Yemen İhvancı Partisinin Suudi Arabistan ile Sorun Yaşaması

GİRİŞ: 11.04.2021 09:24      GÜNCELLEME: 11.04.2021 09:24
Rasthaber -  Suudi Koalisyonun  Yemen'e karşı savaşı  26 Mart tarihinden itibaren  7'inci yılına ayak basmıştır.  Yemen halk komiteleri ve ordusu karşısında savaşın 6'ıncı yılında büyük bir acziyet ve güçsüzlük örneği sergileyen ve zayıf noktaları gün yüzüne çıkan Suudi Arabistan,  koalisyonu içerisinde de ciddi ihtilaflar ile karşı karşıya kalmıştır.

Suudi Koalisyonu içindeki ihtilafları farklı şekillerde ele almak mümkün.  Örneğin  Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ve onlara bağlı paralı askerler arasında Yemen'in güneyindeki ihtilaflar Yemen Güneyinde Güney Geçiş Konseyi ve istifa eden Mansur Hadi gibi paralel yapılanmaların oluşturulmasına yol açan duruma değinmek mümkün. Bu durum bu ihtilafların en net göstergesi idi.  Bu ihtilaf, Riyad ve Abu Dabi ve sonuç olarak Yemen'in güneyinde de ciddi ayrılmalara ve uzaklaşmalara yol açtı.

Alenileştirilmemesi için büyük çabalarda bulunulan ancak eninde sonunda gün yüzüne çıkan bir başka koalisyon içindeki ihtilaf da  İhvancı Yemen El Islah partisinin Suudi Arabistan, paralı askerleri ve de Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki ihtilaflar idi.  Yemen El Islah Partisinin BAE ile ihtilafları da ciddi idi. Çünkü Abu Dabi hükümeti ve yönetimi  İhvancılara daha kötü bir yaklaşım içerisindedir ve İhvancıların hiçbir kanadı ile işbirliği yapmak istemiyor.

Tabii Suudi Arabistan da İhvan el Müslimin hareketleri ile mücadelede öncü konumdadır. Nitekim Mısır'da 2013 yılında İhvancı yönetimin başında bulunan Muhammed Mursi'nin darbe ile devrilmesinden sonra hemen memnuniyetini bildirdi ve ilk tepki gösteren ülke oldu.  Buna rağmen Al-ı Suud, Yemen savaşında bu bağnazlığını bir kenara bırakmış ve Yemen El Islah partisi ile koalisyon yapmıştır. İşte Riyad ve Abu Dabi arasındaki ihtilafların nedenlerinden biri de budur. Çünkü Abu Dabi  Yemen'in Güneyinde El Islah partisi ile işbirliğini ciddi şekilde reddetmektedir.

 Suudi yönetimi İhvancı El Islah partisi ile işbirliği yaparak, bir yandan  Ensarullah hareketine karşı ortaklarının sayısını arttırmak  ve El Islah'ın Ensarullah ile işbirliğini engellemek bir yandan da  istifa etmiş Mansur Hadi hükümetinin de Yemen Güneyinde El Islah'ın halk tabanındaki desteklerinden yararlanabileceğini düşünüyordu.

Şimdi, Yemen savaşının yedinci yılının ilk ayında, İhvancılara bağlı insan hakları örgütü SAM, Riyad hükümetini, El-Muhra dahil Yemen sınırları ve eyaletlerinde özel hapishanelerde yüzlerce Yemenliyi gözaltına almak ve işkence etmekle suçluyor. Hadramaut, Ma'rib ve Aden'deki hapishanelerine de bu bildiride değinilmiştir . Aslında bu  insan hakları örgütü, Al-ı Suud'un Yemen vatandaşlarına insanlık dışı muamelesini eleştirmiştir.

Diğer bir sorun da, Suudi koalisyonunun Yemen ordusu ve halk komitelerine karşı aldığı art arda yenilgileri ve Al-ı Suud'un Yemen vatandaşlarına insanlık dışı muamelesinin, çok sayıda El-Islah bağlantılı milislerin Suudi koalisyonundan ayrılmasına ve Ulusal Kurtuluş'a katılmasına yol açmasıdır. Bu kesim Sana'daki Ulusal Kurtuluş ordusuna Katılmışlardır.

Bu ihtilaflar ve El-ıslah'ın Suudi koalisyonundan ayrılmasının ardından, Al-ı Suud, medyatik gücü  aracılığıyla partiye karşı psikolojik savaşa ve medya propagandasına da başvurdu. Riyad'a bağlı bazı gazeteciler sosyal medyada, Taiz eyaletindeki El-Islah partisinin Ma'rib'teki ordu ve halk komiteler üzerindeki baskıyı azaltmak için Sana hükümetinden 5 milyar Yemen Riyali aldığını, ayrıca Taiz'deki saldırıları durdurduğunu öne sürdüler.

Sözkonusu ihtilaflar , Al-ı Suud'un Yemen'deki İhvancı El-Islah ile işbirliğine yönelik taktiklerinin başarısız olduğunu ve partinin çoğunun farklı bir yol izlediğini gösteriyor. Bu durum, Suud'un Yemen'e karşı savaşta yaşadığı sorunları ve zorlukları artırabilir.

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM