Bölgesel Direniş Cephesinin Almanya'nın Hizbullah Kararına Tek Vücut Olması

GİRİŞ: 03.05.2020 09:30      GÜNCELLEME: 03.05.2020 09:30
Rasthaber -  Batı Asya bölgesindeki Direniş Ekseni tek vücut bir yaklaşım içerisinde Almanya hükümetinin Lübnan Hizbullah Hareketini terör örgütü olarak adlandırma girişimini kınadı.

Almanya içişleri bakanlığı  geçen Perşembe günü  Lübnan Hizbullah Hareketini  terör örgütü olarak adlandırarak bu hareketin Almanya topraklarındaki faaliyetlerini yasakladı. Almanya içişleri bakanlığının bu kararı ise bölgede direniş ekseninin tek vücut olarak tepki göstermesine neden oldu.

Batı Asya bölgesinde direniş gruplarının vurgu yaptığı eksen konu ise Almanya hükümetinin de Amerika ve Siyonist Rejim İsrail ile Lübnan Hizbullah Hareketi aleyhinde koordineli hareket etmesidir  Son aylarda  Amerika hükümeti özellikle de Donald Trump'ın inisiyatifi ile Avrupalı ülkeleri  İran İslam Cumhuriyeti ve direniş grupları aleyhinde girişimlerde bulunmalarına ısrar edip onları baskı altında bıraktı.  Gerçekte Almanya içişleri bakanlığının bu girişimi de Avrupa Birliğinin sadece makro düzeyde değil  mikro siyasetleri ve mikro düzeyde de Amerika siyasetlerine bağlı olduğunu Amerikanlara boyun eğdiğini göstermiş oldu.

Bu doğrultuda Yemen İletişim Bakanı ve Yemen Ulusal Kurtuluş Hükümeti sözcüsü  Dayfullah El Şami  ise şöyle bir açıklamada bulundu:" Bu zalimane karar direniş hareketlerini hedef alan Amerika ve Siyonist Rejim İsrail'in dikte etmeleri ve ısrarı ile gerçekleştirildi. "

Batı Asya  bölgesi direniş ekseni güçleri ve hareketlerinin vurgu yaptığı ikinci önemli husus ise Almanya hükümetinin Siyonist Rejim İsrail cinayetlerine destek çıkmasıdır.  Avrupalı ülkeler  özellikle de son bir yılda  göstermelik yaklaşımlar içerisine girip Amerika ve Siyonist Rejim İsrail'in Filistin ve Suriye aleyhindeki siyasetlerine karşı çıkmıştır. Bu çerçevede Almanya hükümeti Suriye'nin Golan bölgesinin ve Filistin'in Kudüs şehrinin işgal topraklarına ilhak edilmesine sözde karşı çıkmıştır. Bu doğrultuda Filistin İslami Direniş Hareketi-HAMAS sözcüsü  Hazım Kasım ise bir bildiri yayımlayarak   Almanya'nın bu kararının işgalcilerin tarafını tutmanın açık göstergesi olduğunu  söyledi. Öyle işgalci güç ki  hala Arap milletleri aleyhindeki tacizci ve saldırgan siyasetlerine ve terör sürecine devam etmektedir.

Bölgedeki direniş güçlerinin gösterdiği tepkilerin önemli bir bölümü de Almanya hükümeti içişleri bakanlığının bu girişimine tehdit eksenli bakıştı.  Almanya hükümetinin bu girişimi  özellikle de Amerika başkanı Donald Trump'ın ırkçı Yüzyılın Anlaşmasını 28 Ocak 2020'de tanıtmasının ardından  Siyonist Rejim İsrail'in Filistinliler aleyhindeki  cinayetlerini arttırmaya yol açacaktır ve Siyonist Rejimi Avrupa açısından da kaygılarını giderecektir.  Böylece cinayet süreci iyice şiddetlenecektir.  Burada önemli olan nokta  Almanya hükümetinin kararının Siyonist Rejim İsrail'in Batı Şeria'nın bazı kısımlarını işgal topraklarına ilhak etme kararı ile paralel alınmasıdır. Siyonist Rejim bu kararını Temmuz'dan hayata geçireceğini bildirmiştir.  Buna esasen Filistin İslami Cihat Hareketi de bir bildiri yayımlayarak Almanya  hükümetinin Hizbullah ile ilgili kararının Batı Asya bölgesinin istikrarı ve güvenliği için sürekli bir tehdit oluşturacağını belirtti.

 Bu olayın dördüncü boyutu da Almanya hükümeti içişleri bakanlığının bu girişiminin  Lübnan Hizbullah Hareketinin Batı Asya bölgesindeki etkinliğine itirafın göstergesi olmasıdır   Lübnan Hizbullah Hareketi özellikle de son on yılda  bilhassa Suriye'de terörizm ile mücadelede belirgin bir rol oynadı ve bu sahada önemli aktörlerden biri haline geldi. Lübnan Hizbullah'ı Suriye'de terörizmin yenilmesi ve bu ülkenin toprak bütünlüğünün korunmasında yapıcı bir role sahipti. Bu da  Almanya dahil Batılı ülkelerin bölgedeki çıkarları ve siyasetlerine ters düşmekteydi. Batılı ülkeler bölgedeki kriz sürecinde hep Suriye hükümetinin düşmesini istediler.  Bu doğrultuda ise Suriye dışişleri bakanlığı  bir bildiri yayımlayarak  Almanya hükümetinin bu girişimini Hizbullah'ın boynuna takılan bir onur madalyonu olduğunu ve bunun bu hareketin Siyonist Rejim ve terörizm ile mücadeledeki rolüne dair bir itiraf olduğunu belirtti.

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM