Amerika'nın İran'a Yönelik Girişiminden Geri Adım Atması

GİRİŞ: 13.08.2020 10:21      GÜNCELLEME: 13.08.2020 10:21
Rasthaber -  Amerika'nın Güvenlik Konseyinde İran'a yönelik silah yaptırımları kararını uzatma çabaları ciddi sorunlar ile karşı karşıya kalmıştır. Şimdi de Trump hükümeti prestijini korumak ve bu alandaki başarılarını en aza indirmek için İran'a yönelik silah yaptırımları kararını daimileştirilmesi tutumundan geri adım attı.

Bu doğrultuda   Amerika Güvenlik Konseyine  İran'a yönelik silah yaptırımları kararını uzatmak için  sunduğu taslakta   revizyona gitmiş ve  yeni versiyonu üyelere sunmuştur.  Amerika bu taslakta   yalın bir dille   Güvenlik Konseyi üyelerinden  İran'a yönelik silah yaptırımlarını  Güvenlik Konseyinin uygun göreceği süreye kadar uzatmasını istiyor. 

  Bu taslakta  ülkelerin  İran'a silah satışını engellemek üzere üstlendikleri taahhütlere zorunlu sayılmamış ayrıca  İran ürünlerini taşıyan gemilerin incelenmesi de keyfi bir konu olarak  görülmüştür.   Bu taslağa göre İslam İnkılabı Muhafızlar Ordusu gibi İranlı kurum ve kuruluşlar ve şahsiyetler yaptırımlara tabi tutulmayacak. Bu belgede Tahran'ın bölgesel siyasetlerine yönelik kimi temelsiz iddialar tekrarlanarak   İran'a yönelik silah yaptırımlarının  küresel güvenliğin ve barışın korunması doğrultusunda olduğu öne sürülmüştür. 

 Rusya ve Çin'in  tutumlarından da yola çıkarak Amerika'nın yeni kararının bir sonuca varamayacağı söylenebilir.  Buna ilaveten  zaten Washington'un önerisinin  Güvenlik Konseyinde Rusya ve Çin'in vetosunu gerektirecek çıtaya yani 9 oya ulaşması hususunda da ciddi tereddütler bulunmaktadır. 

Görünen o ki  Amerika bu iki daimi üye ve özel olarak da Avrupalı ülkeleri yanına almak için İran'a yönelik kararında revizyona gitmiştir.   Bu arada  Amerika kararının taslağının Güvenlik Konseyine üye Avrupalı ülkeler tarafından da destek görmemesi  durumu daha bariz şekilde gözler önüne sermiştir. 

Britanyalı muhabir Cathrina Menson'un söylediğine göre " Trump hükümeti  İran'a karşı silah yaptırımları hususundaki taslağında anormal ve diplomasi dışında davranmıştır.    Amerika'nın ortaklarının bile desteklemeyeceği karar önermiştir. "

   Şimdiye kadar  Trump hükümeti   Güvenlik Konseyi üyelerin tam baskı yaparak Güvenlik Konseyini bir kriz ve çıkmaz eşiğine sürüklemiştir.  Halbuki Amerika'nın kendisi de  Güvenlik Konseyinin mevcut yapısından dolayı  bu hususta başarısız olacağını biliyor. 

Bloomberg haber sitesi ise   Amerika'nın İran'a yönelik tehditlerinin  düşünülmeyecek sonuçlara yol açacağını belirtmiştir. Bu habere göre   bu baskılar Washington'un ortakları sayılan Almanya ve Fransa'yı  Güvenlik Konseyinde Rusya ve Çin tarafında yer almaya zorlayacaktır. Bu da Amerika'nın tecride sürüklenmesi anlamına gelir.  Bu süreç Amerika'nın öne sürdüğü taslağın Güvenlik Konseyinde oylamaya sunulması ile başlayacaktır. 

 Tabii Amerika'nın eski tutumundan geri adım atması  Rusya ve Çin'in Güvenlik Konseyinin iki daimi üyesi olarak  bu tutuma karşı çıkması açısından da değerlendirilebilir.    Washington   Avrupalıları bu alanda yanına alabilse de  Moskova ve Pekin'i bu hususta  yanına alamayacağını biliyor.  Bu iki küresel güç açıkça  Trump'ın İran'a yönelik silah yaptırımlarını uzatma çabalarını yasa dışı olarak telakki ediyor.   Özellikle de  Pekin ve Moskova Güvenlik Konseyinin 2231 sayılı kararının 18 Ekim 2020'de sonlanmasını istiyorlar.    Buna ilaveten Amerika bu kararını onaylatırsa   İran da bu konuda sert tepki gösterebilir. Bu da  BERCAM nükleer anlaşmasının  dağılmasına yol açabilir.  Bu yüzden  bu iki ülke de  Amerika'nın önerdiği kararın onayının hiç şansı olmadığını düşünüyorlar. 

Tabii  Trump hükümeti   Pekin ve Moskova'yı İran'a silah satmakla itham etmektedir.   Amerika'nın BMT'ndaki elçisi Kelly Craft ise  İran'a yönelik silah yaptırımlarının  uzatılmasına vurgu yaparak şu açıklamada bulundu:"   Rusya ve Çin   yaptırımların kaldırılmasından kendi lehlerine yararlanmak istiyorlar. .. Onlar İran'a silah satma fırsatını kolluyorlar. "

Amerikalı yetkililer  bu hususta ilginç konuşmalar yapıyor,  sanki Washington'un Batı Asya bölgesinde özellikle de Fars Körfezi bölgesinde en büyük silah satıcısı olduğunu unutmuşlardır.   Washington yıllık olarak milyarlarca dolar değerinde silahı Fars Körfezi çevre ülkeleri özellikle de  Suudi Arabistan ve BAE'ne satmaktadır.  Amerika İran'ın yıllarca  silah yaptırımlarına maruz kaldığı sırada bölgede silahlanma yarışmasından kaygılı olduğundan söz  ediyor.  Aslında İran İslam Cumhuriyeti bu silah yaptırımlarından yararlanarak   iç yeteneklerine  dayanarak silah anlamında kendine yeter hale gelmiştir. 

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM