ABD’ye Nükleer Anlaşmaya Girme Şartı

GİRİŞ: 04.11.2020 09:11      GÜNCELLEME: 04.11.2020 09:11
Rasthaber -  Keyhan Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni şu ifadelerde bulundu: ‘Yalvarma diplomasisi ve bundan kaynaklanan felaketin dayattığı günler geride kaldı. İran İslam Cumhuriyeti ABD'nin Nükleer Anlaşmaya yeniden girmesine şart koşmalı ve ister Biden ister Trump Başkan olsun, tüm yaptırımların kaldırılması ABD'nin Nükleer Anlaşmaya girmesinin şartlarından biri olmalıdır.’ 

Keyhan Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Şeriatmedari, Fars Habere verdiği röportajda şunları söyledi: ‘Ülkenin ekonomik sorunlarını Amerika Birleşik Devletleri ve Nükleer Anlaşmaya bağlayan ve halkın sofrasını her geçen gün daha da küçülten bir siyasi akım, bu günlerde bir kez daha ABD seçimlerine bel bağladı ve ülke ekonomisinin geleceğini şu ya da bu ABD başkan adayının zaferinde arıyor. 

Bazı reform iddiacılarının ana gövdesini oluşturduğu bu siyasi akım, Biden'in ABD'nin bir sonraki başkanı olması durumunda Nükleer Anlaşmanın İran'ın lehine olacağını ve ABD'nin İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik düşmanca eylemlerinin azalacağını iddia ediyor! 

Bu tayfa, iddiası için herhangi bir gerekçe, delil veya hatta makul kanıt bile sunmuyor ve iddiasını temelsiz ve asılsız tahminlere dayandırıyor; Bu arada Trump ve Biden arasında Nükleer Anlaşma da dahil olmak üzere İran ile düşmanca çatışma konusunda en ufak bir anlaşmazlık bulunmamaktadır. 

Trump, füze endüstrisine kısıtlamalar getirilmesinin de Nükleer Anlaşmanın maddeleri arasında yer alması gerektiği iddiasıyla bu anlaşmadan ayrıldı ve Biden de her ne kadar Nükleer Anlaşmaya geri dönülmesi gerektiğini söylese de Amerika’nın Nükleer Anlaşmaya dönmesinin şartının, İran’ın füze endüstrisine ve bölgedeki varlığına kısıtlamalar getirilmesinin ve İran’ın direniş kuvvetlerine desteğini bırakmasının da anlaşmanın maddeleri arasında yer alması olduğunu vurguluyor, yani tam olarak Trump’ın da istediği şeyi. Dolayısıyla söz konusu siyasi akımın iddiasının hangi kaynaktan geldiği net değildir.’ 

Şeriatmedari, “Bu temelsiz iddianın gündeme gelmesinin nedeni hakkındaki düşünceniz nedir” sorusuna yanıt olarak şu ifadelerde bulundu: ‘Son yılların ekonomik sorunlarının ve başarısızlıklarının çoğundan bu tayfa sorumlu olduğu için, onların bu konuya cevap vermekten kaçmak için bu tür temelsiz analizlere tutunmuş olmaları en güçlü olasılıktır. 

Bugün dünyanın sorunu, süper güç olduğunu iddia eden ülkeyi düşüşe iten ABD'nin karşı karşıya olduğu çok taraflı krizlerdir. Irkçılığa karşı halk ayaklanmaları, birçok şehir ve eyalette askeri müdahale ve sıkıyönetimlere yol açan yaygın sokak isyanları, iç savaş olasılığı, insanların silah ve yiyecek satın alma akını ve ayaklanmalardan ve yağmalardan kaçmak için mağazalara engel konulması, benzeri görülmemiş bütçe açıkları, yoksulluğun ve işsizliğin yayılması, koronavirüs salgını ve…ve onlarca başka kriz, ABD için siyah bir gelecek şekillendirdi. 

ABD'nin karşı karşıya olduğu bu yıkıcı ve kırılgan durumda, İran'da bahsettiğimiz bu şüpheli akımın ABD seçimlerinin sonucuna ve bunun İran İslam Cumhuriyeti üzerindeki etkisine bel bağlamaları komik değil mi? 

Yalvarma diplomasisi ve bundan kaynaklanan felaketin dayattığı günler geride kaldı. İran ABD'nin Nükleer Anlaşmaya yeniden girmesine şart koşmalı ve ister Biden ister Trump Başkan olsun tüm yaptırımların kaldırılması ABD'nin Nükleer Anlaşmaya girmesinin şartlarından biri olmalıdır. İnkılap Meclisinden, hükümeti, tüm yaptırımları kaldırmadan ABD'nin Nükleer Anlaşmaya tekrar girmesine izin vermemeye mecbur etmesi beklenmektedir. Bu, İran'ın ihlal edilen yasal hakkıdır.’

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM