Amerika’nın İran Nükleer Muafiyetini Kaldırması

GİRİŞ: 29.05.2020 12:49      GÜNCELLEME: 29.05.2020 12:49
Rasthaber -    Amerika 8 Mayıs 2018 tarihinde nükleer anlaşmadan çekilmenin ardından İran’a karşı nükleer yaptırımlara tekrar başladı. Bu tek yanlı yaptırımlar Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 2231 sayılı kararına aykırıdır. Gerçi Washington İran ile nükleer işbirliğini yaptırmadan muaf tutmaya mecbur kaldı fakat şimdi bu işbirliğini de yaptırım listesine aldı.

Bu bağlamda Amerika Dışişleri Bakanı Mike Pompeo Amerika’nın Bercam (Nükleer Anlaşma) ile ilgili nükleer muafiyetleri iptal ettiğini ve İran nükleer programları ile ilgili iki İranlı bilim adamını yaptırıma aldığını duyurdu.

Pompeo konu ile ilgili attığı tweette “İran’da Bercam ile ilgili nükleer projelerin yaptırım muafiyetine son veriyorum ve 60 günde yürürlüğe girecek. İran nükleer faaliyetlerinin yoğunlaşarak devam etmesi bu işbirliğinin sona ermesini gerektiriyor” yazdı.

Pompeo başka bir mesajda da şöyle yazdı: Ben ayrıca İran’ın nükleer zenginleştirme programının koordinatörleri Mecit Agayi ve Emced Sazgar’ı yaptırıma alıyorum. İranlı bilim adamları seçmek zorunda: ya barışçıl bir şekilde yayılma alanının dışında çalışırlar ya da yaptırım tehlikesi ile karşı karşıya gelirler.

Pompeo ve Tom Cannon liderliğindeki cumhuriyetçi senatörler İran’a baskı uygulamak ve de Bercam anlaşmasında geriye kalanları da yok etmek için söz konusu muafiyetleri yok etmeye çalışıyorlar.

ABD Hazine Bakanlığı Dış Varlıklar Kontrolü Ofisi de daha önce Washington Post gazetesinin konu hakkında yayınladığı detayları onayladı. Reuters de Amerika’nın Buşehr nükleer elektrik santral ile işbirlği muafiyetini 90 günlüğüne uzattığını fakat İran ile Rus, Çin ve Avrupa firmalarını nükleer işbirliği muafiyetini uzatmayacağını duyurdu.

Batılı uzmanlara göre söz konusu muafiyetlerin hedefi İran’da zenginleştirme oranını azaltmak ve nükleer programlar hakkında değerli bilgiler kazanmaktır.

İran, Çin ve Rusya gibi 4+1’in bazı üyeleri ile ortak nükleer işbirliğini kendi nükleer santrallerinde yürütüyor. Amerika’nın tek yanlı yaptırımlarına rağmen Washington İran ile nükleer işbilriği alanında bazı muafiyetlere uymak zorundaydı. Tabi ki bu konu, Trump’ın hayırseverliği ile değil mecburen yapılırdı zira İran ile barışçıl nükleer işbirliği, Bercam anlaşmasının bazı maddeleri arasındaydı.

Buna göre Amerika’nın dönem hükümeti İran’a nükleer programlarda kullanılacak bazı ürünlerin ihracatına izin verdi. Trump yönetimi ise Mayıs 2018’de anlaşamadan çekilmesine rağmen İran ve diğer üyeler arasına nükleer işbirliini yaptırımlardan muaf tuttu. Amerika böylece İran’ın zenginleştirmeyi belirli bir düzeyde tutarak yükseltmemesinden emin olmak istiyordu.

Buna rağmen 2019’un ortalarında ağır su ve düşük seviyeli zenginleşmiş uranyum satın alınması muafiyetini kaldırdı. Amerika’nın bu hareketi tamamen Bercam ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 2231 sayılı karara aykırıydı ve sırf Trump yönetiminin zorbalığı ve diğer ülkeleri İran ile nükleer işbirliğinden vaz geçirme hedefi ile gerçekleşti.

Fakat çıkmaza girmiş olan Amerika’nın maksimum baskı siyasetleri doğrultusunda Trump yönetimi şimdi de çaresizlikten dolayı, İran ve 4+1 arasında var olan nükleer işbirliği kırıntıların muafiyetini bile kaldırdı. Amerika’nın ian özel temsilcisi Brian Hook, “Washington’un İran’a karşı stratejisinin ekonomi baskı, diplomatik tecrit ve askeri önleyicilik” olduğunu söyledi.

İran Amerika’nın baskılarına ve isteklerine teslim olmayacağını defalarca vurgulamıştır. Trump yönetimi ise Siyonist rejimin istekleri çerçevesinde İran’ın özellikle zenginleştirme başta olmak üzere her türlü nükleer faaliyet ve kabiliyetine karşıdır. Fakat İran ise Amerika’nın “maksimum baskı” siyasetine karşı “maksimum direniş” siyseti ile barışçıl nükleer alandaki faaliyetleri gibi kendi yasal hakkı üzerine direniyor. İran 4+1 ülkeleri ile nükleer işbirliğinin kesilmesi durumunda bile kendi yerli imkanları ve bilim adamlarının çalışmalarını ile ortak nükleer işbirliklerini sonuca ulaştırabilir.

YORUMLAR

REKLAM