Trump'ın 11 Eylül Olayını Örtbas Çabası

Amerika 11 Eylül 2001 saldırılarının ardından kendini küresel terörizm ile mücadelenin öncüsü tanıtarak Afganistan ve Irak gibi ülkelere saldırıp işgal etti. Fakat Washington'un bu alanda hala çelişkili bir siyaset izlediği söylenebilir.
GİRİŞ: 14.09.2019 09:05      GÜNCELLEME: 14.09.2019 09:05
Rasthaber -  Trump hükümeti 12 Eylül Perşembe günü, 11 Eylül kurbanlarının aileleri tarafından saldırı ile ilişkili önemli bir Suudi makamının adını gizli bilgi listelerinden çıkarma isteklerini gerçekleştirdi. Ancak bu makamın adının kamuoyu ile paylaşılmayacağı, 11 eylül kurbanlarının aileleri ve yakınlarının  avukatlarına bildirileceği açıklandı. Trump hükümetinin kararına göre kurbanların aile avukatları Suudi makamın adını aleni bir şekilde açıklayamazlar. 
Amerika Federal Polisi-FBI ve Amerika Adalet Bakanlığı kararı uyarınca Suudi makamın ismi, gizli bilgiler arasından çıkarıldı. 11 Eylül kurbanlarının aileleri ise söz konusu Suudi yetkilinin isminin ifşa olunması için şimdiye kadar büyük bir çaba gösterdiler. Kurbanların ailelerinin şikayetinde Suudi Arabistan'ın bu saldırıları koordineli yürüttüğü söylenmiştir. 
Suudi Arabistan 11 Eylül saldırısının asıl suçlusu olarak son yıllarda geniş çaplı siyasi, medyatik ve mali çabalarda bulunmakla bu terör olayından uzaklaşmaya çalışmıştır. 
Buna rağmen 11 Eylül 2001 saldırılarının tasarımcılarından sayılan Halid Şeyh Muhammed, 11 Eylül kurbanlarının ailelerine Suudi Arabistan'ı adli kovuşturmaya tabi tutmaları için yardımcı olmaya hazır olduğunu bildirmiştir. 
Trump hükümetinin 11 Eylül olayı konusundaki Suudi Arabistan'a yaklaşımı, Washington'un bu alandaki çelişkili tutumunu da gözler önüne sererken, kasten Riyad'ın tekfirci terör örgütlerini ideolojik, mali ve lojistik anlamdaki desteklemelerini göz ardı etmektedir. 
American Conservative sitesi konuyla ilgili değerlendirmesinde, "Amerika'nın silah satışının bizim güvenliğimiz ve Batı Asya güvenliğini bozduğuna dair en güzel örneklerden biri de Suudi Arabistan'dır. Onlar bu silahları günahsız insanları Yemen'de katliam etmek için kullanıp bu silahları milisler ve ortak teröristlerine de vermektedirler." Yazdı.
Suudi Arabistan ile ticaret, ekonomik, askeri ve silah alanında geniş çaplı ilişkilere sahip olan Trump'ın Riyad'a yaptığı ilk ziyarette 110 milyar dolarlık değerinde bir silah anlaşması imzalayan  Amerika, Suudilerin özellikle de Vahabiyet gibi radikal ideolojilerin yayılmasında ve IŞİD ve Nusra Cephesi gibi radikal terör örgütlerinin kurulması ve palazlanmasındaki rolünden haberdardır. Buna ilaveten 11 Eylül olayı ile ilgili Amerikan kongresinin Temmuz 2016 raporunda da uçağı kaçıran 19 kişiden 15'inin Suudi Arabistan uyruğu oldukları açıkça belirtilmişti. 
Bu mesele ise Amerika Kongresinde JASTA adı ile bilinen yasanın onaylanmasına yol açtı. JASTA 11 Eylül kurbanlarının ailelerine, Suudi makamları ve hükümetini saldırı faillerine yardımlarından dolayı şikayet hakkı vermiş oldu. 
Gerçekte Amerika Kongresi, Obama Hükümetinin sonlarında onayladığı JASTA yasası ile Suudi Arabistan'ın 11 Eylül olayındaki rolünü açıkça ortaya koymuş oldu. Şimdi de Suudi Arabistan'ın 11 Eylül 2001 saldırıları faillerine farklı yollar ile destek ve hizmet verdiği ortaya çıkmıştır. Bu alanda kimi Suudi üst düzey makamları ve şehzadelerin de payı olduğu büyük bir öneme sahiptir. 
Buna rağmen hem Obama hem Trump hükümeti Washington ve Riyad ikili ilişkilerine zarar vereceğinden dolayı yasanın uygulanmasını engellemişlerdir. Amerika ekonomik çıkarları yüzünden ayrıca Suudi rejimini Batı Asya bölgesinde kendine en önemli müttefiklerden biri olarak gördüğünden dolayı bu konuda ciddi bir adım atmak istemiyor.
Donald Trump her daim Suudi Rejimini desteklemiştir. Beyaz Saray Suudi Arabistan ile ilişki düzeyini düşürmek istemiyor. Tüm bunlara rağmen Trump hükümeti terörizm ile mücadele bahanesi ile Müslüman ülkeleri hedef belirlemiş ve bölgede terörizm ile mücadelede ön safta bulunan İran gibi İslam ülkelerini terörizmi desteklemekle suçlamaktadır.

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM