Özerklik Hayali Bitti Şam Yönetimi Güçlendi

Fransız Le Monde Diplomatique, ‘Barış Pınarı Harekâtı Esad yönetiminin bölge üzerinde yeniden hakimiyet kurmasını sağlıyor’ diye yazdı. Alman Die Zeit ‘Suriye’nin kuzeydoğusunda çok değişik aktörler var. Çıkarları ne kadar farklı olsa da onları bir şey birleştiriyor: Hepsi de Esad’a yaklaşıyor’ dedi.
GİRİŞ: 09.11.2019 10:13      GÜNCELLEME: 09.11.2019 10:13
Rasthaber -  Fransız Le Monde Diplomatique ve Alman Die Zeit’te yayınlanan iki ayrı analizde Barış Pınarı Harekatı’nın Suriye’nin kuzeyindeki özerklik hayalini bitirdiği bu yönüyle Suriye yönetimini güçlendirdiği ve artık herkesin Esad’la yakınlaştığı belirtiliyor.

Le Monde Diplomatique’te “Suriye’de son perde” başlıklı Akram Belkaïd imzalı analizde Barış Pınarı Harekatı’nın Suriye’nin kuzeyinde ABD’nin PKK/YPG eliyle oluşturmaya çalıştığı “Rojava” diye adlandırdıkları özerk yapının toprak bütünlüğünü yardığı belirtildi. “Erdoğan ve Putin, Kürtlerin pahasına, Esad yönetiminin kesin olarak sağlamlaşmasının yolunu açıyor” denilen analizde özetle şu ifadelere yer verildi:

“Esad, Suriye’nin egemenliğinin ihlal edilmesini kınasa da, şimdiye kadar PYD tarafından kontrol edilen bölgeleri yeniden ele geçirmesi için ortaya çıkan fırsatı değerlendiriyor.

“Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda sunduğu tampon bölge fikri yeni değil. Ekim 1998’de zaten Türkiye ve Suriye Adana Mutabakatı’nı imzalamışlardı. Erdoğan ve Putin Soçi’deki anlaşma ile bu mutabakatı aslında sadece yeniden hayata soktu.”

‘ÖZERKLİK PROJESİ BİTİYOR’

“Barış Pınarı Harekâtı Kürt özerklik projesini her hâlükârda bitiriyor. Esad, Kürtlere özerklik fikrini kati bir şekilde reddediyor (...). Ve şimdi tam da düşmanı Türkiye’nin harekâtı Esad yönetiminin bölge üzerinde yeniden hakimiyet kurmasını sağlıyor.”

“Şam aslında mültecilerin Suriye’nin kuzeyine yerleştirilmesine karşı çıkıyor, fakat bölgeye yerleştirilecek Arap nüfusu Kürtlerin hakimiyetini kıracak ve Erdoğan gibi Esad’ın da engellemeye çalıştığı özerklik çabalarını boşa çıkaracaktır.”

‘ANKARA-ŞAM DİYALOĞU KOLAYLAŞIYOR’

Reklamdan sonra devam ediyor 

 
“Ankara ve Moskova arasındaki uzlaşı, İdlib’te bir Rusya-Suriye harekâtının önünü açıyor. (...). Türkiye’ye, sınır bölgenin bir kısmını kontrol etmesine müsade edilir ise, Türkler de bunun karşılığında İdlib’in yeniden Şam’ın kontrolü altına girmesini sağlayabilir.”

“Çelişkili bir şekilde Türk operasyonu özellikle Rus hükümetinin işine geliyor çünkü Rusya Astana süreci çerçevesinde Ankara ile Şam arasındaki diyaloğu kolaylaştırıyor. Bununla birlikte Türkiye Suriye rejiminin devamlılığını kabul etmiş olur. Batı ülkeleri ise Esad’ın savaş suçlusu olarak Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde yargılanmasında ısrarcı. Erdoğan şimdiye kadar Esad ile konuşmayı reddetti. Ama Türkiye’de Esad’la buluşması üzere baskı yapanların sesleri gittikçe çoğalıyor.”

‘KARŞI KARŞIYA GELME DEĞİL YAKINLAŞMA’

Alman Die Zeit’te Kristin Helberg imzasıyla yayınlanan “Esad zafer yolunda” başlıklı analizde ise “Suriye’nin kuzeydoğusunda çok değişik aktörler var. Çıkarları ne kadar farklı olsa da, onları bir şey birleştiriyor: Hepsi de Esad’a yaklaşıyor” denildi.

Makalede özetle şu noktalara dikkat çekildi: “Suriye’nin kuzeydoğusunda durum askeri olarak kızışmak üzere mi? Hayır. Görünürde güçlerin karşı karşıya gelmesine benzeyen durum, aslında gerçekte bir yakınlaşma sürecine vesile oluyor. İdlib silahla geri alındıktan ve kuzeydoğu tek taraflı anlaşmalarla yine Suriye yönetiminin kontrolü altına girdikten sonra, tüm dünya Esad’a razı olacak, Türkiye ve ABD de. O zaman Erdoğan ve Esad, Putin ve Trump gibileri bir diğerinin sırtını sıvazlayarak ‘büyük anlaşma’ hakkında tweet atacaklar.”

ADANA MUTABAKATI

“Putin, Ankara ve Şam’daki yönetime ortak bir düşman ile mücadele ettiklerini ve bu ortaklığının 1998 Adana Mutabakatı’na kadar dayandığını hatırlatıyor (...). Türk Dışişleri Bakanı, Suriye’nin terörizmle etkili bir şekilde mücadele ettiği takdirde, kontrol ettikleri bölgeleri Şam’a teslim etmenin mümkün olduğunu belirtmişti zaten. Esad, PYD’nin özerklik projelerini bitirip YPG’yi devletin birliklerine entegre ederse, Erdoğan işbirliğine hazır olacakmış. Bu, Türkiye’nin 7 yılı aşkın bir süredir siyasi muhalefetin en önemli destekçisi ve Esad’a karşı silahlı ayaklanmanın hayat damarı olduğu çatışmada, dramatik bir dönüm noktasıdır.”

BATIYA SİYASİ ÇÖZÜM

“Peki Putin, Şam’la ilişkilerini normalleştirmesi için Batı’ya ne veriyor? Avrupalıların ve Amerikalıların yıllardır talep ettiği fakat uygulayamadığı şeyi: Siyasi bir çözüm. Bunun ilk adımı Anayasa Komitesi. (...). Fakat anayasa süreci, askeri olarak çoktan çözülmüş bir meseleye, siyasi çözüm süsü veriyor. Bu, Putin’in Avrupa’ya itibarını koruyarak Suriye yönetimi ile aralarını düzeltmek için sunduğu bir teklif.”
aydınlık

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM