Siyonist Rejim İle Normalleşme, Yanlış Hesap Ve Sonuçları

GİRİŞ: 14.09.2020 09:13      GÜNCELLEME: 14.09.2020 09:13
Rasthaber -  Korsan rejim İsrail ve BAE arasında ilişkilerin normalleşmesine dair haberin üzerinden henüz bir ay geçmeden Amerika başkanı Donald Trump bu kez 11 Eylül tarihinde Bahreyn ve ırkçı rejim İsrail arasındaki ilişkilerin normalleşmesi haberini duyurdu.

Fakat siyonist rejim ile ilişkilerin normalleşmesinden duyulan geçici sevinç, madalyonun sadece bir yüzüdür ve diğer yüzü ise bir çok belirsizlik ve sorularla doludur.

Mazlum Filistin halkının mücadele tarihi, Amerika ve İsrail düşünce odalarında üretilen tüm komplo ve fitnelere rağmen direniş cephesinin daha güçlü ve daha sıkı olduğunu gösteriyor; nitekim bölge ve dünyada adalet talep ve özgür insanlar arasında siyonizme duyulan nefret köklenmiştir.

Eskiye bakıldığında Filistin birinci ve ikinci intifada, Camp David’de Filistin meselesinin silinmesine yönelik çabalara rağmen 2000 yılında güncelleşerek ortaya çıkan ve korsan rejimi de dengeleri değiştirmeye mecbur kılan bir milletin iradesini yansıttı. Bölgede günümüzde var olan şartlar da kesinlikle bu iradeden müstesna değil ve bebek katili İsrail rejimi ve Birleşik Arap Emirlikleri ile Bahreyn balayının uzun süremeyeceğini gösteriyor.

Tüm bu gerçeklere dayanarak İran dışişleri bakanlığı bu utanç verici ilişkiyi kınıyor. İslam inkılabı muhafızlar ordusu da yayınladığı bildiride, “Beyez Saray ile menfur ve akılsız başkanınca mühendislik yapılan siyonist rejimin bazı Arap ülkelerin yöneticileri ile ilişkileri normalleştirme dominosu asla şom sonucuna ulaşmayacaktır” dedi. 

ABD siyonist rejimi Arap dünyası ve İslam ümmetinde meşru olduğunu lanse etmek için İsrail ve Arap ülkeleri arasında aleni ekonomik ve diplomatik ilişkilerin kurulmasını hedefliyor. Bu strateji ilk etapta, “direniş ve dayanaklık diyaloğu”n önemini azaltmak ve Yüzyılın Anlaşması çerçevesinde yerine uzlaşma akımını yerleştirmeyi amaçlıyor.

Amerikan-siyonizm stratejisinin bir diğer hedefi ise İsrail’in nüfuzu için bölgede üs kurmaktır.

İran İslam Cumhuriyeti korsan rejim israil’in Fars Körfezi dengelerinde her türlü muhtemel müdahalesi hakkında uyarıda bulunarak, Birleşik Arap Emirlikleri ve diğer müttefik ülkelerinin tüm bu sonuçlardan sorumlu olacaklarını açıkça belirtti.

Raialyoum gazetesi baş editörü Abdulbari Atvan Birleşik Arap Emirlikleri ve korsan rejim arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesi hakkında şöyle diyor:

“Bu hareket, tam anlamı ile ilişkilerin bedava normalleşmesi ve siyonist rejim başbakanı Benyamin Netanyahu ve Amerika başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner için bir hediye sayılır. Ayrıca Donald Trump’ın, Amerika başkanlık seçimlerinde muhtemel yenilgisini önleme çalışması sayılır. Bu anlaşma BAE için sadece huzursuzluk ve istikrarsızlığı beraberinde getirecektir. “

Bölgedeki Arap ülkelerin siyonist rejim ile ilişkileri normalleştirme kararı nereden bakılırsa bakılsın, hedefleri tüm açılardan anlaşılması gereken bölgedeki büyük bir tehdidin bir halkasıdır. Bahreyn yanlış ve köklü bir hesapta kendi halkından meşruiyet kazanmak yerine onlara sırtını çevirerek aşağılayıcı bir hareketle Kudüs’ü işgal eden rejimin kucağına sığındı ve Filistin’in ülküsünü Amerika seçimlerine kurban etti.

İran İslam inkılabı rehberi Ayetullah seyit Ali Hamenei son bir açıklamasında, BAE ve korsan rejim ilişkilerinin normalleşmesi ile ilgili hedefleri ve şom sonuçlarına değinerek, bu hareketin İslam dünyası, Arap dünyası ve bölge ülkeleri ile önemli Filistin meselesine bir ihanet olduğuna işaretle şöyle buyurdu:

“Tabi ki bu durum çok sürmeyecektir fakat utanç lekesi, Filistin halkının avare edilmesi ve ülkelerinin gasp edilmesini unutturmaya çalışan ve siyonistlerin ayağını bölgeye açanların alnında kalacaktır.”/

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM