Modern âlemin köşe bucak kaçtığı yegâne şey şuurun
dirilişidir. Şuurlu her birey bu sömürü dünyasına karşı başkaldırmanın
yollarını arar. Bugünün dünyası kendini bir bataklığa benzetmiş olsa da modern
afyonla sonsuzluk uykusuna yatan bireyler tek tek kendilerinin ilahı oldukları
bir dünya kurmaya koyulmuşlardır. Böylece modern âlem bir tek şuurun
dirilişinden korkar. Çünkü şuur ahlaktır, şuur öngörüdür, sevgidir, ihtiyat ve
istişaredir. Modern dünyanın salık verdiği sevginin insanları özsevici yaptığı
aşikâr olduğundan beri artık bedene hapsedilmiş aşk tasvirlerinin de pek bir
önemi kalmadı. Bir tür geriye dönüş, bir tür bıkkınlık söz konusu modern
dünyada. Artık afyondan uyuşmuş bireyler de bir şuur arayışına kalkacaktır. Ama
şüphesiz her şuur arayışı başladığında modern âlemin sahipleri bir dünya savaşı
kopardıklarından bu şuur arayışının sonu da belki de bir karanlık olacaktır.
Tabii Albert Camus’un “Sisifos Miti” dâhilinde çizdiği kara tabloya da
katılmıyorum…
II
Modern pazar, ürünü insanlar olan koca bir çöplük.
Satılığa çıkarılmış benlikler ve insanlar on yıllardır bir meta olarak
satılıyorlar. Tarih bir serginin ana muhatabıyken insanoğlu da bu sergi ile
yorumlanıp bir ilaç prospektüsüne bakarmış gibi şekillendirilmeye çalışılıyor.
Modern pazarın sahipleri ezilenler ve ezenler diyalektiğini artık tüketenler ve
üretenler diyalektiğine çevirdiklerinden modern pazar evlerin içini bile
kuşatmıştır. Bu düşünsel evrim sonucunda baba çocuğunu bu pazara ikon yapar
ancak fark etmez. Herkes bu değer yargılarından nefret ederek bu değer
yargılarına hizmet eder.
III
Biçim ve estetik bir cinsel öğe olarak karşımızda duruyor
bugün. Fetiş kültürü Marksizm’in öngörülerinden olsa da, daha başka bir halle
eşya sevicilikten cinsiyet seviciliğe dönmüş durumda. Modern pazarda evvelden kadınların
pazarlanması erkeklerin elindeyken, bugün kadınlar kendilerini bir cinsel öğe
olarak erkeklerin masalarında bulmaktan pek de rahatsız görünmüyorlar. Modern
dönem cinsler arasındaki ayrımı, kadın erkek eşitliğini işte böyle sağladı.
Pazarlamada da, tüketmede de eşitlik. Komünizmin alelade dediği ortaklık
düşüncesini en sert şekliyle eleştiren dünün katı kapitalist, bugünün ise kriz
müptelaları modern pazarda ortaklık düsturunu gizliden hep uyguladılar aslında.
IV
Pazarın taşeronluğu teknolojinin de gelişimiyle çok
rahatladı. Bir yerden bir yere ideoloji ihracatı ve hayali bir “ideolojilerin
ölümü” söylemiyle artık bir ideoloji olarak teknolojinin görünmezliği sağlandı.
Japon pazarlarından akan teknoloji modern kasalara girerken, beyinlerdeki
modernizm ve bilim imajları sağlaştırıldı. Modern metalara ve nesnelere tapar
hale gelen maneviyat yoksunu insan da bir “homo ekonomicus” tanımı içerisinde
sürekli kendi hesap defterleri, kredi kartları ve modern meta ile ilintili birçok
hülyanın ana karakteri buldu kendini. İnternet ile de modern düşüncenin “sergi”(photography)
mantığı ve aynı zamanda “bireyselcilik” tabanı kuvvetlendirildi. Bu şekilde
pazar ve modern dünyanın ayrılmazlığı sağlandı. Hem modern olup hem pazardan
kopmak anlaşılan manada artık mümkün değildir.
V
Modern aydın, çıkmaz sokaklara bir yenisini ekleyen,
sürekli kendi bataklığında sinek avlayan, hakikatleri bırakıp gölgelere
kapılan, her şeyin görüneniyle yetinip hiç derinleşme amacı gütmeyen, arada
sırada ahlak dersleri vermek için kürsüleri meşgul eden, üniversite amfilerinde
kesin yargılarla kendi soru işaretlerini kanunlaştıran, pazarın her türlü
dayatmasını tecrübe ederek kabullenmiş, bu sistemin taşeronluğu için mücadele
eden şuur yoksunu bir kitle. Şüphesiz bu kitle her şuur dirilişi sürecini
gözlemleyip pazarı harekete geçiriyor. Böylece modern pazarın selameti için
gerekirse kavga çıkarılıyor. Bu kitle binlerce cefaya katlanan âşık gibi
yılmadan modern pazarın tüm serkeşliğine tahammül ediyor, şairin dediği gibi: “Fariğ
olmam eylesen yüz bin cefa, sevdim seni…”
Yazarlar ve makalelerin
Yayınlanan haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda
rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir
rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.