ABD Büyükelçiliği Bahreyn'deki Vatandaşlarını Uyardı

GİRİŞ: 23.09.2020 08:48      GÜNCELLEME: 23.09.2020 08:48
Rasthaber -Rey el-Yevm Gazetesi, Manama'daki ABD büyükelçiliğinin Bahreyn'deki vatandaşlarına yaptığı uyarıyı ve Bahreynlilerin Tel Aviv ile Al-i Halife'nin normalleşme anlaşmasına olan öfkesini değerlendirdi. 

Dün, Manama'daki ABD Büyükelçiliği, Bahreyn'deki vatandaşlarını uyardı. Manama'daki büyükelçilik dün akşam Bahreyn'deki vatandaşlarını tetikte olmaya ve yerel olayları takip etmeye çağıran bir bildiri yayınladı. 

Bahreyn'deki ABD Büyükelçiliği bildiride ayrıca, şu anda Manama'da yaşayan vatandaşlarını, göze batmaktan kaçınmaya, kalabalık ortamlardan ve protestolardan uzak durmaya ve derhal güncellenmiş seyahat belgeleri almaya çağıran, sağlık ve selametlerini korumak için alabilecekleri tedbirler sundu. 

Rey el-Yevm Gazetesi konuyla ilgili olarak şunları yazdı: ‘Manama'daki ABD Büyükelçiliği neden vatandaşlarına böyle bir talepte bulundu? Bahreyn Kralı'nın uzlaşmanın kimseye karşı olmadığını düşünmesinin sebebi nedir? Bahreyn'deki durum, bu ülkenin yetkililerinin İsrail ile ilişkilerinin tam anlamıyla normalleşmesine dönmesinin ardından karışık görünüyor.  

Suudi Arabistan'ın küçük monarşisi ve sakin hayatı, uzlaşma anlaşmasına karşı coğrafi ve politik olarak halk protestolarının ve güvenlik sorunlarının eşiğindedir. 

Aslında, aynı protestolar ve güvenlik sorunları veya başka eylemlerin olasılığı, ABD'yi Bahreyn'deki vatandaşlarını son derece dikkatli olmaları, miting ve gösteri mekanlarına yaklaşmaktan kaçınmaları ve belgelerini ellerinde bulundurmaları konusunda uyarmaya sevk etti. 

Bu konuda, özellikle Bahreyn'in Tel Aviv ile ilişkilerini normalleştirme ve Amerika’nın vatandaşlarını tahliye etmeye olası bir hazırlık durumuna işaret etme adımından sonra birçok soru gündeme geldi. ABD'nin Manama Büyükelçiliğinin Amerikan vatandaşlarından belgelerini her zaman hazır bulundurmalarını istemesi, olağandışı bir şeyin olduğunu gösteriyor. 

Bu uyarının Washington tarafından BAE'deki Amerika vatandaşlarına yapılmaması dikkat çekicidir; Çünkü BAE de Bahreyn gibi normalleşmeye döndü. Bazıları bunu Bahreyn'deki özel duruma ve Şii nüfusun çoğunluğuna bağlıyor; Ancak bazıları BAE'deki Amerikalıların uyarılmamasını, Abu Dabi ile Tel Aviv arasındaki ilişkileri normalleştirmekten gurur duyan Donald Trump'ın lehine ABD seçim kampanyasına hizmet doğrultusunda görüyor. 

Ancak ABD'nin BAE'deki vatandaşlarını uyarmaması, özellikle de İsraillilerin varlığına izin verdiği için BAE'nin güvenlik sorunu olmadığı anlamına gelmiyor. BAE'nin İsrail ile ilişkilerinin normalleşmesi, farklı eğilimlere sahip İslami grupların BAE'yi Tel Aviv ile ilişkileri normalleştiği için hedef alması için bir bahanedir ve Abu Dabi ve Dubai'deki iki restoranda yaşanan patlamanın Abu Dabi'ye bir İsrail uçağının gelişiyle aynı zamana denk gelmesi, her ne kadar hiçbir grup bunun sorumluluğunu almasa ve sebebi gaz sızıntısı olarak belirtilse de bu konuda bir mesaj sayılmaktadır. 

Kral Hamad tehlikeyi hissetti 

Bu gazete, Kral Hamad bin İsa El- Halife'nin tehlikenin farkına vardığına işaret ederek, şunları yazdı: ‘Bahreyn Kralı, Bahreyn nüfusunun çoğunluğunun Şiilerden oluştuğunun ve bunun ülkesi üzerindeki etkisinin farkındadır ve özellikle eğer Suudi askeri müdahalesi olmasaydı, 2011 Arap Baharı devrimlerinde devrileceğini bilmektedir. Bu rejim, Şii liderleri tutuklayarak ve demir yumruk kullanarak bu yöntemi yani baskıyı etkili buluyor. 

Bahreyn Kralı'nın uzlaşmanın kimseye karşı olmadığını düşünmesi, bu rejimin protestoları desteklediğini iddia ettiği İran'a işaret ediyor ve bu, Bahreyn Kralı'nın gelecekte İran'ı kışkırtacağının ve onunla karşı karşıya geleceğinin kanıtı olabilir. 

Siyonist rejimle ilişkilerin normalleşmesi, Filistin ile dayanışma içinde Manama ve Tel Aviv arasındaki ilişkilerin normalleşmesini protesto eden özellikle Şii çoğunluğun olduğu el-Deraz bölgesi olmak üzere Bahreyn halkını kızdırdı. Gösteriler Bahreyn hükümeti tarafından bastırılsa da; Ancak bu rejim, özellikle de Arap dünyasındaki Bahreynli göstericilerle dayanışma ve mevcut protestoları desteklemek için sanal bir kampanya oluşturulduğundan beri, 2011'deki protestoların öncülüğünde ve şiddetlenmesinde önemli bir rol oynayan el-Deraz bölgesinde protestoların yoğunlaşıp kontrolden çıkmasından endişe duyuyor. 

Önümüzdeki günler birçok gerçeği ortaya çıkaracak. Görünüşe göre Bahreyn'in iç cephesi birçok gelişmeye gebedir ve ABD'nin Manama Büyükelçiliği'nin uyarısı da bu doğrultudadır.’ 

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM