Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Bedelli askerliğe yaş ayarı... | Korsan taksicilere ceza geliyor | Azerbaycan’da Vahhabilerle silahlı çatışma... | İran, Amerika gemisini korsanlardan kurtardı | 'Hayyam Garipoğlu firarda' | İnfaz davasında 16 askere tahliye | Azerbaycan öfke saçıyor | İran'la nükleer müzakerelere Moskova'da devam edilecek | ‘Kara harekâtı için izin alındı’ | Türkiye, İnsani Gelişmişlik Endeksi'nde 3 sıra yükseldi |
Spor-Aktüel | Bilim Teknoloji | Velayet-i Fakih | Güncel | Dünya | Siyaset | Eğitim Kültür | İnsan Hakları | Yaşam Sağlık |
Site içi Arama 
GENÇ KALEMLER
Hüseyin Tugay

Suçluyu Irak’ta mı Arıyorsun?
FATİH KAHRAMANİ

OLMAYAN SEVGİLİYE
Mustafa K.Taşpınar

DUA
Habib YAZAR

Kur'an Geldi, Fakirlik Kalktı
Serdar GÜNDOĞDU

KÖRLER ve SAĞIRLAR
Ali Mert

BİR ANAYASA TEKLİFİ DE BİZDEN-IV-
Ebuzer GÖKTAŞ

Dünya Müslüman Kadınlar Günü
Leyla GÖK

ERKEK VE KADIN
Feride Aliyeva

ANNEM
Öztürk ADIYEKE

YOBAZLIK MI, CEHALET Mİ, UŞAKLIK MI BİLİNMEZ
Aliekber Kocaaslan

TEPKİSİZLİĞE TEPKİ
Zehra Kıran

BAZEN
Arzu ÇETİNKAYA

FATIMA'NIN (S.A) ŞEHADETİ
Mehmet DEMİRER

BİR OLUP ÇÖZELİM KÖRDÜĞÜMÜ
HASİBE YEŞİL

HAZAN YAPRAĞININ SON BAKIŞI
ALINTI YAZILAR
Hüsnü Mahalli

İsrail Kıbrıs'ta
Orhan Dede

NATO zırvaları
Levent GÜLTEKİN

Hayrettin Karaman'a kızanlar neyi savunuyorlar?
Ahmet TAKAN

Gül’e gaz mı veriliyor?.. Yoksa Gül birilerine mi gaz veriyor?..
Sabahattin Önkibar

