Suudi Arabistan'daki G-20 Zirvesi

GİRİŞ: 24.11.2020 11:22      GÜNCELLEME: 24.11.2020 11:22
Rasthaber -  Suudi Arabistan, 21 Kasım gününden bu yana iki gündür G20 zirvesine ev sahipliği yapıyor.

Arjantin, Brezilya, Avustralya, Çin, Almanya, Fransa, ABD, İngiltere, Hindistan, Endonezya, İtalya, Japonya, Kanada, Meksika, Rusya, Suudi Arabistan, Güney Afrika, Güney Kore ve Türkiye dahil 19 ülke ve AB, G-20 üyesi  olarak dünya ekonomisinin yaklaşık yüzde 80'ini ve dünya nüfusunun üçte ikisini yönetmektedirler.  Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası temsilcileri ile Birleşmiş Milletler Teşkilatı temsilcileri de  her yıl G20 toplantılarına katılır. Bu grubun toplantısı yıllık olarak yapılmaktadır.

2020 zirvesi, grubun son üç yılda ciddi marjinal sorunlar yaşadığı bir sırada düzenleniyor. Almanya'nın Hamburg kentinde düzenlenen 2017 zirvesi ve Japonya'daki 2019 zirvesi, ABD Başkanı Donald Trump'ın politikalarından ve başta Çin olmak üzere diğer sanayileşmiş ülkelerle olan  görüş farklılıklarından etkilendi. Arjantin'deki 2018 toplantısı, Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın Amerika Birleşik Devletleri'nde yaşayan Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'ya düzenlenen suikastta suç işlemesinden ve bu suikastin azmettiricisi ve faili olması durumundan  etkilendi.

Suudi Arabistan şu anda, yaygın korona salgını nedeniyle  ilk kez sanal olarak düzenlenen 2020 G20 zirvesine ev sahipliği yapıyor. Bu zirveyi gerçekleştirmek Suudi Arabistan için bir ayrıcalık olsa da, bu zirvenin sanal olarak gerçekleşmesi ve Riyad'da G20 liderlerinin fiziksel olarak olmayışı, Al-ı Suud'un, özellikle de Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın bu liderlerin varlığından yararlanmasını imkansız hale getirdi. Öte yandan devlet başkanları arasında ikili görüşme imkânı da kayboldu. .

2020 G20 zirvesindeki görüşmelerin ana odak noktası, koronavirüs pandemisinin yayılmasıyla mücadele etmek ve virüsün küresel ekonomi üzerindeki ağır etkilerini azaltmaktır.  G20 zirvesinin organizatörleri, G20 üye devletlerinin koronavirüs salgınıyla mücadele için 21 milyar doları aşkın meblağı, küresel ekonomiyi desteklemek için de 11 trilyon dolar ayıracaklarını söylediler. 

Bir başka dikkat çeken nokta ise Suudi Arabistan'ın, G20 zirvesine ev sahipliği yapan ilk Arap ülkesi olmasıdır.Ancak bu ev sahipliği büyük ölçüde eleştirilmiştir. Eleştirilerden biri yıllardır görülen  Suudi Arabistan'ın bu zirveye üyeliği ile ilgiliydi.  Eleştirmenler, Suudi Arabistan'ın temelde endüstriyel bir ekonomiye sahip olmadığını petrol gelirlerine dayalı rant temelli  ekonomiye sahip olduğunu bu yüzden de G20 üyeliğine uygun bir ülke olmadığını düşünüyorlar. 

Bir başka eleştiri de, G20 zirvesinin esasen ekonomik bir nitelik ve işleve sahip olması, ancak Al-ı Suud zirveyi kendi siyasi amaçları için kullanmak istemesi  ve sert yüzünü temizlemek için kullanmaya çalışmasıdır. Al-ı Suud, özellikle son dört yılda Suudi Arabistan içinde ve dışında yaygın insan hakları ihlalleri gerçekleştirdi. Suudi medeni ve hukuki  aktivistlerin ve prenslerin yaygın bir şekilde gözaltına alınması, son on yılların en büyük insani felaketine işaret eden Yemen'e karşı yaklaşık altı yıl süren savaş ve Cemal Kaşıkçı'nın acımasızca öldürülmesi, Al-ı Suud'un en önemli insan hakları ihlalleri arasında örnek gösterilebilir. 

Buna göre, Almanya Parlamentosu İnsan Hakları Komitesi de, Suudi Arabistan Krallığı'ndaki insan hakları durumuna ilişkin derin endişelerini dile getiren ve insan haklarının korunması ve demokratik reform isteyen muhaliflerin siyasi kısıtlamaları ve yargılanmasını eleştiren bir bildiri yayınladı.  2018'den beri tutuklu bulunan Suudi insan hakları aktivisti Lacin El Hazlul'un 2018'den beri hapiste tutulması,  G20 zirvesi üyelerini, tutuklu Suudi aktivistlerin serbest bırakılması için Suudi yetkililere baskı yapmaya yöneltti. 

Bu durum, G20 zirvesinin, dünyanın ekonomik sorunları konusunda harekete geçmek yerine, özellikle Suudi Arabistan gibi ülkeler tarafından siyasi arayışlar için bir yere dönüşme endişesini artırıyor.

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM