Arabistan'ın Bahreyn İşgalinin On Yılı Doldurması

GİRİŞ: 17.03.2021 09:31      GÜNCELLEME: 17.03.2021 09:31
Rasthaber -  Suudi Arabistan'ın Bahreyn'e askeri çıkarma yapmasının üstünden 10 yıl geçmektedir. Suudiler 14 Mart 2011 yılında Bahreyn kıyamı ile mücadele etme amacı ile bu ülkeye askeri çıkarma yapmışlardı. Burada sorulması gereken soru Suudi Arabistan'ın bu girişimin nasıl iç ve bölgesel sonuçlar doğurmasıdır.

Suudi Arabistan'ın  iç boyutlarda hem Suudi Arabistan hem de Bahreyn için ciddi sonuçlar doğurmuştur. 

Al-ı Suud'un bu girişimi, Suudi Arabistan'ın iç sorunlarını kat kat arttırmıştır. Çünkü Riyad  çaresiz bir şekilde  Al-ı Halife rejimine destek vermek için maddi kaynaklarının bir kısmını ayırmak ve harcamak zorunda kalmıştır.  Buna rağmen son on yıl sürecinde  Suudi Arabistan'ın ekonomik sorunları artmıştır. Öyle ki  sübvansiyonları azaltmak ve vergileri arttırmak sureti ile  bütçe açığını kapatmak zorunda kaldı. Riyad böylece ülke içindeki  memnuniyetsizliği  gidermek istedi. 

Buna ilaveten,  Al-ı Suud'un bu girişimi, kraliyet ailesi ve Suudi Arabistan'ın  Şia nüfusu arasındaki ihtilafları daha da derinleştirdi. Çünkü Suudi Arabistan'ın  Bahreyn'e askeri müdahalesi, her şeyden ziyade fırkacılığın sembolü idi ve  Bahreyn Şia nüfusuna karşı yapılan bir girişimdi.   Buna ilaveten Bahreyn ve Suudi Arabistan Şiileri arasında sıkı bir bağ ve dayanışma da söz konusudur.   Bu askeri çıkarma ise  Suudi Arabistan Şiilerinin Al-ı Suud ile ihtilaflarını ve çelişkili durumunu daha da körüklemiş oldu. 

Al-ı Suud'un bu girişimi Bahreyn içinde de ciddi sonuçlar doğurdu. 

Suudi Arabistan'ın Bahreyn'e çıkarma yapması, Al-ı Halife ve Bahreyn halkı arasındaki  çatlakları da büyüttü. Çünkü   Bahreyn halkının büyük bir bölümü  Al-ı Halife'nin  Bahreyn egemenliğini ihlal ederek bu ülkeyi Suudi Arabistan'ın işgaline sunduğunu düşünüyor. 

 Bir başka önemli husus ise Al-ı Suud'un askeri çıkarmasının  Bahreyn'deki istikrarsızlığı uzatmak ve uzatılmasına yardımcı olmasıdır.  Belki de Al-ı Halife  tek başına protestocu Bahreyn halkı ile karşılaşıp siyasi süreci başlatsaydı istikrarlı bir süreç başlamış olurdu.  Suudilerin askeri çıkarması,  Bahreyn halkı ve Al-ı Halife arasındaki  çelişkiyi daha bariz bir şekilde gözler önüne serip bu rejimin  meşruiyet ve halk arasındaki imaj sorunu yaşamasına yol açtı. 

Al-ı Suud'un  Bahreyn askeri çıkarması  bölgesel düzeyde de sonuçlar doğurdu. 

En önemli bölgesel sonuçlarından biri de, diğer Arap ülkelerinin içişlerine müdahalenin daha fazla zeminini sağlamaktı.   Bu girişim, Al-ı Suud'un diğer Fars Körfezi İşbirliği Konseyi üye ülkelerinin de onun siyasetlerin uyması gerektiği düşüncesini ortaya çıkardı.  Buna paralel olarak Bahreyn'e askeri çıkarma yapma,  Yemen'e saldırının da önemli faktörlerinden biri nitelendirilebilir.  Çünkü  Al-ı Suud Bahreyn'e asker gönderdiği gibi  Al-ı Halife'yi ayakta tutabildiği gibi  Yemen'e saldırarak  Abd Rabbe Mansur Hadi'yi de koruyabileceğini düşündü. Bu bağlamda Sana'yı ele geçirip Ensarullah hareketini etkisiz hale getirerek   bu yolda başarılı olabileceğini düşündü. Ancak bu yanlış hesap, 6 yıllık bir süredir Yemenlilere acımasızca bir süreç dayattı. 

Burada önemli olan bir başka mesele, Al-ı Suud'un  Bahreyn'in  Siyonist Rejim İsrail ile anlaşmasında da önemli rol oynamasıdır.   Siyonist Rejim İsrail siyasi analisti, Ari Şabit Siyonistlerin Kanal 13'ünde Suudilerin Bahreyn ile İsrail arasındaki anlaşmadaki  rolüne değinerek  Manama'nın Suudiler kontrolünde olduğundan dolayı  Riyad'ın onayı olmadan bunun yapılamayacağını da vurguladı. 

   Bu da Bahreyn'in bağımsız bir ülke olmadığını gösteriyor. Zaten bu onay olmadan Bahreyn İsrail'e yaklaşamazdı bile. 

Burada önemli olan bir başka nokta da Suudilerin bölgesel konumunu ve gücünü arttırmak istemesi idi.  Bahreynli yazar ise şöyle yazıyor:"  Bahreyn'e asker gönderme ve Yemen'e saldırı başlatmanın ortak olan tek yanı, Suudilerin bölgede siyasi ve ekonomik etkinliğini arttırmak arzusudur. "

Buna rağmen Suudiler mevcutta, zayıf bir konumdadırlar.  Arap ülkelerin içişlerine müdahaleler Suudileri güçlendirmek yerine onları daha da kırılgan konuma getirmiştir. 

YORUMLAR

REKLAM