Amerika’nın Ayn El Esad Başarısızlığı

GİRİŞ: 19.01.2020 10:23      GÜNCELLEME: 19.01.2020 10:23
Rasthaber -  İran İslam Cumhuriyeti, devrim muhafızları Kudüs gücü komutanı korgeneral Kasım Süleymani ve beraberindekilere Amerika’nın kalleş saldırısına sert karşılığa dayalı verdiği sözünü 8 ocak Çarşamba sabahı Irak’ta Amerikan üssü Ayn el Esad’a füzeli saldırı ile yerine getirdi. Trump’ın başlangıçta bu saldırıda can kaybının olmadığına yönelik inkarlarına rağmen son günlerde bu konuda bazı haberler yayınlanmaya başlandı.

Defence One adlı site, en az 11 yaralı Amerikan terörist askerin Kuveyt ve Almanya tedevi merkezlerine intikal ettirildiğini duyurdu. Amerikan ordusu da 17 ocak günü yaptığı açıklamada, geçen hafta İran’ın yaptığı saldırı sonucu en az 11 askerin beyin darbesi nedeni ile tedaviye alındıklarını belirtti.

Amerika terörist Merkez Komutanlığı sözcüsü Yüzbaşı Bill Erin bir bildiride, “söz konusu askerlerin tedavi için Almanya’da Landstol ve gerisinin de daha yoğun incelemeler için Kuveyt’te Erifcan kampına gönderildiklerini” duyurdu.

Erin İran’ın 8 ocak tarihinde Ayn el Esad üssüne füze saldırısında hiçbir Amerikan askerinin ölmediğini fakat bazı askerlerin patlama nedeni ile beyin sarsıntısı ve darbe nedeni ile tedavi altına alındığını ve durumlarının incelenmekte olduğunu söyledi.

İlginç olan ise Amerika ordusu ve pentagon’un bu konuda daha yeni bilgilendirildiklerini iddia etmeleridir. 

Amerika başkanı Donald Trump, savunma bakanı Mark Esper ve Amerikalı diğer yetkililer, İran’ın Irak’ta Ayn el Esad üssüne füze saldırısında hiçbir can kaybı veya yaralanmanın yaşanmadığı iddialarını son günlerde defarlaca ileri sürdüler. Trump kasten Amerika’nın 2. Dünya Savaşı ardından ilk kez bir askeri üssünün diğer bir ülke tarafından silahlı saldırıya uğramasını, Amerika’nın prestijini kurtarmak için, Amerikan askerlerinin yaralanması konusunu inkar ve gizlemeye çalıştı.

Amerikan başkanı Trump’ın İran’ın askeri üslerine füzeli saldırı sonucunu değersiz gösterme çabasının diğer sebebi ise İran ile karşılaşmaktan kaçınmaktı zira Washington ve bölgesel müttefikleri için tehlikeli sonuçları olacaktı.

Trump İran’ın Amerika üssüne saldırıya tepki olarak İran karşıtı iddialarını tekrarlayarak İran’ın intikam girişimini önemsiz göstermeye çalışarak, “hiçbir Amerikalının yaralanmadığını ve fakat askeri üsse çok az zarar verildiğini” iddia etti.

Başkan Trump iddialarının sadece boş laflar olduğunu gösterirken esasen İran ile askeri karşılaşma cesareti olmadığını göstermiş oldu. Kendisi İran’ın füze saldırısından önce İran’ın her askeri girişimine karşı İran’da 52 noktayı hedef almakla tehditte bulunmuştu.

Böylece, yalan söylemekle tanınan Trump’ın bir başka yalanı da ortaya çıkarak hükümeti ve pentagon’a bir rezalete daha sebep oldu.

Amerikalı yetkililer en başta İran’ın Ayn el Esad askeri üsse saldırı sonuçları hakkında sansür ve gizlilik politikasını izlediler. Trump hatta İran’ın füzeli misillemesi ardından twitter hesabında her şeyin yolunda olduğu, merak edilecek bir şeyin olmadığını yazdı.

Amerika savunma bakanı Mark Esper ve genelkurmay başkanı Mark Mili gibi askeri ve güvenlik yetkilileri de basın toplantısı ve brifinglerde İran saldırısında Amerikalı askerlere zarar gelmediğini tekrar ettiler.

İran’ın füzeli misillemesinden bir hafta geçerken Washington Post gazetesi bir raporda “söz konusu füze saldırısında en az iki Amerikan askerinin yüksek bir kuleden patlama etkisi ile dışarıya fırladığını ve onlarcasının da bayıldığını” yazdı.

Amerikan medyası ve haber çevreleri giderek Ayn el Esad üssü kayıpları hakkında bilgiler sızdırmaya başladılar ve bu sürecin devam edebileceği tahmin ediliyor. Fakat yine de Trump’ın üsteki tüm askerlerin sağlığının yerinde olduğuna dair sözleri ise şimdilik 11 askerin yaralanma haberi ile çelişmektedir. Bu konu Amerika içinde ve dışında bir çok tepki ile karşılaştı. Bazı Amerikan askerlerin aileleri CNN gibi haber kanallarına bağlanarak Ayn el Esad’daki akrabalarından haber alamadıkları ve endişeli olduklarını belirttiler.

Bu mesele Trump yönetimin, kendi prestijini korumak için, İran’ın füzeli misillemesinde kayıplar hakkında hala gizleme siyasetini sürdürdüğünü gösteriyor

YORUMLAR

REKLAM