Nasrullah'ın Direniş Generallerine Suikast ile İlgili Açıklamalarının Yeni Boyutları

GİRİŞ: 15.01.2020 10:56      GÜNCELLEME: 15.01.2020 10:56
Rasthaber -  Lübnan Hizbullah Lideri Seyyid Hasan Nasrullah 12 Ocak günü konuşmasında terörist Amerikan hükümetinin Hac Kasım Süleymani ve arkadaşlarına yönelik suikastin yeni boyutları ve sonuçları ile ilgili açıklamalarda bulundu.

Lübnan Hizbullah Hareketi Lideri Nasrullah, Amerika hükümetinin Hac Kasım Süleymani'ye yönelik suikast düzenlemesinin en önemli sebeplerinden birinin de bu İslam İnkılabı Muhafızlar Ordusu Kudüs Kuvvetleri şehit Komutanının direniş eksenindeki  vahdet yaratıcı kişiliği ve işlevi olduğunu belirtti.

İşlev bakımından General Kasım Süleymani, 2000 yılında Lübnan'ın Güneyinin işgalci Siyonist Rejim güçlerinden kurtarılmasında önemli bir rol oynamıştı. Şehit Kasım Süleymani 2006 yılındaki 33 günlük savaşta da Lübnanlı mücadelecilerin yanında yer alarak Siyonist Rejimin yenilgiye uğratılmasında da önemli bir rol üstlendi. Bunlara ilaveten Kasım Süleymani IŞİD terör örgütü ile mücadelede, Suriye hükümetinin korunmasında ayrıca Irak toprak bütünlüğünün korunmasında da belirgin bir rol oynadı. Çünkü bu büyük direniş komutanı diğer direniş cephesi mücadelecileri yanında özellikle de Haşdi Şabi Örgütü başkan vekili ile beraber IŞİD ile mücadelede aktif bir rol oynadı.

Seyyid Hasan Nasrullah açısından Hac Kasım Süleymani karakteri ve performansı, İran, Irak, Lübnan ve Suriye'deki direniş grupları komutanları arasında kardeşçe ilişkilerin oluşmasına neden oldu. Lübnan Hizbullah Hareketi lideri tabirince Hac Kasım Süleymani bölgede direnişin bayraktarı olup askeri bir şahsiyetin mücahedesinin canlı bir örneği idi. Aslında Kasım Süleymani'nin sebebiyet verdiği bu direniş grupları arasındaki vahdet Siyonist Rejim ve Amerika'nın öfkelenmesine neden oldu.

Lübnan Hizbullah Hareketi Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrullah sözlerinin bir başka bölümünde de terörist Amerikan hükümetinin direniş generallerini şehit düşürme eyleminin sonuçları hususunda da açıklayıcı ve aydınlatıcı ifadelerde bulundular.

Bu cinayetin en öneli sonuçlarından biri de Hac Kasım Süleymani ve arkadaşlarının suikaste uğraması ile Amerika'nın gerçek yüzünün ortaya çıkması idi. Seyyid Hasan Nasrullah bu hususta şöyle bir açıklamada bulundu: " Her şeye rağmen son yıllarda Amerika bölgede kendini istikrar ve herkesin dostu gösterme çalışmalarına karşın Hac Kasım Süleymani şehadeti Amerika'nın hakikatini göstermiş oldu. Amerika bizim en büyük komutanlarımızı ve kardeşlerimizi bu kadar feci bir şekilde şehit ederek, büyük şeytan, taşkınlıkların kaynağı, sultacılık ve emperyalizmin başı olduğunu gösterdi. "

Bu cinayetin diğer bir sonucu da İran İslam Cumhuriyeti'nin Amerika'nın bu terör eylemine tepkisi idi. İran bu tepki çerçevesinde Amerika'nın Irak'taki en önemli üssü olan Ayn el Esed üssünü füzelerle tam isabetli bir şekilde hedef aldı. Bu çerçevede Lübnan Hizbullah Hareketi genel sekreteri Seyyid Hasan Nasrullah da tıpkı İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei gibi bu saldırıyı Amerika'ya atılan sadece bir tokat olduğunu söyledi.

Seyyid Hasan Nasrullah açısından bu tokat üç önemli mesaj içeriyordu. İlk olarak İran'ın Amerika mevzilerine saldırmaktaki cesaretini gözler önüne sermesi idi. İkincisi İran'ın askeri kabiliyetlerini belirginleşmesi ve üçüncüsü de Siyonistlerin İran'ın askeri gücünün farkına vararak İran ve direniş ekseni aleyhinde tehditler yapmaktan el çekmesi zarureti idi.

Seyyid Hasan Nasrullah'ın sözlerinin üçüncü bölümü ise Direniş Ekseninin stratejileri ile ilgili idi. Gerçekte Lübnan Hizbullah Hareketi genel sekreteri General Kasım Süleymani sonrası dönemin direniş ekseni stratejisini belirledi. Daha önce de İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei'nin de söylediği gibi Direniş Ekseninin stratejisi sert intikamdır. Bu ağır ve sert intikam stratejisi ise Amerikan askeri güçlerinin bölgeden çıkarılmasıdır. Seyyid Hasan Nasrullah da bu konuşmasında şöyle bir vurguda bulundu: " Amerika'nın cinayetine verilecek yanıt, tek bir operasyon halinde değil uzun bir süreç içerisinde Amerikan askeri güçlerinin bölgeden atılmasına yol açacak bir süreç halinde olacaktır."

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM