Suudi Arabistan'ın Yemen'e Saldırganlığının Devam Etmesi

GİRİŞ: 19.06.2021 18:09      GÜNCELLEME: 19.06.2021 18:09
Rasthaber -    Yemen ulusal kurtuluş hükümeti müzakereci heyeti başkanı Muhammed Abdüsselam, Cuma akşamı bir kez daha Yemenlilerden Suudi Arabistan ile ateşkese onay vermesini isteyen ülkelere tepki olarak, Yemenlilerin bu alandaki yaklaşımının savunmaya dayalı olduğunu ve bu tutumunun Suudi Arabistan'ın Yemen'e karşı saldırganlığının devam ettiği müddetçe süreceğini vurguladı.

Yemenliler, 15 Mart 2015'te BAE gibi ülkelerin Suudi Arabistan elebaşılığında bu ülke topraklarına karşı başlatılan saldırı ve  havadan, karadan ve denizden süren kuşatmalara, karşı güçlü iradeleri ile dayanarak,  bu acımasız ve yoğun saldırganlığa karşı mücadele etmek için ayağa kalktı ve kendini savunmaya çalıştı.

Böyle bir savaşın başlamasından 6 yıllık bir süre geçmektedir.  Güvenlik Konseyi dahil uluslararası kurum ve kuruluşlar da  bu alanda hiçbir etkili adım atmamış ve  hep saldırgan tarafı tutmuşlardır.

Bu sürede  Yemenliler de ülkelerine yapılan saldırganlığın mütecavizlere acı sonucu olacağını en iyi şekilde ispatlamıştır. 

Bu hususta 21 Haziran 2017'de Arabistan veliahdı olarak atanan bin Salman, bu savaşın sadece bir kaç hafta içerisinde sonuçlanacağını,  Yemenli halk grupları ve özellikle de Ensarullah Hareketinin  yok olacağı, ülkeden kaçan istifa etmiş hükümetin tekrar iktidara geri döneceği iddiasında bulunmuştu. 

Ancak  bu sürecin başlamasından 6 yıl geçmesine rağmen  Yemenliler  mevzilerinden geri atmazken üsteli savaştaki denklemi kendi lehlerine çevirmeyi  başardılar. Öyle ki Suudi Arabistan çaresizliği yüzünden devam ettirdiği saldırılarını sürdürdüğü bir sırada şimdi de  Muhammed bin Selman'ın imajını korumak hedefi ile savaşı sonlandırmak peşindedir.  Ancak Yemenliler defalarca  hayret verici başarıları ile   Suudi Arabistan, ortakları ve bölge ve dünyadaki destekçilerini şaşırtmaya devam ediyor. 

Bu saldırganlık Yemen Ensarullah hareketini  bölgede direniş ekseninin temellerinden birine dönüşmesine yol açtı. Öyle ki  medyatik bilgilere göre doğrudan ve dolaylı bir şekilde Suudi Arabistan yanında yer alan Siyonist Rejim İsrail bile  Yemen halk komiteleri ve Yemen ulusal kurtuluş güçlerinden tehdit duymaya başladı.

Bu yüzden, Yemen ulusal kurtuluş hükümetinden  savunmaya yönelik girişimlerinden vazgeçme talepleri  mümkün değildir. Nitekim  Yemen ulusal kurtuluş müzakereci heyeti başkanı da Cuma akşamı yaptığı açıklamada şöyle bir vurguda bulundu: "Kendini savunan birinden, savunmasından vazgeçmesi ve  kuşatmaya karşı sessiz kalması talebi teslimiyet anlamına gelir. Bu da akıllı hiçbir insanın kabul etmeyeceği bir şeydir. "

Bu yüzden  Yemenlilerin de vurgu yaptıkları gibi Suudi Arabistan  her  hangi bir müzakere sürecine dahil olmadan önce, ilk başta  Yemenlilere karşı saldırgan tavırlarından vazgeçmeliler.  Ancak Al-ı Suud böyle bir talebin kabul edilmesinin, Yemen ulusal kurtuluş hükümeti ve Yemenli halk komiteleri ve gruplarının zaferini kabul etmesi ve bu grupları tanıması anlamına geldiğini bilmesinden dolayı bu durumu kabul etmek istemiyor. Halbuki  artık güç denklemi değişmiştir. Sonuçta bu durum  Suudi Arabistan'ı, tasarladığı hedeflerine ulaşamamaktaki başarısızlığının yanı sıra,  onların bir kez daha aşağılanmasına da yol açacaktır.  Bu yüzden Riyad,  Umman gibi ülkeleri de bu duruma dahil edip Yemen ulusal kurtuluş hükümetini ateşkes talebine yönlendirmek istemektedir. Ancak  üst düzey Yemenli makamlar buna gereken yanıtı vermişlerdir./

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM