Kudüs’ü Savunmak...Niçin ve Nasıl?

GİRİŞ: 20.05.2020 15:06      GÜNCELLEME: 20.05.2020 15:06

Rasthaber -  İnsanlığın atası Adem (s)’den bu yana tarih şeridi dediğimiz zaman süreci “hak-batıl” mücadelesinin sahnesinden başka bir şey değildir. Olup biten her şey bundan ibarettir. Gerek şahsiyet ve gerekse tür olarak Adem (s) ile İblis arasında yaratılış anında başlayan “hak-batıl” mücadelesi “Kabil”in ilahi öğretiden saparak “Şeytan”a tabi olması ile “Ademoğulları” arasında bir mücadeleye dönüştü. Önce “Habil ve Kabil”in şahsında mana kazanan “hak-batıl” mücadelesi binlerce yıllık insanlık tarihi boyunca müşahhas şahsiyetler eliyle yeryüzünde somut ve pratik bir mücadele olarak yürümüştür. İbrahim Nemrut’a, Musa Firavun’a, Muhammed Ebu Süfyan’a karşı..

Kur’an-ı Kerim’de “batıl”a karşı mücadeleleri kıssa edilen tüm Peygamberlerin (s) mücadele sahneleri Ortadoğu’dur. Cenab-ı Allah’ın son ilahi kitapta “insan”a yol göstermek için öğütlediği kıssaların tümünün “Ortadoğu”dan seçilmiş olması da besbelli ki başlı başına bir dikkat çekme ve öğüttür. “Hak-batıl” mücadelesi karakterini bu coğrafyada kazanmıştır ve nihayetinde bu coğrafyada hesaplaşacaklardır. Eğer tarihi doğru okursanız zamanınızı doğru anlamlandırırsınız. Ve zamanınızı doğru çözümlerseniz geleceği doğru kurgularsınız!


Yazının devamı için tıklayınız



YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM