İran ve Irak Milletlerinin Emperyalizmle Mücadelesi

GİRİŞ: 25.01.2020 18:59      GÜNCELLEME: 25.01.2020 18:59
Rasthaber -  Irak halkının dünkü milyonluk yürüyüşü, ABD'nin bu ülkeye, parlamentonun Amerikan askerlerinin Irak'tan çıkarılması kararını onaylaması halinde yaptırım uygulayacağı tehdidinin kendi bağımsızlığı ve ulusal egemenliğini korumaya çalışan ülkeler ve milletlerin iradesini etkilemeyecek kadar çürük araçtan ibaret olduğunu ortaya koydu.

İran Milli Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Ali Şemhani dün Irak yüksek dini mercliği, parlamentosu ve kahraman halkına hitaben yayınladığı mesajda, Irak halkının Amerikan karşıtı milyonluk yürüyüşünü takdir ederek, Irak halkının Amerikalıları bölgeden çıkarmada öncülük yaptığını söyledi.

Şemhani, “Iraklılar tarafından düzenlenen milyonluk gösteri, Washington'un Amerikan askerlerini sınır dışı etme yasası uygulandığı durumunda ABD'nin Irak’ı boykot etme tehdidinin, bağımsızlıklarını ve ulusal egemenliklerini korumak isteyen devletlerin ve ulusların iradesini etkileyemeyecek çürük bir araç olduğunu gösterdi” ifadelerinde bulundu.

Batı Asya tarih boyunca birçok iniş çıkışı yaşamıştır. Bu tecrübe, sömürgecilerin "böl parçala hükümet et" politikaları döneminden 21. yüzyılındaki modern sömürgecilik dönemine kadar uzun geçmişi içeriyor. Irak milletinin kaderi de işte bu tarihi tecrübeler doğrultusunda olmuştur.

Amerikalılar, 2003 yılında Irak'ı işgal ettikten sonra, kendi çetrefil planlarını hayata geçirmek için yüklü paralar harcadılar. Bu bağlamda ilk adım olarak,  Paul Bermer'i Irak'tan sorumlu yönetici olarak atadılar. Bermer 11 mayıs 2003'ten haziran 2004'e kadar Irak'ın yöneticisi oldu. O tarihten itibaren ABD, askeri varlığına paralel olarak "kültürel-toplumsal" sızmayı planlayıp, uygulamaya çalıştı.

Amerikalılar, Irak'taki siyasi, askeri ve ekonomik alanlardaki gelişme sürecini, kendi bölgesel amaç ve projeleri doğrultusunda yönetmeye çalıştılar, ancak bunda başarı olamadılar.

Aslında ABD'nin en büyük hatası, bölge milletlerinin devrimci maneviyatını görmezden gelmesidir. Amerikalılar defalarca milletlerin tarihi ve mücadelesi hakkında doğru bilgi ve anlayış sahibi olmadıklarını göstermişler, bu bilgisizlik her daim Amerikalılar için büyük bir zayıf noktası olmuştur. Irak milletinin mücadele tarihi için de aynı ilke geçerlidir.

Irak halkı 1920’de ülkelerinin İngiliz güçlerce işgal edilmesine karşı ayaklandı. Ayaklanma ilkin Bağdat’ta başladı ve daha sonra hızla Kerbela ve diğer bölgelere yayıldı ve 10 sene sonra yani 1932 yılında Irak, İngiltere'nin mandası altından kurtularak, bağımsızlığına kavuştu.

ABD, 2003 yılında Baas rejimini devirmek için Irak'a girip, bu ülkede 15 askeri üs kurdu ve Iraklı siviller ve askerleri katledip, yaraladı ve en son olarak Bağdat'ta Haşdi Şabi Komutan Yardımcısı Ebu Mehdi el Mühendis'e suikast düzenledi. ABD, Irak'a girdiğinden beri her daim bu ülkenin egemenliğini ihlal etmiştir.

İşte bugün tarih yeniden tekrarlanıyor, 1920 yılında İngiltere'nin askeri varlığına karşı ayaklanarak, İngilizler'i kendi topraklarından çıkarmayı başaran Irak halkı bugün ABD'nin askeri varlığına karşı ayaklanmıştır.

Bugün ABD'nin yaşadığı geçmişteki derslerin tekrarı niteliğindedir, artık bölgede, mütecaviz yabancılar için bir yer yoktur.

İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei Tahran'da son sıralardaki Cuma Namazı hutbelerinde verdiği vaazda, ABD'nin Kudüs Gücü'nün büyük  Komutanı Korgeneral Kasım Süleymani ve Haşdi Şabi'nin cesur komutanı Şehit Ebu Mehdi el-Muhedis'e  suikast düzenleme amaçlarına dikkat çekerek, onların Irak'taki kendi kötü hedeflerine ulaşmak için Irak'ta iç savaş ve fitne çıkarıp, sonunda ülkeyi parçalamak, dindar, mücahit ve yurtsever güçleri ortadan kaldırmak peşinde olduklarını beyan etti.

Irak parlamentosunun Amerikan askerlerinin bu ülkeden çıkarılması kararı üzerinden bir aydan az bir süre geçerken Irak halkı ikinci kez ayaklanarak, dün Bağdat'ta milyonluk  yürüyüşte ABD'den nefret haykırışlarını dünyaya ulaştırmış oldular.

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM