Netanyahu'nun Stratejik Hatası

GİRİŞ: 16.04.2021 11:38      GÜNCELLEME: 16.04.2021 11:38
Rasthaber -  İsrailli güçler ilk olarak 6 Nisan günü mayın kullanarak Kızıldeniz'deki İran gemisi olan Saviz'i hedef aldılar. 6 gün sonra yani 12 Nisan gününde de İsrailliler Natanz nükleer tesislerinde sabotaj girişimi gerçekleştirdiler.  İsraillilerin bu girişimi hususunda üç önemli nokta dikkat çekmektedir.

İlk önemli nokta Binyamin Netanyahu'nun  kendi savaş bakanına bile güvenmemesi ve Benny Gantz'ı   bu sabotaj girişimi hususunda bilgilendirmemesidir.   Benny Gantz, son günlerde işgal altındaki toprakları ziyaret eden Amerika savunma bakanı Lloyd Austin ile görüşmesinde Mossad ve Şin Bet istihbarat servisleri kapsamında İran'daki Natanz sabotaj girişimine yönelik araştırmaların başlatılması  talebinde bulundu.  Gantz şöyle bir açıklamada bulundu: "  Özellikle de kişisel veya politik çıkarlardan kaynaklanması halinde çok kötü olan sorumsuz bir tavırdan söz ediyoruz. "

Bu açıklamalar işgal altındaki topraklarda siyasi münakaşaların büyüdüğünü güvenlik kararları bile etkilediğini gösteriyor.

İkinci önemli nokta ise, bu tür sabotaj girişimlerinin İran ile 4+1 grubu arasında müzakerelerin devam ettiği sırada gerçekleştirilmesidir. Bu bağlamda müzakereler ile ilgili olumlu haberler de yayımlanmıştı ve BERCAM nükleer anlaşmasının tekrar canlanması gündeme alınmıştı.  Siyonist Rejim başbakanı Binyamin Netanyahu, eski Amerika başkanı Donald Trump döneminde Amerika'yı BERCAM nükleer anlaşmasından çekmek için elinden geleni yaptı. Ancak yeni Amerika hükümetine pek güvenmiyor, bu yüzden de Natanz nükleer tesislerine yönelik sabotaj girişimi ile nükleer müzakereleri de aksatmaya çalıştı.

Yonna Jeremy Bob, İsrail'in Jerusalem Post gazetesinin yayımladığı yazısında şöyle yazdı: "  Natanz'a saldırı planı hazırlandığında,  İran ve Amerika'nın mevcutta sürmekte olan müzakereler masasında karşı karşıya oturacağı belirsizdi ancak bu saldırının yeşil ışığı ister saha ister siber alandaki girişimler, Viyana müzakereleri ile ilgili olabilir.

İsrail'in Kanal 13 kanalı savunma alanındaki analisti Allon Ben David ise Natanz olayının İran'ın Amerika ile müzakerede elini daraltacağını ve Amerika makamlarının da nükleer tesislere zarar verilmesinden memnun kaldığını söyledi.

Bu yüzden görünen o ki İsrail de İran'a yönelik sabotaj girişimlerine odaklanmıştır. Özellikle de işgal altındaki topraklarda siyasi gerilimlerin artması ve İran ile Batılılar arasındaki diyalogların başarı ihtimali, çerçevesinde bu sabotaj girişimleri uygulanmaktadır.

Jerusalem Post ise İsrailli makamlardan naklen, bu girişimleri  " İsrail'in İran'a karşı gizli savaşı" olarak adlandırıyor. Benny Gantz ise bu hususta defalarca uyarıda bulunmuştur.

Üçüncü önemli nokta İran İslam Cumhuriyeti'nin göründüğü kadarı ile İsrail'in bu girişimleri karşısında stratejik sabrı bir kenara bırakmış olması ve intikama odaklanmasıdır.  Bir diğer yandan İran İslam Cumhuriyeti İsrail girişimlerinin Amerika ve birkaç Avrupa ülkesi bilgisi olmadan gerçekleştirilmeyeceğini de biliyor.  Bu yüzden Natanz sabotaj girişimine ilk tepkide de İran yüzde 60'lık zenginleştirme haberini verdi.   Bu bağlamda İran Atom Enerjisi Kurumu başkanı Ali Ekber Salehi şöyle bir vurguda bulundu: "  İran'ın yüzde 60 kadar zenginleştirilmiş uranyum üretim kararı, meclisimizin yaptırımları kaldırma yönündeki stratejik adımı çerçevesinde idi. "

Başka bir ifade ile İsrail'in girişimleri Tahran'ı daha da azimli ve kararlı kıldı.

Son nokta ise,  İran İslam Cumhuriyeti'nin şimdiye kadar Batı Asya bölgesinde yeni savaşların baş göstermesini önlese de İran İslam Cumhuriyeti'nin savunma gücünden yola çıkarak İsrail'in girişimlerinin devam etmesi halinde yeni bir savaş meydana gelebilir. İşgal altındaki topraklarda bile bu husus göz önünde bulundurulmaktadır ve Netanyahu uyarılmaktadır.  Belki de Netanyahu mevcut sarsılmış durumdan kurtulmak için İsrail güvenliğini göz önünde bulundurmadan yeni bir savaş peşindedir.  Böyle olursa İsrail'in kaderi kendi elinde olmayacaktır.

Parstoday

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM