Asya NATO'su: Çin Komşularıyla İttifak Kuracak Mı?

GİRİŞ: 17.07.2019 08:26      GÜNCELLEME: 17.07.2019 08:26
Rasthaber -  Çin’in Asya’da askeri bir örgüt oluşturacağına dair endişeler uzun süredir söz konusu. ABD’li yetkililer, sıradaki ciddi silahlı çatışmanın doğu yarım kürede meydana geleceği ve buna hazırlıklı olunması gerektiği konusunda uyarıyor.

 ‘ASYA NATOSU’

İstikrarın iskeletini oluşturan uluslararası anlaşmalar peş peşe feshedilirken ve sarsılmaz gibi gözüken ittifaklar kriz döneminden geçerken liderler, güvenlik gibi önemli konularda kafa yoruyor.

Çin lideri Şi Cinping, Tacikistan’ın başkenti Duşanbe’de geçen ay düzenlenen Asya’da İşbirliği ve Güven Arttırıcı Önlemler Konferansı’nda (CICA) Asya ülkelerine tıpkı NATO gibi bir güvenlik yapılanması oluşturması çağrısı yaptı.

Çoğu gözlemci ve medya kuruluşu bu öneriyi bir tür ‘Asya Natosu’ kurma çağrısı gibi değerlendirse de Asya’da Batı’ya karşı örgütlenmenin oldukça sorunlu bir girişim olabileceği görüşü hakim.

ÇİN NEREYE KOŞUYOR?

Çin’in süper güç statüsüne kat ettiği yol oldukça zorluydu ve şimdi Pekin’in her başarısı, başta ABD olmak üzere rakipleri tarafından tehlike olarak algılanıyor. Son yıllarda ABD’nin ifadelerini esirgemeyerek gayretli bir şekilde Çin’i eleştirdiğine bakılırsa, Pekin’in ‘Çin tehdidine karşı koyma’ çağrıları karşısında her daim yardıma koşmaya hazır gerçek arkadaşlar ittifakı kurmaya çalışacağını varsaymak ta mantıklı geliyor.

Peki, Şi’nin Asya’da askeri örgütlenmeye girme çağrıları neden şimdi dile getirildi ve bu kadar dikkat çekti? Bu sorunun yanıtı belki de Şi’nin konuşmasından 2 hafta önce yayınlanan ABD Savunma Bakanlığı’nın (Pentagon) raporunda yer alıyor. ABD’nin Hint-Pasifik bölgesindeki stratejisine ilişkin bu belgede Çin, ‘siyasal rejim’, ‘genişleme’, ‘Komünist Parti’ gibi ifadelerle ağır bir biçimde eleştiriliyor, ayrıca hukuki olarak Çin’in bir eyaleti olan Tayvan hakkında ‘devlet’ sözcüğü kullanılıyor.

Raporda Çin’in bölgede askeri yapılanmaya gideceği olasılığından bahsedilmese de ABD’nin Çin’i caydırmak için komşu ülkelerle çalışmalara başladığı belirtiliyor.

Asya-Pasifik Bölgesi Araştırmalar Merkezi’nden Rusya-Çin analiz bölümü başkanı Sergey Sanakoyev, Sputnik’e demecinde, “Bu bölgede meydan okumalar söz konusu ve Şi Cinping’in söyledikleri onun şahsi saldırgan planları değil, zorunlu olarak verilen bir tepkidir” diye konuştu.

Şi’nin Duşanbe’de ilkesel olarak yeni bir şey söylemediğine dikkat çeken Sanakoyev, “Asya’da zaten kolektif güvenlikle ilgilenen formatlar mevcut ve Şi Cinping’in sözleri, bu formatların temelinde hayata geçirilecek” ifadelerini kullandı.

NELERE DİKKAT ETMELİ, KİMLERLE BİRLEŞMELİ

Aslında Çin’in ABD’nin açık bir düşmanına dönüşmesi ve askeri bir örgüt oluşturması için hiçbir neden yok. Pekin’in diğer ülkelerle imzaladığı anlaşma ve bildirilerin kesinlikle askeri bir ittifakla alakası yok.

Moskova Ekonomi Yüksekokulu Öğretim Üyesi Vasiliy Kaşin, ‘Asya Natosu’ gibi bir örgüt kurmanın prensipte mümkün olmadığını savundu. Sputnik’e konuşan Kaşin, “Çin’in kendi NATO’sunu oluşturacağına yönelik yorumlar, Asya’daki politikanın nasıl işlediğinin bilinmemesinden kaynaklanıyor. İnsanlar hazır klişeler, soğuk savaşla bir takım benzerlikler kullanıyor ki onlar, Asya bölgesinde çalışır durumda değil” dedi ve ekledi: “Asya’daki düzen Avrupa’dakine göre çok daha karmaşık, şablon kullanmak anlamsız.”

Asya’da kapsamlı olarak bütünleşmiş hiçbir örgütün olmadığını ve bu durumun ABD’nin bölgedeki olanaklarını oldukça kısıtladığını söyleyen uzman, “Amerikalılar Asyalı partnerlerini bir araya getirmeyi başaramazlar. Japonya ve Güney Kore’yi bile işbirliği yaptırmak zor bir mesele” diye konuştu.

Aynı zamanda Tokyo’nun güvenliğinin ABD ile birlikteliğine bağlı olduğunu, Avustralya’nın da ABD’nin sadık bir müttefiki olduğunu söyleyen uzman, bu ülkelerin Çin ile savunma konusunda herhangi bir belge imzalamasının önceden Washington ile görüşüleceğini tahmin etti.

Hindistan, Güneydoğu Asya ve Okyanusya ile ilgili durumun ise farklı olduğunu kaydeden Kaşin, Çin’in ilk olarak destek için bu ülkelere başvuracağını tahmin etti.

Çinli yetkililerinin planlarında henüz askeri-politik ittifak ağı oluşturma gibi bir durum söz konusu değil. Böyle bir gerekliliğin kabul edilmesi, Çin’deki değişimlerin mimarı olan Deng Şiaoping döneminden (1978 – 1992) bu yana oluşan tüm dış politika konseptinin yeniden gözden geçirilmesi anlamına gelirdi.

Barışçıl söylemler Çin'in uluslararası arenadaki imajının hala bir parçası olsa da, silahlı kuvvetlerin güçlendirilmesinin de önemli görevlerden biri olmaya devam etmesi, Pekin’in gizlediği bir şey değil.

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM