Irak’taki Sorunun Kökleri ve Çözüm Yolları

GİRİŞ: 11.11.2019 20:33      GÜNCELLEME: 11.11.2019 20:33
Rasthaber -  Irak’ta enflasyon, işsizlik, yolsuzluk, açlık, fakirlik, hortumlama, rüşvet gibi ekonomik sorunlardan kaynaklanan itirazların önüne geçilemiyor. 
Bakan yolsuzluk yapıyor, memur rüşvet yiyiyor, hakim hukuku uygulamıyor, siyasetçi koltuğunu korumak için hakkı söylemiyor, iş yok, aş yok. Halk bu gibi sorunları hükümetin çözmesini bekliyor.
Herkes halkın haklı itiraz ve protestolarını destekliyor, protestocuların haklı olduğunu söylüyor. Dış güçlerin mudahalesine dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor. Ama kimse çare üretemiyor.
Birileri çıkıp bu durumu  suistimal ediyor ve protestoların ve itirazların yönünü farklı yöne çeviriyor. 
Bir taraftan Irak‘ın siyasi, ekonomik, kültürel ve hukuk sorunları siyasi çekişmelerin girdabında kaybolmuş, diğer taraftan Irak‘ın çarpık siyasi yapısının bu sorunları doğurduğunu kimse görmek istemiyor.
Irak’ın siyasi yapısı etnik ve mezhebi gruplara göre şekillendirilmiştir. Cumhurbaşkanı Kürt, başbakan Şii ve parlemento başkanı Sünni olacak şekilde planlanmıştır. 
Amerika dayatması bu çarpık siyasi yapı sadece yasama, yargı ve yürütme erkinde değil bütün alanlarda yapılmaktadır; askeriyede, emniyette, bakanlıklarda, elçiliklerde, üniversite görevlilerinde, müdürlerde, ekonomik kurumlarda, bankalarda. Bütün kamu alanlarında bu yapı uygulanmaktadır. 
Halkın bu durumdan rahatsızlık duyması, huzursuz olup ayaklanmasının asıl sebebi bu çarpık siyasi yapının doğurduğu ekonomik sorunlardır. Birileri de gelip bu durumu kötüye kullanıp bulanık sudan balık avlayacaktır elbet.
Amerika, kuklası Saddam’ın başında bulunduğu Baas rejimini devirdiğinde Irak halkı bayram yapıyordu, Irak’a hakim kıldığı bu çarpık siyasi yapının neler getireceğini göremeyen halk, maslahat icabı susan siyasetçiler, kerhen de olsa onaylayan dini otoriteler bu günleri hesaplamaları gerekirdi. 
Irak’ta Şii siyasi ve dini otoritelerin nüfuzunun güçlü olduğu düşüncesinin bir gerçekliği yoktur. Nüfuzu kabul edilirse de ancak fıkhi ve ibadi alanda geçerlidir. Siyasi ve idari alanda sanıldığı kadar bir etkileri yoktur. 
Amerika Irak‘a hala hakim, bazı küçük menfaatlerden vazgeçmesi Amerika’nın çekildiği düşüncesini doğursa da Amerika‘nın Irak’daki nüfuzunu şu şartlarda yok etmek mümkün değildir. 
ABD'nin çıkarları tehlikeye düşerse Irak‘ın karışması kaçınılmaz olacaktır. 
Irak’taki bu ayaklanma aslında büyük bir fırsata dönüştürülebilir; dini, siyasi, akademik ve askeri gruplar bir araya gelerek ortak aklı kullanıp esaslı bir değişikliğe gidebilir.

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM