Önce Verilen Sözler Tutulmalı

Tarım, yazısında ''18 yıldır iktidarda bulunan AKP, başlangıçta aklımızda kalan en önemli hangi vaatleri yapmıştı?'' sorusu üzerinden, AK Parti'nin tecrübesini ve yeni vaatlerini değerlendirdi.
GİRİŞ: 14.11.2020 09:45      GÜNCELLEME: 14.11.2020 09:45
Rasthaber -  Millî Gazete köşe yazarı Şakir Tarım, "Önce Verilen Sözler Tutulmalı" adlı bir yazı kaleme aldı.

Tarım, AK Partili yetkililerin önümüzdeki yıllar için yeni hedefler koyup, yeni vaatlerde bulunduğunu ifade ettiği yazısında, partinin, iktidardaki 18 yıllık sürecine dikkat çekerek, bu süre zarfında verilen sözlerin ne kadarının yerine getirildiğine dikkat çekti.

Bahsi geçen yazı şu şekilde:

Bismillâhirrahmânirrahîm;

HÜKÜMET sözcülerinden çok kere “2023, 2053, 2071 hedefleri” gibi sözler duyuyoruz. Bir ülkenin uzun vadeli ve kalıcı hedefleri olması iyiye işarettir. Ancak, bu sözleri söyleyenler, 18 yıldır yaptıkları vaatlerin neresindeler, dersiniz? Uzun hedeflerin gerçekleşmesi, ülkemizin yapısı ve değerleri üzerine kurulmuş sistematik bir planlama ile mümkün. Buna “kurumsallaşma” diyoruz.

Başkanlık Sistemi’ne geçtik. ABD’ye bakınız! Oturmuş bir devlet yapıları var. Başkanların değişmesi ile yapıda bir değişiklik olmuyor. Mekanizma aynen işliyor. Kurumsallığı ile öne çıkmış bir devlet anlayışımız olmalı. Şahıslar ile bütünleşmiş bir devlet anlayışı buna engel oluyor. Türkiye’nin iktidarlara göre şekillenen “oturmamışlığının sebebi” bu!

18 yıldır iktidarda bulunan AKP, başlangıçta aklımızda kalan en önemli hangi vaatleri yapmıştı? 1. Ortak akıl: Her işi istişare ile yapacaklardı. 2. 3 Y: Yasaklar, yolsuzluk ve yoksullukla mücadele edeceklerdi. Kısa sürede bu vaatler unutuldu. Bugün söylem olarak bile ifade edilmez duruma geldi. “Tek adamlık” konuşulur oldu.

AKP’nin o vaatleri önemli idi. Hem iç bünyede uygulanmalı, hem de diğer siyasi partilerle müzakere halinde olunmalıydı. Bu, kendine ve fikirlerine güvenen bir siyasi kadronun varlığı anlamına gelirdi. AKP Türkiye’yi kucaklayacak bir uzlaşma ve müzakere zemini oluşturamadı.  Kendisi gibi düşünmeyenlere “hain”; “terörist”; “soyguncu” olarak yaftaladı. Önemli meselelerde, diğer partileri toplayıp onların görüşünü almadı. “Ben bilirim” havasına girdi.

HELE AİLE! HELE AİLE!

HEPSİ bir tarafa, AKP’nin aileye vurduğu darbe “kesinlikle” kabul edilebilir değildi. AKP Genel Başkanı defalarca, “Nikâh akdi değersizleştirildi; evlilik dışı ilişkiler normalleşti” (02.05.2019); “Dindar nesil yetiştirmeliyiz” (06.11.2020); “Aile çöküyor; seferberlik başlatmalıyız” (09.12.2019); “Zina yasası çıkarmakla hata ettik” (20.02.2018) gibi problemi gören sözler etti. Peki, ya icraat! Niçin bir adım atılmadı?

Manevi değerlerimize karşı duyarlı olanlar da aynı şeyi söylüyorlardı: “Evlilik bitiyor; aile tükeniyor”; “Aile çöküyor”; “Böyle giderse aile kalmayacak!” Teşhis aynı idi! Ya tedavi; yani çözüm!

Kadın ve aile problemimize çözüm diye, Avrupa Konseyi Sözleşmesi’ni, Türkiye’nin karşısına İstanbul Sözleşmesi olarak çıkardılar. Aileye bundan büyük darbe vurulabilir miydi? Önce, bizim bir Meclis’imiz vardı. Milletin seçtiği milletvekilleri bu düzenlemeyi yapamazlar mıydı? TBMM’ye olan güvensizliğin sebebi neydi? Aile gibi mahremiyeti olan bir kurum Avrupa Konseyi’nin insafına bırakılabilir miydi?

Bunlar, çoğunlukla dindarların oy verdiği bir parti döneminde yapılıyordu. Aileyi korumak anayasal bir görev idi. (114. Madde) Aile en sağlam kalemiz ve kurumumuzdu. Şefkat, merhamet, himaye, fedakârlık ve karşılıksız sevginin merkezi idi. Aileyi koruyamayanlar, ülkesini koruyamazdı.

Yanlış sözleşme ve yasalar insanımızın canına kastediyordu. 2020’nin ilk 10 ayında 327 kadın erkek arkadaşı eliyle öldürülmüştü. Son 3 günde, Denizli, Gaziantep ve diğer şehirlerimizden 6 hanım aynı akıbete uğradı.

EĞİTİM, EKONOMİ

ÜÇ hafta önce AKP Genel Başkanı, “Evlâtlarımızın zihinlerinin Batı’nın popüler kültür ve sapkın hezeyanları ile doldurulduğu”ndan şikâyet etti. Siz, muhalefet değilsiniz ki! Yeni de iktidar olmadınız! Yakınmakla işi geçiştiremezsiniz! İlgili kurumlar ile çalışma başlatmak göreviniz var. Meselâ; 2 sene önce, Öğretmenlik Meslek Kanunu çıkaracağınızı vaat ettiniz! Bunu iktidarınız sonrasına mı bırakıyorsunuz?(!)

AKP Genel Başkanı, “Ekonominin kefili benim” demişti. Ama paramız pul oluyor. 18 yıl önce 1.8 lira olarak devralınan dolar, bugün 8 lirayı geçti. Hizmet yatırımlarını önceliyor; üretim yatırımlarını geri plana atıyorsunuz. Ekonomi, tarih boyunca “üretim”den beslenmiştir.

“Geçiş garantili yol”; “hasta garantili hastane”; “yolcu garantili havaalanı” yapıyorsunuz! Kütahya Zafer Havaalanı’nda yanılma oranınız yüzde 93. Bu sorumsuz gidişatın faturasını vatandaşa ödetmeye nasıl gönlünüz razı oluyor?

Hükümet bazı alanlarda güzel icraatlar yaptı. Teşekkür ediyoruz. Bazı temel konularda ciddi yanlışlıklar var. Bunları yaparken diğer partilerle müzakere etseydiniz, onlar da sorumluluğa ortak olurdu. Şimdi, bütün sorumluluk sizde!

Daha nice konu! Hükümet geleceğimizi pazarlamak yerine; önce, baştan beri verdikleri sözleri tutmalı. Parça bütünün habercisidir. Yaptıklarınız, yapacaklarınız hakkında bir değerlendirme ölçüsüdür! 

AKP’nin güzel icraatlarla anılmasını isteriz. Henüz fırsatınız var. Sözlerin bağlayıcılığı bilinmeli; halkın sizden beklediği icraatları yapmalısınız! Biz, sorumluluğumuz gereği uyarı ve yol gösterme görevimizi yapıyoruz.

YORUMLAR

hayatı yalan 6 gün önce
türk sinamasında kemal sunal ın zübük diye bir filmi var fark görebilene helal olsun.

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM