Mezhep Ayrımcılığı İle Mücadele Etmeli

GİRİŞ: 22.05.2021 10:30      GÜNCELLEME: 22.05.2021 10:30
Rasthaber -  Filistin’e yönelik Siyonist saldırganlığın arttığı bu günlerde bazı çevreler tarafından yeniden alevlendirilmeye çalışılan mezhepsel kavgaya en güzel cevap araştırma raporundan geldi. UGSAM, hazırladığı son raporunda, her iki ülkenin mezhep ayrılığı ile mücadele etmeleri gerektiğinin altı çizilirken, bunun ümmetin birlikteliği açısından oldukça önemli olduğu belirtildi.

Anadolu Gençlik Derneği (AGD) bünyesindeki Uluslararası Gençlik Strateji Araştırma Merkezi (UGSAM) son dönemlerde kimi çevreler tarafından yeniden kaşınmaya başlayan mezhep tartışmaları ile ilgili hazırladığı “Son Dönemde Türkiye-İran İlişkilerinin Seyri” raporunda dikkat çeken değerlendirmelerde bulunuldu. İki ülkenin dış politika anlayışlarının analiz edilmesi ile başlanan raporda, “Her iki ülke için hayati öneme sahip olan bu ilişkilerin durgunluğunu sürdürebileceği şüphe konusudur. Çünkü aynı coğrafyada birbiriyle sınırdaş olan iki ülke de bölgesel hatta küresel anlamda etkinliğini artırma çabasındadır. Buna Osmanlı ve Safevi Devletleri arasında yıllar süren güç mücadelesi de bir anlamda tanıklık eder. Kısacası bölge iki devlete dar gelmiştir” değerlendirmesinde bulunuldu.

SİYONİST İŞGAL İKİ ÜLKEYİ YAKINLAŞTIRMIŞTIR

Siyonist İsrail’in Filistin’e işgal girişimlerinin Türkiye ile İran’ı birbirlerine yaklaştıran önemli bir etken olduğuna dikkat çekilen raporda, “Her ne kadar Türkiye, Filistin konusunda İsrail ile ilişkilerinden vazgeçmeme çabasındaysa da birkaç ay önce İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz’ın yaptığı ‘Filistin meselesinde Türkiye’nin İran ile birlikte hareket ederek meselenin çözümünü engellediği’ açıklaması Türkiye’nin bölgedeki rolünü ortaya koymaktadır” ifadelerine yer verildi. Türkiye-İran ilişkilerinin İslam ümmeti açısından büyük önem arz kaydettiği belirtilen raporda, “Türkiye ve İran’ın ilişkileri aslında İslam dünyasının mezhep ayrılığı ile doğrudan bağlantılıdır. Türkiye Sünnilerin bir temsilcisi, İran da Şiilerin temsilcisi olarak ikili ilişkileri olumlu bir yönde geliştirdikleri ve bunun ardından mezhep ayrılığı ile mücadele ettikleri takdirde ümmetin birliği açısından oldukça ümit verici gelişmeler yaşanacaktır” denildi.

ÜMMET BAZINDA İRAN ALGISINDA BİR DEĞİŞİKLİĞE İHTİYAÇ VARDIR

Türkiye ve diğer Sünni ülkelerin kamuoylarındaki İran algısının mezhep kavgasının ortadan kaldırılması konusunda önemli olduğunun vurgulandığı raporun sonunda şunlar kaydedildi: “Söz konusu algı nedeniyle Şiilerin merkezi durumundaki İran’a mezhep dolayısıyla olumsuz duygular beslendiği doğrudur. Bu duygulardan dolayıdır ki ‘İrancı’ kavramı Sünni Müslümanların literatürüne yerleşmiştir. Bu algılar ve bunlardan dolayı oluşan duygular, kamuoyu için bir bahane konumundadır. Çünkü İslam Devrimi’nden önce İran’ın Şii olması kimse tarafından umursanmamıştır. Etnisitenin de burada büyük bir ehemmiyeti yoktur. İran topraklarındaki Türk nüfusunun çokluğu bilinmektedir. Bu yüzden ümmet bazında İran algısının bir değişime ihtiyacı vardır. Kısacası ümmetin birliğine en büyük engel olarak öne çıkan mezhep kavgasının yegâne çözümü, hem Türkiye’nin hem de diğer İslâm ülkelerinin İran’la olan siyasi ve kültürel ilişkilerini bir kez daha gözden geçirmesinde yatmaktadır.”


UGSAM Raporu

 

milligazete

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM