Al-i Halife Rejimi Şiddeti Arttırdı

GİRİŞ: 13.02.2021 09:00      GÜNCELLEME: 13.02.2021 09:00
Rasthaber -  Bahreyn halkının Al-i Halife rejimine karşı ayaklanmasının 10. yıldönümünün arifesinde, protesto hareketlerinin bastırılması ve halka yönelik şiddet artmış bulunuyor.

Bahreyn halkının Al-i Halife rejimine karşı ayaklanması 14 Şubat 2011 tarihinde başladı. Bu ayaklanma, Arap dünyasındaki diğer gelişmelerden, hatta Tunus'ta Zeynülabidin Bin Alii'nin ve Mısır'da Hüsnü Mübarek'in devrilmesinden önemli ölçüde farklıydı. Aradaki fark, Bahreyn halkının ayaklanmasının Suudi Arabistan sınırı yakınlarında meydana gelmesi ve Arap karşıtı devrimlerinin ana lideri olan Suudi Arabistan'ın paniğe kapılmasıydı.

Buna göre, 14 Şubat ayaklanmasının başlamasından bir ay sonra Al-i Suud, Fars Körfezi İşbirliği Konseyi'nin ada kalkanı planı kapsamında Bahreyn'i işgal etti, ama ne var ki ada kalkan planı Fars Körfezi İşbirliğine üye ülkeleri yabancı saldırganlığa karşı korumak için tasarlandı. Bahreyn halkının ayaklanması üzerinden on yıl geçmesine rağmen , Suudi askerleri hala BAE'de bulunuyor ve Al-i Halife'nin paralı askerleriyle birlikte protestocuları ve sivil aktivistleri bastırmada aktif bir rol oynuyor.

Bir diğer mesele ise, Bahreyn halkının Siyonist rejimle resmi olarak diplomatik ilişkiler kuran Al-i Halife'ye karşı ayaklanmanın onuncu yıldönümünü idrak etmeleridir. Bahreyn BAE ile birlikte , Siyonist rejimle ilişkileri normalleştirmek için 15 Eylül'de bir anlaşma imzaladı. Böylece Manama ile Tel Aviv arasındaki daha önce gizli olan ilişki 2020'de resmiyet kazandı ve hatta Bahreyn dışişleri Bakanı Abdul Latif bin Raşid el-Zayani Ekim 2020'de işgal altındaki bölgelere resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. Buu konu en başından beri Bahreyn halkının itirazı ve protestolarıyla karşılaştı ve şimdi bile, Bahreyn'deki 14 Şubat ayaklanmasının onuncu yıldönümünün arifesinde, halk İsrail rejimi ile  ilişkilerin normalleşmesine karşı yazılı pankartlarla kendi öfke ve itirazını ortaya koyuyor.

Bu bağlamda El Lolo Haber ajansı paylaştığı bir tewitt mesajında "Bahreynli protestocular, ülkenin Siyonist rejimle ilişkilerinin normalleşmesini kınayan sloganlar attılar. Bahreynli göstericiler "Zafere kadar direniş", "İlişkilerin normalleşmesine hayır" ve "Şehitlerin ailelerini takdir ediyoruz" sloganları taşıyan pankartlar açtılar." ifadesine yer verdi.

Bahreyn halkının İsrail ile ilişkilerin normalleşmesinden duyduğu öfkenin farkında olan Al-i Halife rejimi, Korona ile mücadele bahanesiyle 11 Şubat'tan itibaren camilerde namaz kılma ve dini münasebetlerin düzenlenmesini iki hafta süreyle durdurdu. Bahreyn rejimi, ibadet edenlerin internette Cuma namazı ve hutbelerini canlı olarak izleyebileceklerini duyurdu. Aslında, Al-i Halife rejimi, dini ibadetlerin bu rejim ile İsrail ilişkilerin normalleşmesini protesto etmek ve rejimin politikalarına halkın öfkesini ifade etmek için bir platform olabileceğinden endişe duyuyor.

Bir başka nokta da, Al-i Halife rejimine karşı Bahreyn ayaklanmasının arifesinde, rejimin halka yönelik şiddetinin sona ermesine yönelik net bir vizyonun olmamasıdır. 14 Şubat 2011'den bu yana, Al-i Halife rejimi uydurma suçlamalarla 11 binden fazla Bahreyn vatandaşını tutukladı ve çok sayıda muhalifi vatandaşlıklarından çıkardı. İsrail ile ilişkilerin normalleşmesi, Batılı güçlerin bu şiddet karşısında sessizliği devam edeceğinden, Al Halife'nin Bahreyn vatandaşlarına yönelik şiddeti sürdürmesini de kolaylaştıracak.

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM