ABD Savunma Bakanının Suudi Rejimi Savunma İddiası

GİRİŞ: 24.10.2019 10:03      GÜNCELLEME: 24.10.2019 10:03
Rasthaber -  Donald Trump her daim bölgesel müttefiklerini savunduğunu iddia ederken, Suudi Arabistan Washington'un başlıca bölgesel müttefiki olarak Beyaz Saray'ın siyasetlerinde özel öneme sahiptir.

Bu doğrultuda ABD Savunma Bakanı Mark Esper salı günü Riyad'da Suudi Arabistan Veliahdı Muhammed Bin Selman ile yaptığı görüşmede, Washington'un Suudi Arabistan'a kendini savunması için yardım edeceği taahhüdünde bulundu.

Esper görüşmede, "İran'ın istikrarsızlaştırıcı faaliyetleri yüzünden Suudi Arabistan'a kendini savunması için yardım etmeye bağlıyız." dedi.

Esper, pazartesi akşam saatlerinde sürpriz bir şekilde Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'a giderek, bu ülke yetkilileriyle görüşmelere başladı.

ABD Savunma Bakanı'nın Riyad ziyareti, ABD ve daha 50 ülkenin Fars Körfezi ve Umman Denizi'nde tatbikat başlatmasına denk geldi.

İran İslam Cumhuriyeti defalarca, Fars Körfezi'nde toplu güvenlik sisteminin kurulmasını istediğini ve ABD başta olmak üzere bölge dışı güçlerin varlığının bölgede gerilim ve istikrarsızlığa yol açtığını deklare ederken, ABD Savunma Bakanı, İran'ı bölgeyi istikrarsızlaştırmakla suçladı.

Amerikalı yetkilinin İran aleyhinde temelsiz iddialarda bulunmasının neden ve amaçları zaten herkes tarafından bilinen bir şeydir. Washington, bölgede İranofobi politikasıyla Fars Körfezi'nin kıyısındaki Arap ülkelerine daha fazla silah satıp, para kazanmak ve bölgede askeri varlığını güçlendirmekten başka bir hedefi yoktur. Hatta ABD Başkanı Trump defalarca Suudi Arabistan'ı ödediği para karşılığında koruduklarını, Suudiler'in paradan başka bir şeyleri olmadığını belirtmekle, aslında ABD'nın, Suudi Arabistan'ı daha fazla sağmaya çalıştığını göstermiştir.

Pentagon'un bölgeye ilave askeri güç ve teçhizat göndermesi de aynı doğrultuda gerçekleşen bir gelişmedir. Suudi Arabistan'ın Aramco petrol tesislerine yönelik Yemen güçlerinin düzenlediği SİHA'lı saldırıların ardından ABD, Suudi Arabistan'a ilave asker ve silah gönderme kararı aldı. ABD, bu olaydan İran'ı sorumlu tutarak, Tahran'a yönelik suçlamalarda bulundu, oysa Tahran, bu tür temelsiz suçlamaları reddederek, bunun temelsiz ve geçersiz olduğunu vurguladı.

Daha önce Suudi Arabistan'a 1200 asker gönderen Pentagon, ilave asker göndermekle bu ülkedeki askerlerinin sayısını 3000'e çıkarmayı planlamıştır.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo bu bağlamda yaptığı açıklamada, ABD'nin Suudi Arabistan'ın savunma kabiliyetini arttırmak için bu ülkeye ilave askeri güç ve teçhizat konuşlandırmakta olduğunu savundu.

Trump yönetimi her daim Suudi rejimi desteklemiştir. Çünkü bu ülke Washington için bölgede bir stratejik ve ekonomik partner olmanın yanısıra en büyük silah alıcısıdır. Bu nedenle, Trump yönetimi, Suudi Arabistan ile ABD ilişkilerini olduğu seviyede korumaya çalışıyor.

Bununla birlikte, Trump, Suudi Arabistan'a bir araç olarak bakarak, defalarca Suudi rejimi "süt veren inek" olarak  sağmak gerektiğini belirtmiştir.

ABD Başkanı Trump, Aramco'ya saldırıların ardından da, Suudi Arabistan'ı daha fazla korumak için Suudiler'den daha fazla para ödemelerini istemişti.

ABD Başkanı Donald Trump Fox News televizyon kanalına da yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan'a hitaben aşağılayıcı bir üslup kullanarak, Suudiler'in paradan başka bir şeylerinin olmadığını belirtti.

Trump, Suudi Arabistan'ın artık ABD'ye bu ülkeyi koruduğu için bedel ödemeleri gerektiğini vurguladı.

Anlaşılan, ABD'nin Fars Körfezi bölgesine ve Suudi Arabistan'a ilave askeri güç ve teçhizat konuşlandırması, Yemen direnişinin saldırılarına karşı bu ülkenin güvenliğinin arttırılmasına bir katkı sağlamayacak. Ayrıca İran İslam Cumhuriyeti, Fars Körfezi'nde her türlü provokasyon ve askeri çatışmanın sonuçları hakkında ciddi uyarılarda bulunmuştur./

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM