ABD'nin Deniz İttifakı ve Avrupa'nın Yaklaşımı

GİRİŞ: 31.08.2019 10:05      GÜNCELLEME: 31.08.2019 10:05
Rasthaber -  ABD'nin ülkeleri Fars Körfezi'nde deniz ittifakına katılma çağrısının ardından haftalar geçerken hatta Washington'un Avrupalı müttefikleri bile bu talebe hayır dediler.


Fars Körfezi'nde gerilim son aylarda ABD'nin askeri varlığı ve casusluk İHA'sının İran hava sahasına girmesi başta olmak üzere kışkırtıcı eylemlerinden dolayı tırmanmıştır. Ancak İran, Amerikan casusluk İHAsı'nı düşürerek, ABD'nin gerilim çıkarma girişimine sert yanıt verdi.

Bu girişimin ardından İngiltere de İran'a ait petrol tankeri Grace 1'i Cebel-i Tarık'ta alıkoydu. İran İngitlere'nin bu girişimine de karşılık vererek, bu ülkeye ait bir petrol tankerini Hürmüz Boğazı'nda uluslararası kuralları ihlal ettiği için alıkoydu.

Bu gelişmelerin ardından ABD, Fars Körfezi'nde denizcilik serbestisini koruma iddiasıyla 60 ülkeyi deniz gücüne katılmaya davet etti. Amerikan yetkilileri bu doğrultuda, deniz ittifakı kurma bahanesiyle İran'a baskıyı arttırmakla birlikte, Arap ortaklarından da dev para almaya çalıştı.

ABD ayrıca bu bahaneyle işgal rejimi İsrail'in Fars Körfezi'nde varlığı için de zemin sağlamaya gayret gösterdi.

Ancak ABD Başkanı Donald Trump'ın çağrıları ve Washington'un diplomatik çabalarına rağmen çok az sayıda ülke dışında kimse koalisyona katılmaya hazır olmadı. Bu koalisyon perşembe günü sadece İngiltere, Bahreyn ve Avustralya'nın katılımıyla çalışmalarına başladı.

Böylece Amerikan yetkililerinin yoğun çabalarına rağmen Avrupalı ülkeler bu koalisyona katılmadı.

Muhtelif Avrupalı ülkeler özellikle Almanya ve Fransa yetkilileri son haftalarda sarih biçimde Trump'ın kurduğu koalisyona katılmayacaklarını deklare ederek, bunun Avrupa'nın barış ve demokrasisine aykırı olduğunu belirttiler.

Fransa Savunma Bakanı'nın AB'nin ABD'nin deniz gücüne katılmayacağını sarih biçimde açıklaması, Trump'a duş etkisi yaptı. Rusya ve Çin de ABD'nin deniz gücüne sert şekilde karşı çıktılar.

Bu bağlamda AB ise özel mekanizmadan söz etti.

AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini yaptığı açıklamada şöyle dedi: Brüksel, bir güvenlik paketinin bir parçası olarak bir deniz ittifakı kurmak noktasındaki kendi gücünü test etme niyetindedir. Bu plan uyarınca ülkeler gönüllü bir işbirliği çerçevesinde birbiriyle bilgi paylaşımında bulunacaklar.

Trump yönetiminin ülkeleri Fars Körfezi'nde deniz ittifakına katılma çabaları pratik anlamda boşa çıktığı anlaşılıyor. Fars Körfezi ülkelerinin Avrupa'nın planının neresinde durduklarını görmek gerekiyor. Acaba bu plan, ABD ve bazı müttefiklerinin Fars Körfezi'nde gerilim çıkarma girişimleriyle karşı koymak için gereken irade ve işleve sahip olacak mı? Özellikle, mevcut durumda AB ile kıtanın en büyük deniz gücü olarak İngiltere arasında Brexit üzerinden anlaşmazlıklar doruk noktaya çıkmıştır.

İran İslam Cumhuriyeti yetkilileri defalarca, Fars Körfezi ve Hürmüz Boğazı'nın güvenliği temin etmekten bölge ülkelerinin sorumlu olduğunu belirterek, hem İran ve hem diğer ülkelerine ait gemilerin güvenliğinin sağlanması gerektiğini deklare etmişlerdir.

Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad zarif bir süre önce yaptığı açıklamada, Fars Körfezi ve Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini temin eden ülkenin İran olduğunu belirtti.

Evet İran İslam Cumhuriyeti, Fars Körfezi'nin güvenliğini sağlamak için elinden geleni yapıyor ve diğer bölge ülkelerini bu bağlamda işbirliğine davet ederek, bölge dışı güçlerin varlığının güvensizliğe yol açacağı konusunda uyarıda bulunuyor.

 

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM