Amerika ve Siyonist Rejimin Yeni Hedefi Lübnan Coğrafyası

GİRİŞ: 08.07.2019 09:45      GÜNCELLEME: 08.07.2019 09:45
Rasthaber -  Amerika Kudüs'ü Siyonist Rejimin başkenti tanıyıp Suriye'nin Golan tepeliklerinin hakimiyetini de Siyonistlere bıraktığını tanımasının ardından, şimdi de yeni bir adım çerçevesinde korsan rejim ile Lübnan'ın anlaşamadığı bölgeleri Siyonist Rejime bırakmak istiyor.

Donald Trump'ın danışmanı, aynı zamanı damadı olan Jared Kushner yeni adımında Siyonist İsrail ile Lübnan arasındaki toprak anlaşmazlıklarına odaklanmıştır. Kushner bu doğrultuda Lübnan'ın Manama ekonomik çalıştayına katılması için büyük çaba gösterdi. Ancak Lübnan Cumhurbaşkanı kesin bir duruş sergileyerek bu çalıştaya katılmayarak bu teklifi reddetti.

Aslında Amerika'nın Lübnan ve işgal toprakları arasındaki sınır anlaşmazlıklarında izlediği strateji, sözde arabuluculuktur. Ancak bu bağlamda Amerika tarafsız değil, hep Siyonistler yanında yer almış ve alacaktır da. Lübnan hükümetinin Manama oturumuna katılmamasının ardından medya organları Kushner'in Lübnan'a yönelik yeni projesinden söz etmeye başladılar. Haberlere göre Kushner'in Lübnan'a para karşılığında Siyonist Rejim İsrail ile sınır sorunlarını Siyonistler lehine sonlandırılmak istiyor.

Lübnan ve Siyonist Rejim İsrail deniz ve kara suları hususunda ciddi ihtilaflar yaşamaktalar. Aslında korsan rejim kara sınırları sorunlarının çözülmesine pek sıcak bakmıyor ve daha çok deniz sınırları sorunlarının çözülmesinden yanadır. Haber kaynaklarının bildirdiğine göre Lübnan ve Siyonist Rejim, deniz sınırları bölgesinde 25 trilyon fut küp doğalgaz rezervleri bulunmaktadır. Buna karşın ne Lübnan ne de Siyonist Rejim İsrail enerji kaynaklarına sahip değildir. Bu ise iki tarafın da deniz coğrafyası alanındaki ihtilaflarını şiddetlendirmiştir.

Siyonist Rejim İsrail doğalgaz ithalatçısıdır ve enerji ihtiyacı ise onun için bir krize dönüşmüştür. Lübnan'la paylaşılmayan bölgelerdeki doğalgaz kaynaklarına özellikle de 9'uncu bölgedeki kaynaklara sahip çıkması bu rejimin doğalgaz ihtiyacını karşılamakla kalmazken üstelik doğalgaz ihracatçısına da dönüştürebilir.

İhtilaf konusu olan bölgelerdeki enerji kaynakları ise, eski enerji bakanı ve mevcut dışişleri bakanı Cebran Basil'in, bu kaynakların Lübnan'a  bağımsızlığı armağan edeceğini, borçlarının azaltmasına sebebiyet vereceğini ve işsizlik oranını düşüreceğini söylemesini sağlayacak kadar önemlidir.

Siyonist Rejim İsrail ve Lübnan şimdi de müzakere konusunda ciddi ihtilaflar yaşamaktadırlar. Bir taraftan Lübnan müzakerelerin Birleşmiş Milletler'in gözetimi altında ve ev sahipliğinde yapılmasını isterken Siyonist Rejim bu gözetim ve ev sahipliğine karşı çıkmaktadır. Lübnan ise İsrail'in müzakerelerin 6 ay içerisinde bitmesi önerisine karşı çıkmaktadır.

Korsan rejim Enerji Bakanı Yuval Steinitz, Lübnanlı makamların hükümetin bir parçası olan Hizbullah Hareketinden korktukları yüzünden sınır ihtilafları konusunda müzakere yapmadığını iddia ediyor. Bu iddia ise Lübnan hükümeti tarafından şiddetle reddedilmektedir.

Gerçekte Lübnanlı makamlar Trump hükümetinin taktiklerinden yola çıkarak Amerikan arabuluculuğunda İsrail ile yapılacak her türlü müzakerenin tamamen Lübnan zararına olacağını anlamışlardır. Çünkü Washington hep müzakere yerine mali vaatlerde bulunup Lübnan'ın karşı çıkmasına rağmen bile tek taraflı ve yasa dışı bir şekilde anlaşılmayan bölgeleri Siyonistlere mal etmek istiyor.

Lübnan hükümetinin Amerika'nın değil, Birleşmiş Milletler'in arabuluculuğundan yana olması ve Amerika ve Siyonist Rejimin taktiklerine teslim olmamasını bu bağlamda değerlendirmek gerekiyor.

YORUMLAR

REKLAM