Kral Selman'ın İran'ın Gücü Karşısında Öfkesi

GİRİŞ: 25.09.2020 09:48      GÜNCELLEME: 25.09.2020 09:48
Rasthaber -  Suudi Arabistan Kralı Selman Bin Abdulaziz, sanal olarak düzenlenen BM Genel Kurul Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, İran'a karşı tekrardan ibaret olan iddialarını yineledi.

Kral Selman İran'a yönelik suçlamalarda Yemen savaşı üzerinden Suudi Arabistan'a saldırmak, terörizmi desteklemek, bölgesel barış ve istikrarı tehlikeye sokan silah geliştirmek ve Suudi Arabistan ile dostluğu reddetmek gibi iddialarda bulundu.

Kral Selman'ın konuşmasında 3 gizli nokta ve mesaj göze çarpar.

Birinci mesaj, Suudi Arabistan’ın, İran’ın bölgesel gücü ve bölgede güç dengesinin İran'ın lehine değişmesinden derin öfke duymasıdır. Bu öfke, Suudi Kral'ın geçtiğimiz yıllarda Riyad'ın İran'a barış elini uzatarak Tahran ile ilişki kurmak için olumlu etkileşim içinde olduğu iddiasından anlaşılır.

Suudi Arabistan 2016 yılından beri İran ile diplomatik münasebetlerini kesip, hatta bazı Arap ülkelerine Tahran ile ilişkilerini kesmek için baskı uyguladığı bir dönemde, Kral Selman, İran'a barış ve dostluk eli uzattığını ileri sürüyor.

Kral Selman'ın sözlerindeki ikinci mesaj ise, çok sayıda ülke yetkileri özellikle Batılı yöneticilerin yoğun eleştirilerine maruz kalan ABD yönetimini desteklemesiydi. Muhtelif ülkelerin yetkilileri BM 75. Genel Kurul Toplantısındaki konuşmalarında açık veya zımni olarak ABD yönetiminin tek taraflı eylemlerini ve uluslararası kuralları görmezden gelmesini eleştirdiler.

Anlaşılan Kral Selman dünkü konuşmasıyla, ABD'ye yöneltilen yoğun eleştirileri, İran'a yönlendirmeye çalıştı.

Kral Selman'ın konuşmasındaki 3. mesaj ise, Suudi Arabistan'ın Yemen savaşında yenilmesiydi.

Suudi Arabistan mart 2015'te Yemen'e karşı savaş başlattı, ancak 66 aylık bir süreden sonra savaşı kazanmadığı gibi pratikte Yemen bataklığına saplanmış ve fakir Arap ülkesi Yemen'in içinde bazı gruplar ve güçlerin kendi safında savaşmasına rağmen yenik düşmesinden kaynaklanan siyasi onur ve haysiyeti sorgulanıyor.

Kral Selman'ın İran'ın eylül 2019'da Suudi Arabistan'ın petrol tesislerine saldırdığı ve balistik füzeleri ve İHA'larla Suudi Arabistan'ı hedef almaya devam ettiğine dair iddiası da, her şeyden ziyade Riyad'ın Yemen'e karşı savaşta yenilgisini kabul ettiğini teyit eder niteliktedir.

Kral Selman'ın açıklamaları, 3 açıdan ciddi şekilde eleştiriye açıktır ve sırf bir medyatik iddia sayılmaz.

Her şeyden önce Kral Selman, İran'ın silah geliştirmesine engel olunmasını istedi. Kuşkusuz İran, Batı Asya bölgesinde ne silahlanma yarışmasını başlatmış, ne de bu yarışmayı olumlu karşılıyor. İran İslam Cumhuriyeti sırf kendi savunma ihtiyaçları oranda silah üretiyor, ancak Al-i Suud, dünyada en büyük ikinci silah ithalatçısıdır öyle ki başta ABD olmak üzere Batı silahlarının deposu haline getirmiştir.

İkincisi, Kral Selman'ın Beyrut'taki patlamanın Hizbullah'ın Lübnan üzerindeki kontrolünün sonucu olduğunu görüp, Hizbullah'ın silahsızlanmasını istemesiydi.

Galiba Suudi kralı, Amerika ile birlikte Lübnan'ın iç işlerine karışarak bu ülkedeki gösterileri organize etmeleri sonucu hükümetin kurulamadığını unutmuştur. Hatırlanacağı üzere Hizbulalh'ı Lübnan'ı istikrarsızlaştırmakla suçlayan Kral Selman'ın oğlu Muhammed kasım 2017'da Lübnan'ın o dönemi başbakanı Saad Hariri'yi Riyad'da rehine alarak, onu istifa etmeye zorlamıştır.

Üçüncü konu da, Kral Selman'ın bağımsız Filistin hükümetinin kurulmasını desteklemesiydi. Oysa herkes, Suudi yönetimin BAE ve Bahreyn'in işgal rejimi ile ilişkileri normalleştirmesini desteklediğini biliyor. Çünkü Riyad'ın izni ve onayı olmadan bu ülkeler asla işgal rejimi ile normalleşmeye doğru adım atamazlar./

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM