Trump, Netanyahu ve Bin Selman Üçlüsünün İran Karşıtı İddiaları ve Girişimlerinin Amaçları

GİRİŞ: 28.11.2020 08:51      GÜNCELLEME: 28.11.2020 08:51
Rasthaber -  Donald Trump'ın ABD başkanlık seçimlerindeki yenilgisinin gün yüzüne çıkmasının ardından, özel amaçlı bazı kışkırtmalar ve açıklamalar yapıldı ve bazı medya kuruluşları da İran'a ABD ve İsrail rejimi askeri saldırısı olasılığından söz etmeye başladı.

Donald Trump'ın Beyaz Saray'da geçirdiği dört yıl boyunca ABD, İsrail rejimi ve Arabistan'ın İran'a yönelik muhtemel saldırı konusu birçok kez gündeme geldi. 
2019 yazında, Amerikan insansız hava aracının İran tarafından düşürülmesi, ayrıca 2020 kışında, İran'ın Irak'taki Ayn el-Esad üssüne Korgeneral Kasım Süleymani'nin şehit düşürülmesine karşılık yaptığı füze saldırısının ardından, İran'a saldırı meselesi her zamankinden daha ciddi bir şekilde gündeme geldi. Ancak pratikte Trump böyle bir hata yaparak böyle büyük bir riski göze alamadı. Şimdi, bir kez daha, bazı işaretler bir araya getirilerek İran'a saldırı konusu gündeme getirilmek istenmektedir.
Bu arada ABD Savunma Bakanı Mark Esper ise, ABD başkanlık seçimlerinin ön sonuçlarının açıklanmasının ardından görevden alındı. Ardından Esper'in bazı danışmanları da istifa etti. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi ve siyonist yetkililerle görüşmek için Batı Asya bölgesine gitti. Ardından Amerika Batı Asya'da B-52 bombardıman uçağı konuşlandırdı. 
Görünüşe göre Netanyahu, Bin Salman ve Pompeo, Suudi Arabistan'ın yeni Neum kentinde üçlü bir görüşme yaptı. Tüm bu hareketler ve gelişmelerin ardından, bazı medya kuruluşları, Trump'ın başkanlığı sona ermeden İran'a muhtemel bir saldırıdan söz etmeye başladılar. 
Trump'ın son dört yılda mantıksız ve diplomatik olmayan davranışları üzerinde hiç şüphesiz, Netanyahu ve Bin Salman'ın büyük bir etkisi oldu. Netanyahu ve Bin Salman defalarca Trump'ı İran'a saldırmaya ikna etmeye çalıştılar, ancak Trump her şeyden ziyade müzakere masasında İran İslam Cumhuriyeti yetkilileriyle bir hatıra fotoğrafı çektirmek istiyordu. Ama bu hedefe maksimum baskı ile bile ulaşılamadı.
Şimdi ABD seçimlerini kaybeden taraf sadece Trump değil, aynı zamanda Netanyahu ve bin Salman'dır. Bu kaybedenler şimdi  de Suudi, siyonist iktidar piramidindeki kaderleri konusunda endişeliler. 
Görünüşe göre Bin Selman ve Netanyahu, ABD başkanlık seçimlerinin sonuçlarının etkilerinden kurtulmak için Trump'ı İran'a saldırmaya ikna etmek için yoğun çaba sarf ediyorlar. 
İsrael Defence sitesi Perşembe günü yayınladığı bir raporda İsrail ordusunun İran'la savaşa hazır olduğunu yalanladı ve İsrail medyasında yer alan bu tür söylentilerin yakında İsrail'e de sıçrayacak ABD'nin seçim savaşı ve çatışmasından kaynaklandığını belirtti.
Bununla birlikte, Trump ve bazı kabine üyelerinin hamleleri, İran saldırısının operasyonel yönünden ziyade  ABD seçim sonuçlarını gölgede bırakmayı hedefliyor. Öte yandan Trump, ABD Savunma Bakanlığında değişiklik yapsa da, savaşa girme kararını, İsrael Defence sitesinin de değindiği gibi  sadece ABD Temsilciler Meclisi ve Senato'nun onayı ile alabilir.
Bir diğer önemli nokta da, Trump'ın başkanlığının sonuna iki aydan kısa bir süre kalmışken, Washington, yanlış hesaplamalar ve mantıksız ve masraflı eylemlerden kaçınmalıdır. 
İran'a yapılacak herhangi bir saldırı, Amerika'ya büyük maliyetler yükleyecektir. Nitekim İran, Haziran 2019'da bir ABD İHA’sını düşürmüş, Ocak 2020’de de Irak'ta Aynel Esad Amerikan üssünü hedef almıştı. Böylece ikinci dünya savaşından sonra Amerika'ya ilk saldırıyı gerçekleştirerek savunma gücünü dünyaya sergilemişti.

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM