İran Protestoları ve Devletin Karşı Önlemi

GİRİŞ: 24.11.2019 09:24      GÜNCELLEME: 24.11.2019 09:24
Rasthaber -  İran’da 15 Kasım 2019 tarihinde benzin fiyatlarına yapılan zammın ardından sokaklar hareketlendi. Neredeyse ülkenin tamamına yayılan gösteriler protesto eylemlerinden şiddet eylemlerine dönüştü.

Eylemlerin başlaması ile birlikte internet erişimi kapatıldı ve eylemlerin provoke edilmesinde yönlendirici oldukları iddiası ile güvenlik güçleri toplu gözaltılar yaptı.

Gösteriler yaklaşık bir hafta içerisinde sona erdi ve hayat İran’da normale döndü.

Yaşanan bir haftalık süreçte alınan önlemler Tahran yönetiminin sürece hazırlıklı olduğunu ortaya koydu.

İran’a sıçraması beklenen ve haftalardır devam eden Lübnan ve Irak’taki uzun soluklu eylemsellik İran’a da sıçradı. Ancak ömrü saman alevi gibiydi.

ABD EYLEMLERİN NERESİNDE

Olayların sosyo-politik ve sosyo-ekonomik unsurlarının iç ve dış dinamikler doğrultusunda ele alınması yapılacak değerlendirme bakımından oldukça önemlidir. Önümüzdeki tabloya bakıldığında ABD’nin İran için hedefi, her ne kadar aksini iddia etseler de, açıktır.

Amerikan yönetimi bölgede planlarını bozan bir devlet olarak gördüğü İran’da bir rejim değişikliği ya da varolan rejimin kendisine teslim olmuş “müttefik” bir yönetime dönüşmesini arzu etmektedir.

Yakın tarihimizde bölgede vekil güçler üzerinden yapılan mücadelenin kazanan tarafı ABD olamamıştır.

Yemen, Suriye, Filistin ve Irak’ta sahada yaşanan sürecin kazananı açıktan İran olarak ilan edilmese de kaybedenin İran olmadığı ortadadır.

Geri çekilme de dahil, çeşitli plan ve strateji değişiklikleri ile kendine yeni alanlar kazanma çabasında ısrar eden ABD, İran’a karşı askeri bir seçenekte başarılı olamayacağını bilmektedir.

Bütün bu gerçeklikleri gören ABD, İran’a karşı kullanılacak en etkili silah olarak ekomomiyi seçti. Plana göre ambargolardan bunalan halk sokağa çıkacak ve sokak eylemleri Tahran yönetiminin teslim olmasını sağlayacaktı.

KAOS PLANI DEVREYE SOKULDU

Amerikan Başkanı Trump, İran ile imzalanan Nükleer anlaşmadan çekildiklerini ilan etmesi ile birlikte İran’ı hedef alan yeni ambargoları devreye soktu. İran tarihte görülmemiş bir ambargo saldırısına maruz kaldı. İran ekonomisini hedef alan ambargolar sokaktaki vatandaşı doğrudan etkilemeye başladı. Artan enflasyon ve döviz kurları ile birlikte hayat İranlılar için daha da zorlaştı.

Ülke yöneticileri krizi “Milli Direniş Ekonomisi” modeli ile göğüslese de, yaptırımların halka yansımasının önüne geçemedi. Her geçen gün ağırlaşan yaptırımlar toplumun da tahammül gücünü zorlar hale geldi.

Benzine yapılan zam beklenen protestoların fitilini ateşledi, halkın geniş bir kesimi bu kararı olumsuz karşıladı ve zam kararı için protestolar başladı.

Ülkenin nerdeyse tamamına yayılan protesto gösterileri belli odaklarca provoke edildi. İnternetin yani anlık haberleşmenin kapalı olmasına rağmen hemen her şehirdeki eylem tarzı ve hedef alınan noktalar aynı idi. Banka şubeleri, benzin istasyonları, belediye otobüsleri, ambulanslar, polis araçları ve merkezleri, pasajlar, dükkanlar, kütüphaneler ateşe verildi.

ABD ve İsrailli yöneticilerin sahiplendiği eylemciler kamuya ve vatandaşlara ait malları hedef aldı.

DEVLET HAZIRLIKLIYDI

Benzin zammı protestoları, İran yönetiminin karşısında olan bütün grupları harekete geçirdi; etnik ayrılıkçı örgütler olan Ahvaz Kurtuluşu Örgütü, PJAK ve İKDP, Halkın Mücahitlleri Terör Örgütü, Saltanat yanlısı Pehleviciler halka sokağa çıkma çağrısı yaptı.

İngiltere’de yayın yapan, ABD ve Suudi Arabistan sermayeli TV kanalları; Iran International, Manoto TV’i ve BBC Farsça da bu çağrıların İranlılara ulaşması için yoğun mesai harcadılar.

İran güvenlik güçlerinin şiddet eylemlerinin başlaması ile birlikte halka yaptığı ‘kendinizi provokatörlerden ayırın’ uyarısının halkta karşılık bulduğu söylenebilir.

Ayrıca güvenlik güçlerinin şiddet eylemlerini yöneten isimlere yaptığı toplu gözaltılar ve internet erişiminin ülke genelinde kısıtlanması da devletin eylemleri beklediği ve buna hazırlıklı olduğu görüşünü desteklemektedir.

Sonuç olarak planlanan senaryonun tutmadığı açıktır.

İRAN İSTİHBARATININ ‘AMEDNEWS’ OPERASYONU

İran İstihbaratı ve güvenlik güçlerinin eylemlere hazırlıklı olduğunu ve provokasyonu etkisiz hale getirmek için haftalar öncesinden düğmeye bastığını söylemek mümkün.

2017 Aralık ayında başlayıp ülke sathına yayılan eylemlerde en etkili rolü telegram kanalı “Amednews” üstlenmişti. İran’da milyonlarca takipçisi olan bu kanala İran’ın WikiLeaks’i diyebiliriz. Yayınladığı belgelerin devlete ait olduğunu iddia eden bu kanal, kendi iddiasına göre “devlete ait yazışmaları, toplantı tutanaklarını, toplantılardan ses kayıtlarını” sistematik bir şekilde paylaşmaktaydı. Kanal 2017 Aralık ayında başlayan eylemlerde, polise nasıl mukavemet gösterileceği, motorlu polislerin nasıl etkisiz hale getirileceği, basit saldırı silahlarının nasıl yapılabileceği, gaz ve sis bombası yapımı vb. konularda bir çok paylaşım yapmış ve paylaşımları eylemcilerde karşılık bulmuştu. “Amednews” söz konusu eylemlerde, kent kent gösteri yeri ve saati gibi buluşma noktalarını belirterek eylemleri etkili bir şekilde yöneten bir rol üstlenmişti.

Son eylemlerde etkili bir silah haline dönüşen “Amednews” sahada yoktu. Fransa’da yaşayan kanalın sahibi ve yöneticisi Ruhullah Zem İran istihbaratının özel operasyonu ile Ekim ortalarında yakalanmış ve Tahran’a getirilmişti. İran istihbaratının “Amednews” operasyonunun hayati önem taşıdığı ve son eylemlerin başarısızlığa uğratılmasında önleyici olduğu akıllarda kalmalıdır. Tahran’da yapılan yorumlarda Amednews’in erişilebilir olmamasının eylemlerin seyrinin değişmesinde büyük öneme sahip olduğu yorumları yapılmaktadır.

KARŞI PROTESTOLAR

İran’da, dünya basınının görmezden geldiği karşı eylemler de başladı.

Mazenderan, Tebriz, Tahran, Meşhed, Erdebil, Gilan, Zencan, Lorestan, Gülistan, Sistan ve Beluçistan, Kum, Şiraz, Kerman gibi büyük kentler başta olmak üzere ülkenin hemen her kentinde halk şiddet eylemlerini kınamak ve devrime bağlı olduklarını ilan etmek için sokaklara çıktı. Eylemciler, provokasyon gösterilerinin arkasındaki güç olarak ABD ve İsrail’i işaret etti.

Yakup Aslan / Aydınlık /Tahran

 

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM