Arabistan'ın İran aleyhindeki İddiaları Suistimal Etmesi

GİRİŞ: 19.11.2020 09:48      GÜNCELLEME: 19.11.2020 09:48
Rasthaber -  ABD ve İsrail hedefleri doğrultusunda Suudi yetkilileri, İran'ın barışçıl nükleer programının Batı Asya bölgesi için bir tehdit olduğuna dair yanlış suçlamalar ve iddialarda bulunmaya devam ediyor.

Bu içi boş ve temelsiz iddianın devamında Suudi Arabistan dışişleri bakanı danışmanı Adil el-Cubeyr, "İran'ın nükleer programı durdurulmazsa, Suudi Arabistan  nükleer silahlarla donatma hakkına sahip olacak" dedi.

İran İslam Cumhuriyeti'nin Viyana merkezli uluslararası kurum ve kuruluşlardaki daimi temsilcisi "Kazım Garibabadi",  ise Salı akşamı  Adil El Cubeyr'in bu sözlerine karşılık olarak "  Riyad,  nükleer silah peşinde  koşup Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu ile işbirliği yapmamak için mazeret uydurmak peşinde ise  cesaret gösterip  bedellerine de katlanmalıdır. " dedi. 

 Gharibabadi, Adil l el Cubeyr'e hitaben "Projeksiyon ve korku dağıtmanın , iki klasik ve yaygın  kullanılan demagojik yöntemdir. Suçlarınızı başkaların üstüne atmayın" uyarısında bulundu.

Bu konunun gizli katmanlarının analizinde göze çarpan önemli bir nokta da, Suudi Arabistan'ın, İran'ın nükleer programı hakkındaki hayali iddiaların geleneksel olmayan nükleer faaliyetleri meşrulaştırmak için bir örtü olarak kullanılmasıdır.

Başka bir ifade ile, Suudiler nükleer silahların önünü açıyor, bu da bölgede yeni güvenlik tehdit katmanları yaratmak anlamına geliyor.

 Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı eski başkan yardımcısı, silahlar ve nükleer baş müfettişi, Harvard Üniversitesi'nde profesörlük yapan Oliver Heinonen şöyle diyor:

"Suudi Arabistan gerçekten nükleer şeffaflık göstermedi. Örneğin UAEA Ek Protokolünü henüz imzalamadı. Riyad'ın inşa edilecek nükleer reaktörlerin sayısını belirlemenin dışında net nükleer enerji planlarını da göremedik. Buna ilaveten araştırma reaktörleri inşa etme planlarında da herhangi bir eylemde bulunmamışlardır."

New York Times, geçtiğimiz Ağustos ayında ABD'nin Suudi Arabistan'da gizli nükleer faaliyetleri hakkında Riyad etrafındaki  bölgelerde güneş paneli üretim tesislerinin yakınında yapılar olduğunu bildirdi ve şu ifadelere de yer verdi:" 

"Uzmanlar, yapının beyan edilmemiş nükleer tesislerden biri olabileceğini düşünüyor. Bu tesislerden biri muhtemelen kuzeybatı Suudi Arabistan'ın ücra El-Alâ bölgesinde bulunan Sarı Pasta Tesisidir."

İki yıl önce, Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Salman, bir nükleer reaktör dahil  yedi projenin başladığını, Kral Abdülaziz şehrinde Suudi nükleer projesini duyurmuştu. Buna rağmen Muhammed bin Selman  CBS ile yaptığı röportajda ülkesinin nükleer bomba peşinde olmadığını iddia etti, ancak İran ararsa bunda  tereddüt etmeyeceklerini de öne sürdü.  

UAEA Genel Müdürü Yukiya Amano görev süresinin sonunda şöyle bir açıklamada bulunmuştu:" Suudi Arabistan'ın nükleer programı gizli olarak devam ediyor; Suudi Arabistan, tamamlanmakta olan  Riyad reaktörünün nükleer yakıtını ithal etmeden önce IAEA'nın denetim ve diğer koruma önlemleri programını kabul etmelidir."

Şimdi sorulması gereken soru  Suudi yetkilileri perişan edip telaşa düşüren,  İran'ın nükleer faaliyetleriyle ilgili içi boş iddialarını tekrarlamaya zorlayan hususunda ne olmasıdır.  İran'a yönelik yalanların ve projeksiyonların tekrarlanmasının nedeni Suudilerin kafa karışıklığı ve bölgedeki ve dünyadaki Amerikan hegemonyasının çöküşü karşısında siyasi geleceklerine yönelik endişeleri sonucudur. 

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM