Evvel zaman içinde kalbur saman içindeyken,
zalimler demokrasi peşinde mazlumlar ah içindeyken, zamanın birinde zulmün
hüküm sürdüğü bir ülkede zalim mi zalim, gaddar mı gaddar bir hükümdar varmış. Bu
adam o kadar kötü kalpli biriymiş ki insanların acı çekmesi, diri diri
gömülmesi ona haz verirmiş ve bu yaptıklarını adalet adı altında tüm evrene
yayamaya çalışırmış, kimsecikler ona ses çıkaramaz her dediğine itaat ederlermiş.
Zavallı insanlar o kadar umutsuz ve çaresizmiş ki hükümdarın bir insan olduğunu
onun da zaafları olabileceğini günün birinde ölebileceğini unutmuş hallerinden
bezgin bir şekilde nefes alıp vermektelermiş.
Zalim hükümdar kendi ülkesi dâhil elinin
uzandığı, gücünün yettiği ülkelere zulmünü götürmekte gecikmez, işgal ettiği
ülkenin halkının tarihini, kültürünü ve en önemlisi dinini yerle bir etmekten
büyük zevk duyarmış…
Elinin uzandığı, gaddarlığının son
raddeye vardığı ülkelerden birinde, gözü kara mı kara, cesur mu cesur bir
delikanlı yaşarmış. Her geçen gün umudu tükenen halkının, gözlerinin önünde
bitip gitmesine, mum gibi erimesine dayanamayan Muntazır adındaki bu cesur genç,
ülkesini zalim hükümdarın elinden kurtarmak için geceleri uyuyamaz gündüzleri
ise gam içinde ülkesi için bir çıkar yolu düşünür dururmuş…
Gel zaman git zaman zalim hükümdar elinin
uzandığı gaddar soluğunun hissedildiği mazlumlar şehrine geleceğini, oradaki
askerlerini ve yandaşlarını denetleyeceğini duyurur.
Bizim cesur Muntazır bunu duyunca durur mu,
hemen hükümdarın geleceği yeri öğrenir ve…
Muntazır, adından da belli olduğu üzere (
İmam’ın zuhurunu bekleyen) dindar bir ailede doğmuştur.Dünyaya geldiği ilk anda duyduğu seste Ali
adı vardır. İlk lokmasında Hüseyn aşkı vardır ve annesi bir gün onu Hüseyn gibi
Allah yolunda, İslam’ın ihyası yolunda parça parça edilmiş olarak görmekten
onur duyarak yetiştirir..
Güneş o gün Muntazır’a gülümsercesine göz
kırpmış, yürü yolun açık ve aydınlık olsun demiş. Muntazır sihirli pabuçlarıyla
az gitmiş, uz gitmiş yıkık dökük ülkesinde yetimler sokağından geçmiş,işkenceler ve tecavüzlerin hüküm sürdüğü,
mazlumların göz yaşlarının sel olup aktığı labirentten geçmiş ve sonunda
ülkesinin yıkılmayan tek binasına varmış..
Zalim hükümdar mağrur ve çirkin suratıyla
toplantı yapılacak salona girmiş. Etrafındakiler el pençe divan durmaktalarmış.
Herkes sesiz sedasız zalim hükümdarın huzurunda hata etmekten korkan bakışlarla
yerlerine geçmiş. Muntazır kendinden emin ve sakin bir şekilde tamda zalim
hükümdarın karşısına gelebilecek bir koltuğu seçmiş ve oturmuş…
Muntazır velayet aşığı bir ailede doğmuştur.
Yezidileri ve Hüseynileri yakinen tanıyan, zalimin kim mazlumun kim olduğunu
çok iyi görebilen bir yiğitmiş. İbrahim’in girdiği narın nasıl gül bahçesine döndüğünü,
Hüseyn’in bedeninden ayrılan mübarek başının nasıl da rabbinin aşkı ile yanarak
Allah lafzını zikrettiğini çok iyi bilirmiş.
Zalim
hükümdar kan gölüne çevirdiği ülkede yaptıklarını yalanlarıyla kapatabileceğini
düşünerek nutuk atarken Muntazır oturduğu yerden kalkmış ve sihirli pabuçlarından
önce ilkini zalim hükümdarın suratına doğru fırlatmış, hükümdar çok korkmuş.
Muntazır duralamadan diğerini de savurmuş, hükümdar ve yandaşları ne
yapacaklarını bilememişler öylece kalakalmışlar. Tüm evrende kulaktan kulağa
Muntazır’ın sihirli pabuçlarının zalim hükümdarı nasıl yerle bir ettiği
söylenir olmuş. Hükümdar oracıkta yerin dibine girmiş ve bir daha hiç sesi çıkmamış.
Muntazarın sihirli pabuçları o günden sonra
tüm evrende zalim hükümdarların yüzüne çarpmış ve ezilen mazlum halkların yardımına koşmuş…
Gökten üç elma düşmüş; birisi zalimlerin
kafasına Muntazırca inmiş. Birisi mazlumların yüreğine Muntazırca düşmüş ve
birisi bu masalı okuyanların belleklerine kazınmış…
bu muntazırca öykünün sahibine de teşekkür ederim... muntazırca muntazırlık edenlere selam olsun... kaleminizin muntazırca yazmaya devam etmesi dileğiyle...
#FFFFFF">
DÜŞ_
20-12-2008, 17:02:37
#FFFFFF">
S.A ALLAH RAZI OLSUN KALEMİNİZE SAĞLIK
#FFFFFF">
intizar
20-12-2008, 23:38:25
#FFFFFF">
Muntazarın adına yakışan bir amel ,intizara yakışan bir hareket ;zalim karşısında bir duruş muntazarca...Allah kaleminize kuvvet versin.
#FFFFFF">
segaleyn
22-12-2008, 14:28:36
#FFFFFF">
Tebrikler bacican kalemine saglik.Rabbim cümlemize muntazir gibi evlatlar nasip etsin..ki zamani gelince onlarda papuclarini batila firlatmaktan korkmasinlar..Seninle gurur duyuyorum
#FFFFFF">
velayet hakk
23-12-2008, 23:54:29
#FFFFFF">
Güzel bir yazı Allah cc razı olsun. İbreti alem olması açısından muntazarın papuçları:çağımızın müstekbirlerine atılmış şeytan taşlama sahnesinin bir örneğidir. Nice müstekbirlere atılan muntazar papuçlarına ve atan yüreklere
#FFFFFF">
turgut güngör
31-12-2008, 12:57:34
#FFFFFF">
S.a
kaleminize kuvvet. Güzel ve anlamli bir uyarlama olmus... Allah muvaffak eylesin sizi...
Yazarlar ve makalelerin
Yayınlanan haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda
rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir
rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.