Bolivya Devlet Başkanı'nın Filistin Davasını Desteklemesi

GİRİŞ: 02.11.2020 17:58      GÜNCELLEME: 02.11.2020 17:58
Rasthaber -  Bolivya’da solcu partinin Devlet Başkanlığı seçimlerini kazanmasının ardından seçilmiş Devlet Başkanı Luis Arce, ülkesinin tüm uluslararası ve iç çevrelerde Filistin meselesini destekleyeceğine vurgu yaptı.

Filistin'in Bolivya Büyükelçisi Muhammed el Alvani'yi kabul eden Bolivya’nın seçilmiş Devlet Başkanı Luis Arce, Sucre yönetiminin  tüm uluslararası ve iç çevrelerde Filistin meselesini destekleyeceğini ve Filistin ile muhtelif alanlarda işbirliği yapacağını bildirdi.

18 Ekim tarihinde Bolivya'da düzenlenen Devlet Başkanlığı seçimlerini, “Sosyalizme Doğru Hareket Partisi” adayı Luis Arce seçmenlerin yüzde 52 oy oranı ile seçimleri kazanan kişi oldu.

Bolivya'nın eski Devlet Başkanı Evo Moralles ve partisi, yıllar boyunca Filistin ülkülerini savunarak, gasıp İsrail'in Filistinlilere karşı zalimce politikalarını eleştirdi. Cumhurbaşkanı Arce, halefi Morales'e yakın isimlerden biridir.

Morales dahil Latin Amerika'nın solcu liderlerinin anti emperyalizm politikaları, bu bölgenin solcu ülkelerinin her daim ABD'nin gizli veya açık baskına maruz kalmasına yol açmıştır, nitekim, Bolivya'da askerler ABD'nin desteğiyle yumuşak bir darbe ile Morales'i iktidardan uzaklaştırdı.

Bu olaydan uzun bir süre, geçici Devlet Başkanı olarak Jeanine Anez  muhafazakar ve radikal bir yaklaşım ile ülkeyi aylarca yönetti. Evo Morales'in aksine Anez, ABD'ye dostluk eli uzatıp, ABD'nin politikalarını izliyor.

Emperyalizm karşıtı ülkülerine bağlı kalan Latin Amerika'nın bir başka ülkesi de Venezuela'dır. ABD bu yüzünden muhtelif entrikalarla solcu Nicolas Maduro'yu iktidardan uzaklaştırmaya çalışmakta.

Latin Amerika'da solcu partilerin düşüşü, ABD ve işbirlikçilerinin nüfuzu için zemin sağlayacak. ABD, Siyonist rejim gibi en yakın müttefiği için başka ülkelerin destek ve yardımına ihtiyaç duymakta. Bu nedenle, işgal rejimi İsrail'in politikalarını desteklemek, Latin Amerika ve Afrika ülkeleriyle ilişkilerinde ABD için önemli eksenlerden biri sayılıyor.

ABD'nin büyükelçiliğini Tel-Aviv'den işgal altındaki Kudüs'e taşınması ve Araplar ile İsrail ilişkilerini normalleştirme çabaları, ABD'nin son senelerde Siyonist rejimi desteklemek için takip ettiği önemli politikalar arasında yer almakta. Bu doğrultuda, ABD, muhtelif ülkelerin desteğini almaya ihtiyaç duymakta. Ancak bu politika Latin Amerika ülkeleri ve dünyadaki azadeler tarafından her daim tel’in edilmiştir.

Büyük kısmı, sömürge dönemini tecrübe eden Latin Amerika ülkeleri, yıllardır, zulüm ile mücadele ve adalet arayışını kendi politikalarının ekseni haline getirmiş ve bu bağlamda her daim Filistin ülkülerini savunmaktalar.

Kanadalı hukuk uzmanı Edward Corigen, Filistinlilerin topraklarının gasp edilmesinin uluslararası hukukun açık ihlali olduğunu belirterek, İsrail'in ırkçı bir rejime dönüştüğünü belirtti.

Ancak bölgedeki bazı ülkeler, işgal rejiminin Filistinlilere karşı zülüm ve cinayetlerini görmelerine rağmen Washington'un politikaları doğrultusunda Siyonist rejim ile ilişkilerini normalleştirmeye çalışmakta ve İsrail rejiminin Filistinlilere yönelik cinayetlerini görmezden gelmekteler.

Bu ülkeler aslında Filistinlilerin hakları ve kanını çiğneyip, mevki-makam düşkünlüğünden kaynaklanan menfaatlerine öncelik tanımaktalar.

BM Batı Asya İnsan Hakları Uluslararası Komitesi Komiseri Heysem Ebu Said, İsrail'in anlaşmalar konusunda sahtekarlık yaparak  Filistinlileri bastırma politikasına devam ettiğini vurguladı.

ABD ve İsrail'in bu rejimin Filistinlilere karşı cinayet ve zulümlerinin örtbas etme çabalarına rağmen, dünyadaki azade milletler yaşananları görmektedir. Latin Amerika'da Bolivya'nın seçilmiş Devlet Başkanı dahil solcu yetkililerinin açıklamalarını da bu doğrultuda değerlendirmek gerekir./

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM