amerikan ve İngiliz kuvvetlerinin varlığından kimsenin haberi yoktu ve ABD büyükelçisinin onlarla görüşmesi bu varlığı ortaya çıkardı. Yemen medyası, çatışma haberlerinin olmadığı bir ilde Amerikan güçlerinin neden bulunduğu sorusunu gündeme getiriyorlar. Daha önce, Amerikalıların Hadramut'taki el-Rayyan Hava Üssü'nde bulunduğu yönünde de haberler yayınlanmıştı. Burası, BAE'nin sivil bir havaalanını hava üssüne dönüştürdüğü bir mekandır ve Yemen medyasının aktardığı bilgiye göre, Mansur Hadi hükümetindeki üst düzey yetkililerin de buraya girmesi yasaktır. 

El-Jonub el-Yevm haber sitesi bu konuda şunları yazdı: ‘Hadramut'un kuzeyindeki ABD birliklerinin varlığı ve bu kuvvetlerin el-Mahra’da bulunduklarının son zamanlarda açığa çıkması, Batılı ülkelerin de Britanya'nın sömürge döneminde yaptığı planı uyguladığını gösteriyor. Yani, Yemen’in parçalanması ve kuzeyin güneyden ayrılması planını. Şimdi plan şudur, Mahra, Hadramut'tan ve iki eyalet, güney Yemen'den ayrılacak ve Aden,  Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri tarafından temsil edilen “Bağımsız Devletler Topluluğu'nun” tam olarak siyasi ve askeri kontrolü altında girecektir. 

ABD büyükelçisinin el-Mahra ziyaretinin, Yemen'in İngiliz sömürgesinden bağımsızlığının yıldönümüne denk gelmesi Yemenlileri daha da şaşırtmıştır. 

Bu ziyaretin neden gerçekleştiğine ve yapılan karşılıklı konuşmaların içeriğine dair ayrıntılar resmi olarak yayınlanmamıştır. Ancak Yemenli kaynaklar, ABD büyükelçisinin Riyad anlaşması kapsamında yeni bir hükümetin kurulmasını ve terörizme karşı mücadeleyi görüşmek üzere el-Mahra valisi ile görüştüğünü söylüyor. 

ABD Büyükelçisi, el-Gayda üssündeki ABD askerlerine yaptığı konuşmada, Hadramut'un el-Mukella şehrinde bulunan ve Hadramut ve el-Mahra eyaletlerini kapsayan "İkinci Askeri Bölge" (Mansur Hadi hükümetine bağlı yedi askeri bölgeden biri) için sağladığı yardım ve destekten dolayı Suudi hükümetine teşekkür etti. 

El-Mavaka haber sitesinde yazılanlara göre, ABD büyükelçisinin "ikinci askeri bölgeye" atıfta bulunması, ABD'nin Hadramut'tan el-Mahra’ya kadar Yemen'deki nüfuz alanını gösteriyor. 

ABD'nin Yemen Büyükelçisi Matthew Toler, 13 Mart 2018'de Riyad'da el-Mahra Valisi Racih Bakirayt (istifa eden hükümete bağlı) ile bir araya geldi. Bu görüşmedeki temel konu, Umman'dan Yemen'e yapılan silah ithalatına karşı çıkmaktı. Suudiler ve ABD, son yıllarda defalarca, Yemen ordusunun ve Ensarullah’ın Umman sınırından Mahra’ya silah kaçırdığını iddia etti. Bu iddia Maskat tarafından defalarca reddedildi ve bir süredir bu iddia gündeme gelmedi. 

Sahil Güvenlik ve diğer güvenlik güçlerinin eğitimi de diğer bir tartışma konusuydu. Bu görüşmeyle eş zamanlı olarak, dönemin ABD Savunma Bakanı James Mattis de kendi iddiasına göre Umman'dan Yemen'e silah girişiyle mücadele için Umman'a gitmişti. Dolayısıyla, Amerikalıların el-Mahra eyaletine olan ilgisinin yeni olmadığını görüyoruz. 

ABD Büyükelçisinin el-Mahra’ya son ziyaretinde, ABD Ordusu'nun bu ziyaretten iki gün önce Aden Körfezi'nde 2521 Kalaşnikof silahı taşıyan bir botu ele geçirdiğini ve bu silahların İran'dan Yemen'e gittiğini iddia ettiğini gördük. 

Suudi Arabistan'ın ABD adına planları 

Bahsedilmesi gereken bir diğer nokta da Suudi hükümetinin Mahra’da yürüttüğü planlardır. Amerika Birleşik Devletleri'nin dünyanın her yerinde aktif bir varlığı olması mümkün değildir. Bu nedenle planlarının uygulanmasını o alanlardaki vekillerine bırakmaktadır. Bu ilke Suudi Arabistan için de geçerlidir. Bu nedenle, Suudi hükümetinin el-Mahra eyaletindeki askeri ve ekonomik faaliyetleri, ABD’nin emriyle değilse bile hiç şüphesiz bu ülkenin yararınadır. Son yıllarda Suudi hükümeti el-Mahra’da büyük bir askeri varlık oluşturarak, makroekonomik projelerden yararlanarak ve Mansur Hadi hükümeti ile sık sık tek taraflı anlaşmalar imzalayarak bu eyaletteki varlığını pekiştirmeye çalıştı. Bahsedildiği gibi bu faaliyetler, el-Mahra eyaletindeki kabileler ve aktivistler tarafından kapsamlı protestolar, oturma eylemleri ve grevlerle karşı karşıya kaldı. 

Suudi hükümetinin müdahalesinin boyutu o kadar ileri gitti ki, el-Haber el-Yemeni haber sitesi 2 Aralık tarihli bir raporda Riyad hükümeti ile Mansur Hadi arasında utanç verici bir anlaşmanın imzalandığını ortaya çıkardı. Bu anlaşmaya göre, istifa eden Yemen hükümeti, Riyad'ın Aden’e geri dönmesi için verdiği destek karşılığında el-Mahra eyaletinin tüm ekonomik ayrıcalıklarını süresiz olarak Suudilere vermeyi kabul etti. 

Suudi hükümetinin el-Mahra’daki planlarından biri, Suudi petrolünü Al Kharkhir bölgesinden Umman Körfezindeki Naştun limanına kadar bir boru hattıyla Umman Denizine taşımaktır. Suudilerin akıllarında, petrol satışlarının bir kısmını Hürmüz Boğazı'nın kontrolünden kurtarabilecekleri umuduyla bir plan var. Bununla birlikte, Arap Yarımadası'nın güney sularına erişim, Kral Abdülaziz'den beri Suudi Arabistan Krallığı içinde uzun vadeli stratejik bir hedef olmuştur. 

Terörizmle mücadele 

Amerikalı yetkililerin el-Mahra ile ilgili konuşmalarında, hedeflerinden birinin bu şehirde terörle mücadeleye yardım etmek olarak bahsettiklerine defalarca şahit olduk. Bu iddia her şeyden çok, onların bölgedeki varlığını haklı çıkarmak için bir araçtır. El-Mahra, terörist grupların varlığını asla yaşamamıştır. Yemen'deki El Kaide, el-Mahra eyaletinde hiç bulunmamıştır. Prensip olarak, bu eyalet halkının hoşgörülü dini kültürü ve ahlakı, teröristlerin büyümesine ve gelişmesine izin vermemektedir. 

Ancak ilginç olan şu ki 2018'den itibaren Suudiler el-Mahra’ya girdiğinden beri, terörist grupların liderleri yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı. Daha önce Yemenli kaynaklar, Yemen ve Umman arasındaki Şahan geçişi yakınlarında yer alan el-Mahra eyaletindeki oturma eylemlerine ve protestoculara el Kaide unsurlarının saldırdığını açıkladı. 

 Suudi hükümeti Temmuz 2019'da IŞİD’in mali sorumlu "Ebu Usame el-Muhacir" adlı bir kişiyi el-Mahra’da tutukladığını açıkladı. Bu iddia birçok Yemen medyası ve çevresi tarafından şüpheyle karşılandı ve bazıları bu iddianın yalnızca Suudi ordusunun el-Mahra’daki askeri varlığını haklı çıkarmak için yapıldığını yazdı. Suudi hükümeti de bu kişi hakkında açıklama yapmaktan kaçındı. 

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM