Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Bedelli askerliğe yaş ayarı... | Korsan taksicilere ceza geliyor | Azerbaycan’da Vahhabilerle silahlı çatışma... | İran, Amerika gemisini korsanlardan kurtardı | 'Hayyam Garipoğlu firarda' | İnfaz davasında 16 askere tahliye | Azerbaycan öfke saçıyor | İran'la nükleer müzakerelere Moskova'da devam edilecek | ‘Kara harekâtı için izin alındı’ | Türkiye, İnsani Gelişmişlik Endeksi'nde 3 sıra yükseldi |
Spor-Aktüel | Bilim Teknoloji | Velayet-i Fakih | Güncel | Dünya | Siyaset | Eğitim Kültür | İnsan Hakları | Yaşam Sağlık |
Site içi Arama 
GENÇ KALEMLER
Hüseyin Tugay

Suçluyu Irak’ta mı Arıyorsun?
FATİH KAHRAMANİ

OLMAYAN SEVGİLİYE
Mustafa K.Taşpınar

DUA
Habib YAZAR

Kur'an Geldi, Fakirlik Kalktı
Serdar GÜNDOĞDU

KÖRLER ve SAĞIRLAR
Ali Mert

BİR ANAYASA TEKLİFİ DE BİZDEN-IV-
Ebuzer GÖKTAŞ

Dünya Müslüman Kadınlar Günü
Leyla GÖK

ERKEK VE KADIN
Feride Aliyeva

ANNEM
Öztürk ADIYEKE

YOBAZLIK MI, CEHALET Mİ, UŞAKLIK MI BİLİNMEZ
Aliekber Kocaaslan

TEPKİSİZLİĞE TEPKİ
Zehra Kıran

BAZEN
Arzu ÇETİNKAYA

FATIMA'NIN (S.A) ŞEHADETİ
Mehmet DEMİRER

BİR OLUP ÇÖZELİM KÖRDÜĞÜMÜ
HASİBE YEŞİL

HAZAN YAPRAĞININ SON BAKIŞI
ALINTI YAZILAR
Hüsnü Mahalli

İsrail Kıbrıs'ta
Orhan Dede

NATO zırvaları
Levent GÜLTEKİN

Hayrettin Karaman'a kızanlar neyi savunuyorlar?
Ahmet TAKAN

Gül’e gaz mı veriliyor?.. Yoksa Gül birilerine mi gaz veriyor?..
Sabahattin Önkibar

Haham Tuncay’dan, Ergenekon rejim değişikliğine araçtır itirafı
Murat ÇABAŞ

Füze kalkanı ve NATO, ABD’nin güdümünde
Hüseyin Vodinalı

İsrail’in “Düşman” Olmasında Nasıl Bir Yarar Var
Doç. Dr. Mehmet Seyfettin EROL

Bayram değil, seyran değil, NATO bizi niçin öptü?
Haydar Cemal

İslam ülkelerinde bahara doğru
Hasan DEMİR

Belgelerle iktidarın Suriye harakirisi!
Prof. Dr. Ata ATUN

İsrail Üssü ve Oyunun Kuralı
İbrahim Karagül

O kurşun atıldı!
Abdulkadir Özkan

Isıtan ortada, ısıttıran nerede?
Semih İdiz

Dışarıda bizi sıcak bir yaz bekliyor
Arslan Bulut

Karaman Hoca’ya öğrencisinden uyarı...
Serdar Akinan

Suriye olmadı Lübnan verelim mi?
Prof.Hüseyin Hatemi

Dünya ve Türkiye
Mehmet UYSAL

Kilis'e Rahmet Olarak Gelen Muhacirler
Fikret Ertan

İsrail-Çin: Çok önemli ilişkiler
Taha Kılınç

“Allah’ın demokrasisi” ?!
Ali Haydar Aksal

Uludere gerçeği bize neyi anlatıyor?
Deniz Ülke Arıboğan

Suriye'de El Kaide devrede !
Mehmet Ali GÜLLER

Kosova’da Gerilla Eğitimi!
İsmail MÜFTÜOĞLU

Yalnız Kalan Şövalye
Yılmaz ÖZDİL

Minare burada peki kubbe nerede?
Ertuğrul ÖZKÖK

Suriye'de Durum Bize Anlatıldığı Gibi Değilmiş!
Ali Bulaç

'Türkiye İslamı'nın üç versiyonu
Muharrem Bayraktar

Suriye’de işler karıştı
Akın Aydın

Suriye halkı bakın ne diyormuş
Savaş SÜZAL

NATO zirvesi sonunu bekleyin
Akif Emre

Türkiye Irak'ın bütünlüğünü istiyor mu?
Bülent ESİNOĞLU

"Amerika'ya Karşı Sorumluluklarımız Var"
M. Hilmi Yıldırım

Uluslararası toplum, uluslararası yalandır
Türker ERTÜRK

Yetki ABD'den
Zeki Ceyhan

Karışık işler!
Mehdi aksu

Hz. Ali'den yöneticilere-3
ANKET

Yönetici :..

İslami İran Avrupa ülkelerine karşı yaptırımlarını kaldırmalı mı?

Seçenekler
A)evet. kaldırmalı
B)hayır. kaldırmamalı

Sonuçları Göster

ÇOK OKUNANLAR
n Mısır’da sandıklar açıldı, Mursi önde
n İran'la nükleer müzakerelere Moskova'da devam edilecek
n ABD'den İsrail'e yeni silahlar
n Azerbaycan’da Vahhabilerle silahlı çatışma...
n ‘Kara harekâtı için izin alındı’
n Cumhurbaşkanı Gül, Google ve Facebook'u ziyaret etti
n İran, Amerika gemisini korsanlardan kurtardı
n Varto'da 3 terörist ölü ele geçirildi
n Türkiye, İnsani Gelişmişlik Endeksi'nde 3 sıra yükseldi
YORUMLANANLAR

 Varto'da 3 terörist ölü ele geçirildi

 Türkiye, İnsani Gelişmişlik Endeksi'nde 3 sıra yükseldi

 Mısır’da sandıklar açıldı, Mursi önde

 İran'la nükleer müzakerelere Moskova'da devam edilecek

 Azerbaycan öfke saçıyor

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı

 
Şifre  
   

Üye Olun | Şifremi Unuttum

 

 
Vahdet Konferanslarının Ardından
16/02/2012 - 21:01

ABDULLAH ÖZGÜR

Allah’ın adıyla

İslami vahdetin gündeme geldiği  vahdet konferansları serisi sona erdi. Geçen yıllardaki vahdet konferansları gibi vahdeti sağladığı söylenemez, hatta bir adım bile vahdete yaklaştırmadığı söylense abartılmış  olmaz.

Vahdet merasim ve konferansları denilince müslümanların birlik ve beraberliğini sağlama doğrultusunda bir çalışma akla gelir. Vahdet konusunun enine boyuna konuşulduğu, pratik çözümlerin sunulduğu bir çalışma olması gerektiği düşünülür. Aralarında vahdet ve birliği öngörülen insanların beraberce kardeşlik havasında kucaklaşacakları beklenir. Vahdet sloganı ile meydana çıkanların tavrı bu olması gerekir.

Kuran‘ın belirttiği  kendi aralarında şefkatli, merhametlidirler“, ilkesi  vahdet konferanslarında görülüyor mu acaba? Vahdet yapması gereken insanlar, cemaatler, topluluklar ve grupların her birisinin kendi çatıları altında vahdete davet etmeleri ve bundan dolayı da ayrı ayrı konferanslar düzenlemeleri vahdet anlayışı ile bağdaşıyor mu? „Ben güçlüyüm“, „ben önceyim“, „çoğunluk benim yanımda“ düşünceleri, birilerinin insanları kendi çatısı altında toplanmaya davet etmesine gerekçe olarak yeterli midir? Sadece bu iddialar bile vahdete darbe vurmuyor mu acaba?

Vahdet konferansları hakkında söylenmeyen birçok gerçekler vardır ki dile getirilmesinden korkuluyor. Dostlar kusura bakmasınlar ama dilsizlerin dili olmak, yürektekten geçenleri dile getirmek, söylemek istediklerini söyleme fırsat ve imkanı bulamayanlar adına birşeyler söylemek gerekir sanırım.

Vahdet adı altında toplantılar düzenlemek başlı başına güzel teşebbüslerdir. Ancak İslamın öngördüğü vahdet çizgi ve çatısı nedir? Hangi çatı altında vahdet için toplanılmalıdır? Bir kurum veya grubun herkesi kendi çatısı altına davet etmesi, kendisini hak ekseni olarak gördüğünü göstermiyor mu? Vahdeti farklı görüş sahiplerinin müştereklerde, ortak değerler etrafında bir araya gelmeleri olarak tanımlarsak bir kişi veya kuruluş çizgisinde toplanmaya davet etmek vahdet yönünde bir çaba olarak değerlendirilebilir mi?

Vahdet konferanslarının şekli ve mesajı bu toplantıların hedef ve içeriğiyle uygunluk arzetmeli değil midir?

Vahdet konferansları siyasi tartışmalar arenasına mı dönüşmeli? Vahdet konferansları tribünlere oynayarak boy gösterilen yerler mi olmalı? Mesaj ve içerikten yoksun konuşmalarıyla -sadece meşhur olduklarından dolayı- kürsüyü işgal eden siyasiler hangi toplumu temsilen katılıyorlar ki onlarla vahdet düşünülebiliyor?

Tek itibarı parti mensubu olan ve siyasi kimlikleri ellerinden alındıktan sonra hiçbir bilimsel ve toplumsal itibarları kalmayan bu şahısları kim hangi konferansa davet eder acaba?

Konferanslarda  kürsüye çıkanların kimlikleri önemli değil midir? Düzenlenen vahdet konferanslarında konuşmacılara bakınca vahdetten hedefin ne olduğundan insan şüpheye düşüyor; bu şahısların vahdetle ne alakası var, vahdet yapması gereken kurum, kuruluş ve şahsiyetler dışarıda bırakılmış, konferansa itibar kazandıracağı düşünülen şahıslar kürsüde cirit atıyor. Görünen o ki yapılacak konuşmaların içeriğinden ziyade hangi meşhur şahsın kürsüye çıkacağına öncelik verilmiştir. Çünkü her konuşmacı 5-10 dakika konuşuyor, kimseden 10 dakikada vahdet hakkında doyurucu bir konuşma yapması beklenemez. Zaten hedefin bu olduğu izlenimi de verilmiyor.

Evet! Vahdet konferansları yapmak gerekli ve güzeldir ama farklı mekanlarda birçok vahdet konferansının düzenlenmesi, vahdeti sağlamaktan ziyade vahdetten uzaklaşmaya sebep olmuyor mu? Madem hedef  müslümanların vahdetiyse en azından bir şehirde neden tek bir konferans beraberce ve daha görkemli yapılmıyor?

Herkes vahdet diyor ama hangi ilkeler dogrultusunda, hangi prensipler etrafinda, kimlerle vahdet yapılması gerektiği beyan edilmiyor.

Vahdet inanç eksenli, düşünce eksenli, hedef birliği eksenli olması gerekirken kişi eksenli, grup eksenli vahdete davet edilmesi üzücüdür.

Resulullah’ın (s.a.a) mübarek veladeti münasebetiyle ilan edilmiş vahdet haftasında bu amaca ne kadar yaklaşıldığı konusunda düşünmek gerekir. İnsan-ı kamil olan peygamber ve getirdiği öğretiler etrafında vahdet, İslamın öngördüğü vahdet değil midir? Peygamberimiz ahlak ve inanç alanında örnek olduğu gibi toplumsal-siyasal alanda da vahdet ekseni olması gerekmez mi? Peygamberin devlet adamlığı, siyasi kişiliği, imam ve önderliği gündeme getirilip beyan edilmesi gerekmez mi? Müslümanların peygamberin itikadi ve ahlaki örnekliğinin yanısıra siyasal düşüncesinin çatısı altında vahdet sağlamaları gerekmez mi?

Müslümanların vahdeti, Peygamberin devlet adamlığının ve siyasal kişiliği etrafında ve risaletin devamı imamet makamında oturan hz.Ali (a.s) ve diğer hidayet önderlerinin siyasi kişilikleri ve önderlikleri ekseninde olmalıdır.

Günümüzde vahdet ekseni gaybet döneminde imametin niyabeti olan velayet-i fakih değil midir?

 İşte böyle vahdet eksen ve çatıları mevcutken yeni yeni vahdet şemsiyeleri oluşturmak ve herkesin kendisini vahdet mihveri görerek kendisine davet etmesi vahdet çabası olabilir mi? Vahdet mihverleri peygamber, imam ve velayet-i fakih değil midir? Bundan sonraki alt kimlikler ve şemsiyeler bu eksene götüren yollar olabilir ancak.

Grup ve teşkilatların varlığı her toplum için bir nimet, kalkınma ve olgunlaşma aracı olmakla birlikte birbirlerinin varlığını kabullenmeleri vahdetin ilk adımı olması gerekir.  Ama realite bunun aksine her grubun kendini ispatlama ve güç gösterisi yapma gayreti içinde olduğunu gösteriyor.

Konferans ve panellerin içeriği ve amacı hakkında söylenmeyenleri, söylenme imkan ve fırsatı bulunanmayanları ve söylenmesi gerekenleri de başka bir zamanda kaleme alırız inşallah.

Müslümanların İslami vahdetinin risalet, imamet ve velayet ekseninde gerçekleşmesi ümidiyle....

Abdullah Özgür  

 

 


Yorum Ekle

Arkadaşıma Gönder

Yazdır

Facebook

Digg

Del.icio.us

StumbleUpon

Google

Yahoo

YORUMLAR

igdirli 476 16-02-2012, 22:32:16
yaziyi ilk okudugumda müslümanlarin vahdetini elstirel bir yazi sandim
tekrar okuyunca vahdeti ne kadar yanlis anladigimi anladim
mehdi aksu hocanin son yazisindaki akil ve istisare yazisiyla parelellik arz ettigini gördüm.
bence ayni seyler söylenmek istenyor bundan daha acik ne söylensin artik, dersini alan alsin.
saglik olsun yine de vahdet diyelim.
saygilarimla
 
Ali 17-02-2012, 15:56:49
Yazınızda haklı olduğunuz yerler var, ama akla şöyle bir soru geliyor:
Çoğunluktan ayrılan mı vahdete karşı oluyor, yoksa çoğunluğun olduğu yere davet eden mi?
 
muhammed 18-02-2012, 10:24:31
selamun aleykum.vahdet pırogramına katılmıştım vahdetin vesi yoktu .gosteris ünlülere ihtiram ve hurmet ön pilandaydı.6zellikle gariban alim ünlü alim muamelesi olduğunu hısettim.
 
Rebezeli 19-02-2012, 13:23:05
Hak sözle batil kastedilmekte,nefislere endeksli bir vahdet anlayisi oldugundan bir adim atilamiyor.
 
Vekil KOÇ 20-02-2012, 12:14:55
Sevgili yazar kaleminize sağlık nede vahdet,nasıl vahdet,kiminle vahdet sorularına az çok ve çok doğru cevaplar var yazınızda şimdi sormak istiyorum biz Ehl-i beyt mektebi mensupları evvela kendi aramızda vahdeti (birliği) az çok sağlamamız gerekmiyor mu?
Vahdet toplantısında toplantıyı hazırlıyan derneğin başkanı birilerini hoş gelsin diye bakın biz derneğimizin adını seçerken bile mezhebi çağrıştıracak isimlerden kaçındık derken mektep içerisinde Mezhebin ismini taşıyan başka bir derneği dışlıyarak bakın onlarla vahdet olmaz bizimle vahdet olur demek istemiyor mu? Bu kendi aramızda sağlamımız gereken vahdetin altına dinamit koymak değilmidir?
2.Biz bu mektebin ilmi anlamda kıblesiyiz derken var olan diğer gurupları dışlamıyor mu?
3:Çok kısa süre önce daha önce kurulan dernekten şu veya bu sebeple ayrılıp gelen bir alimi diğer gurubun gözüne sokar gibi sunucu yapmak vahdetimize gölge düşürmüyor mu?
4:İkide bir ikiyüz üyemiz var sözünü kürsüden tekrar etmek iki yüz alimin dışında kalanları başka taraflara itmiyormu?
ve bu liste uzar gider , selametle
 
İslami vahdet 20-02-2012, 16:56:07
Ss.a vahdet hakkında yazılan bir yazıya yapılan yorumlar bile vahdetten anladıklarımızı gayet net ortaya koymakta. Kısa bir zaman kadar başka bir gruptan ayrılıp diğer bir gruba tayin olan cümlesi bile vahdetin ne kadar uzak olduğunun bir göstergesi. Birilerinim gözüne soka soka sunucu yapılması sözüne pek anlam veremedim doğrusu. Söz konusu alim bir gruptan ayrılıp diye başka bir grupla ( grup kelimesi yorum sahibinin ifadesiyle) ortak bir paydada buluşması neden böyle yanlış anlaşılmış acaba?

Yada neden böyle anlanmak zorundayız. Polemiklere yol açacak bu yorumlar vahdet konusunu ne kadar destekler veya ne kadar köstekler bir düşünelim bence.

Vahdet konusunda herkesin bir yorumu var yazı sahibi arkadaşımız bile bir şehirde bir kaç değilde tek bir konferansın olmasına değinmekte. Bütün herkesin temennisi bu. Ama bunu yapmanın bir yolu varsa bi zahmet bu yolda kaleme alınsın. Tek bir vahdet programının yapılamıyor olması hiç program yapmamayımı gerektirir.Een azından hak veya batıl doğru veya yanlış yüzlerce kişi bir araya toplayabilmekte bir vahdet sayılmaz mı?

Düzenlenen programa yapılan onca yorum vahdetin bizden ne kadar uzak olduğunun bir işareti zaten. özellikle farklı bir sitede kaleme alınan yorumlar hakaret dercesine varan kelimeler gerçektende vahdetin v sinin bile uzak olduğunu gösteriyor.
selem ve dua ile

 
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

15/05/2012 Azerbaycan’ın Gayretli Müslümanlarının Direnişi
06/05/2012 Yeni Anayasada Emevi, Abbasi, Osmanlılar Örnek Olabilir mi?
18/04/2012 AKP Hükümeti ve Devlet Politikası
27/03/2012 Erdoğan, Suriye ve Sufyani
01/03/2012 İran‘ın Suriye Siyasetini Anlamakta Zorlananlar ve...
16/02/2012 Vahdet Konferanslarının Ardından
17/01/2012 DÜNYADA Şİİ-SÜNNİ FİTNESİ
22/12/2011 LAİK DEVLET, DİYANET VE TÜRKİYELİ ŞİİLER
19/12/2011 Klavye Kahramanları ve Kahraman Klavyeciler
13/12/2011 Mele, Molla Bahane
29/11/2011 Saflar Netleşiyor, İmtihanlar Başlıyor
07/11/2011 Suriye Oyunu İran’ın Akdeniz’e İnmesini Engellemek İçin mi?
27/10/2011 Azerbaycan Zindanlarında İzzetli Duruş ve Zulüm Karşısında Sessizlik
11/10/2011 Azerbaycan’daki Zülme Sessiz Kalmayalım!
22/09/2011 Velayet-i Fakih Penceresinden Dünyadaki Değişime Bakış
06/09/2011 Türkiye-İsrail Gerginliği, İki Müttefikin İç Kavgası mı?
26/08/2011 BAYRAM KAVGASI ve REHBER’in GÖRÜŞÜ
24/08/2011 Şişirilmiş Koyun Misali
10/08/2011 Şam Tatlısı Davutoğlu'nu Kesti
15/06/2011 Akp’ye yüklenen Misyon
27/05/2011 Yeni fitnenin adı : ALİM-AYDIN AYRILIĞI
13/05/2011 İran- Suriye, Stratejik Birliktelik
05/05/2011 İmam Hamenei’nin Küresel Uyanış Öngörüsü
20/04/2011 Darda Kalan Kum‘a Koşuyor
10/04/2011 Seçim Atmosferi ve Oy Kullanma Meselesi
04/04/2011 Rehber’in “Ekonomik Cihad Yılı” İlanı
23/03/2011 Şehadetsiz kıyam olmaz, Kıyamsız zafer gelmez
12/03/2011 El-Ezher’in Kariyeri Yerlerde Sürünüyor
07/03/2011 Halk Kıyamlarında Eksik Üç Temel Unsur
26/02/2011 Ortadoğu Uyandıkça Siyonistler Dehşete Düşüyor
04/02/2011 Fecrin Doğuşunun 33. Yılı ve Halkların Uyanışı
30/01/2011 Ortadoğudaki Gelişmeler Zuhurun Alametleri mi?
20/01/2011 “Yasemin Devrimine” Velayet Penceresinden Bakış
12/01/2011 Azerbaycan’da Zeynep’ler Ağlıyor
10/01/2011 ULEMA ve SİYASET
04/12/2010 ILIMLI ŞİİLİK TEHLİKESİ
23/11/2010 GADİR-İ HUM ve LİDERLİK
17/11/2010 First Lady Olmak Cehaleti Gidermiyor
 
 
YAZARLAR
Y. ZİYA T.YILMAZ

YANLIŞ HESAP BAĞDAT’TAN DÖNER
ABDULLAH ÖZGÜR

Azerbaycan’ın Gayretli Müslümanlarının Direnişi
MUHAMMED AK

Devrimci bir Sufi: İmam Humeyni!
Hüseyin TAŞ

İslami İran ile Türkiye Rakip Ülkeler mi?
MEHMET YETKİN

Bahreyn ve Halk Kıyamı
Abdulkadir Çuhacıoğlu

AKAN KANLAR VE ÂLİMLERİN SESSİZLİĞİ
MUHSİN KÜÇÜKER

İKİ ALİ ÜNAL MI?
KEMAL KEMAHLI

ALİ ÜNAL’IN, ŞİA VE İRAN YANILGILARI
MEHDİ AKSU

SEYYİD ALİ HAMENEİ VE BİLİNMEYEN YÖNLERİ-3
KONUK YAZARLAR
Ali ERDEM

SİNCAN OLAYI VE BİR HUKUK SKANDALI
Mikail GÜREL

En Büyük Kusur Kibir ve En Büyük Allah
RIZA BAKIRLI

AKLIN ÖNÜNDE SET OLUŞTURMAK
Rahmi Onurşan Rahmani

Adın “Ali” ama gözlerin “Muaviye”ye benziyor (1)
HAZIM KORAL

SIFFİN SAVAŞI
Bilgehan Ova

SANAT YAZILARI (II)
FUAT TÜRKER

Özgürlük Değil Şeytan’a Tutsaklık
AZERİ YAZARLAR
Muhammed Mustafa

Evroviziyon-Gaylar, İnsanlığı çökertmeye yönelik sinsi planlar
Meşedi Natıq

Gənc Hüseynin anası Zəhraya və bacısı Rüqəyyəyə ünvanladığı məktub
Tural Əli

Zindanda bir gün...
Emin Gənciyev

AYIL EY AZƏRBAYCAN !!!
Emin İmanlı

Dinin gövhər və sədəfi
Gönül İsmayılkızı

Təhqir edilən ŞƏHİDLƏR
Hacı Arzu

Açıq!
Devran Abdullah

Quba aksiyası ilə inanclıların aksiyalarını birləşdirən məqamlar var
Kənan Rövşənoğlu

AZƏRBAYCANDA RUHANİLİK
Vüsal Hətəmov

Hər zadı tərsinə ölkəm…
Ali Caferi

Ölümüzü dəfn etməyə bir molla var?ali
NAMAZ VAKİTLERİ
TV KANALLARI
Türkçe Kanallar
Zehra Tv
Ulke Tv

Tv5
Hilal Tv
Yumurcak Tv
Kudus Tv
Arapça Kanallar
Almanar
Alalam Tv
Alforat Tv
Alkawthar Tv
Farsça Kanallar

Irib 1

Irib 2

Irib 3

Irib 4

Irib 5
Press Tv
Jam e Jam 1
Jam e Jam 2
Jam e Jam 3
Quran Tv
Azeri Kanallar
Sahar Tv
HAVA DURUMU

TARİHLİ ARŞİV



GAZETELER

DERGİ ve MECMUALAR

BAĞLANTILAR

YABANCI GAZETELER

 

Ana Sayfa   |   İletişim   |   Giriş Sayfam Yap   |   Sık Kullanılanlara Ekle |   Sitene Ekle

Yazarlar ve makalelerin Yayınlanan  haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur

 
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.
2008 © RAST HABER   www.rasthaber.com
Tüm Hakları Saklıdır.
Tasarım :Networkbil.net
Atanur Evden Eve Nakliyat Küçükçekmece Evden Eve Nakliyat