Haham Tuncay’dan, Ergenekon rejim değişikliğine araçtır itirafı
Murat ÇABAŞ

Füze kalkanı ve NATO, ABD’nin güdümünde
Hüseyin Vodinalı

İsrail’in “Düşman” Olmasında Nasıl Bir Yarar Var
Doç. Dr. Mehmet Seyfettin EROL

Bayram değil, seyran değil, NATO bizi niçin öptü?
Haydar Cemal

İslam ülkelerinde bahara doğru
Hasan DEMİR

Belgelerle iktidarın Suriye harakirisi!
Prof. Dr. Ata ATUN

İsrail Üssü ve Oyunun Kuralı
İbrahim Karagül

O kurşun atıldı!
Abdulkadir Özkan

Isıtan ortada, ısıttıran nerede?
Semih İdiz

Dışarıda bizi sıcak bir yaz bekliyor
Arslan Bulut

Karaman Hoca’ya öğrencisinden uyarı...
Serdar Akinan

Suriye olmadı Lübnan verelim mi?
Prof.Hüseyin Hatemi

Dünya ve Türkiye
Mehmet UYSAL

Kilis'e Rahmet Olarak Gelen Muhacirler
Fikret Ertan

İsrail-Çin: Çok önemli ilişkiler
Taha Kılınç

“Allah’ın demokrasisi” ?!
Ali Haydar Aksal

Uludere gerçeği bize neyi anlatıyor?
Deniz Ülke Arıboğan

Suriye'de El Kaide devrede !
Mehmet Ali GÜLLER

Kosova’da Gerilla Eğitimi!
İsmail MÜFTÜOĞLU

Yalnız Kalan Şövalye
Yılmaz ÖZDİL

Minare burada peki kubbe nerede?
Ertuğrul ÖZKÖK

Suriye'de Durum Bize Anlatıldığı Gibi Değilmiş!
Ali Bulaç

'Türkiye İslamı'nın üç versiyonu
Muharrem Bayraktar

Suriye’de işler karıştı
Akın Aydın

Suriye halkı bakın ne diyormuş
Savaş SÜZAL

NATO zirvesi sonunu bekleyin
Akif Emre

Türkiye Irak'ın bütünlüğünü istiyor mu?
Bülent ESİNOĞLU

"Amerika'ya Karşı Sorumluluklarımız Var"
M. Hilmi Yıldırım

Uluslararası toplum, uluslararası yalandır
Türker ERTÜRK

Yetki ABD'den
Zeki Ceyhan

Karışık işler!
Mehdi aksu

Hz. Ali'den yöneticilere-3
ANKET

Yönetici :..

İslami İran Avrupa ülkelerine karşı yaptırımlarını kaldırmalı mı?

Seçenekler
A)evet. kaldırmalı
B)hayır. kaldırmamalı

Sonuçları Göster

ÇOK OKUNANLAR
n Mısır’da sandıklar açıldı, Mursi önde
n İran'la nükleer müzakerelere Moskova'da devam edilecek
n Cumhurbaşkanı Gül, Google ve Facebook'u ziyaret etti
n ‘Kara harekâtı için izin alındı’
n ABD'den İsrail'e yeni silahlar
n İran, Amerika gemisini korsanlardan kurtardı
n Varto'da 3 terörist ölü ele geçirildi
n Türkiye, İnsani Gelişmişlik Endeksi'nde 3 sıra yükseldi
n ABD'den Pakistan'a 33 resti
YORUMLANANLAR

 Varto'da 3 terörist ölü ele geçirildi

 Türkiye, İnsani Gelişmişlik Endeksi'nde 3 sıra yükseldi

 Mısır’da sandıklar açıldı, Mursi önde

 İran'la nükleer müzakerelere Moskova'da devam edilecek

 Azerbaycan öfke saçıyor

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı

 
Şifre  
   

Üye Olun | Şifremi Unuttum

 

 
AMAN DİKKAT! "ZAMAN" VAR!
12/02/2012 - 20:24

Abdulkadir Çuhacıoğlu

AMAN DİKKAT! "ZAMAN" VAR!

Bismihî Teâlâ...

"Harp hiledir!"

Bu hadîsin, hem Allah'ın Elçisi'nden (s.a.a)1, hem de Emîr'ul-Mü'minîn Hz. Ali Efendimizden2 (a.s) -sözlü olarak- rivâyet edildiğini biliyoruz.

Savaşta hilenin, düşmanı aldatmanın iki yolu var:

1. Plan yaparak, taktik geliştirerek, tuzaklar kurarak, beklemediği yerden vurarak.

2. Yalan konuşarak, verilen sözleri çiğneyerek, karşı tarafa çamur atarak...

Bunlardan Kur'ân'a, Hz. Peygamber'in sîretine uygun düşen, birinci yoldur. Ehl-i Beyt yolu da budur. Kuşkusuz, evrensel ahlâkî değerler ve savaşta "ilkeli" duruş bunu gerekli kılar. Zaten hadiste geçen "hile" bu anlamdadır. Savaşta hile ve aldatmanın meşru olanı da budur.

İkincisi ise Muâviye'lerin, Yezît'lerin yoludur!

Şimdi siz, eğer savaşta Hz. Peygamber'i örnek alıyor, onun Ehl-i Beyti'nin yolunu izliyorsanız; düşmana karşı ummadığı yerlere tuzaklar kurarsınız. Onlara hayal bile edemeyeceği sürprizler hazırlayabilirsiniz...

Ama bu arada, savaşın da bir hukukunun ve ahlâkının olduğunu unutamazsınız. Yalan konuşamazsınız. İftiradan, ahitleri bozmaktan uzak durursunuz. Çünkü siz, her şeyden önce "dürüst, ilkeli ve ahlâklı" olmak durumundasınız.

2006 Temmuz'unda, Siyonist rejime hayal edemeyeceği bir yenilgi tattıran, Hizbullâh Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrullâh'ın, bütün dünya halklarını kendisine hayran bırakan ilkeli tutumu, bunun en canlı, en taze örneği değil midir?

Yok eğer Muâviye'nin, türlü yalan ve desiselerle onun saltanatını tahkim eden Amr'ın ve Yezîd'in yolundan gidiyorsanız; açıktan, tevilsiz yalanlar söyleyebilirsiniz. Verdiğiniz ahitleri hemen, ilk fırsatta ayaklar altına alabilirsiniz. Bu arada, karşı tarafa "akıllara zarar" iftiralar atarak; kendi insanlarınızı kandırabilir, onların karşı tarafa yönelik öfkelerini böylelikle daha da köpürtebilirsiniz!

Bu yolda gerekirse daha da çirkinleşir, "düşmanın kisvesine bürünerek" kendi köylerinizi basar, insanlarınızı öldürebilirsiniz! Mağazalarınızı, halkınıza ait araçları benzin döküp yakabilirsiniz!..

Üstüne üstlük, bütün bunları kendiniz "haksızken" yaparsınız!

Kelimenin tam anlamıyla, "ibâhiyyeci" olur, "Bizi hedefe götüren her yol mübahtır!" dersiniz.

İlk olarak, bir Rus bilim adamı olan Prof. Sergyei Nilus tarafından 1905'te, Rusya'da neşredilen "Siyon Hâkimlerinin Protokolleri" adlı esrarengiz kitapta3, bakın ne deniyor:

" الغاية تبرر الوسيلة= Gâye, vâsıtayı meşrû kılar. Bu yüzden, planlarımızı yaparken, ahlâkî ve iyi olandan ziyade, (bizler için) zarûrî ve faydalı olana yönelmemiz gerekir." 4

Böylece, Siyonizm'in hedefine varmak için kullandığı araç mantalitesiyle, Muâviye'lerin ve Yezit'lerin yolunun kesiştiğini görüyoruz!

Savaşta hile ve aldatma konusunda Qâdî Iyâd diyor ki: "Savaşta, (düşmanı) mümkün olan her yolla aldatmak caizdir. Yeter ki verilen ahitleri ve emânı bozmak türünden olmasın. O takdirde helal olmaz." (Şerhu Sahîh-i Müslim: VI, 42)

Muhyiddîn en-Nevevî bu sözlere aynen katılıyor ve buna "ulemanın ittifakını" da katarak, olduğu gibi tekrarlıyor. (Şerhu Sahîh-i Müslim: XII, 45)5

Peki, ahitleri ve emânı bozmamak kaydıyla, "mümkün olan her yol"a, katıksız ve tevilsiz "yalanlar" da dâhil midir? diye soracak olursanız:

el-Qurtubî, en-Nevevî, İbn Mülaqqın, el-Übbî, Hâfız İbn Hacer, el-Aynî, el-Qastalânî, el-Münâvî, Ali el-Qârî vb. bu soruya "Evet, dâhildir!" cevabını vereceklerdir.6

Siyâset tarihinde Yezîdî duruşuyla bilinen Ebûbekr İbn'ül-Arabî işi daha da ileri götürerek, "Düşmana verdiğimiz ahitleri de bozabiliriz." diyor! işte sözleri:

"Savaşta hile ve aldatma; tevriyeli sözlerle olur, ordunun pusu kurmasıyla olur, verilen sözden dönerek olur..." (Âridat'ül-Ahvezî Şerhu Sahîh'it-Tirmizî: VII, 171-172)

İbn'ül-Arabî'nin bütün ilkeleri yerle bir eden, savaş ahlâkını hiçe sayan bu sözlerini, İbn Mülaqqın, İbn Hacer, el-Aynî ve el-Münâvî de; hiçbir eleştiriye tabi tutmadan, aynen aktarıyorlar.7

Oysa Hanefîlerin ilk dönem hatırı sayılır fıkıh üstatlarından olan Ebû Ca'fer et-Tahâvî, Şemsüleimme es-Serahsî, Burhânüddîn el-Buhârî vb. "Savaşta bile olsa, bizim mezhebimize göre, imalı sözler dışında; katıksız, tevilsiz yalan söylenemez." diyorlar.8

Günümüzde, bilhassa son birkaç aydır, kimi çevrelerin neredeyse savaş pozisyonu aldıklarını, var güçleriyle bir hedefe kilitlendiklerini görüyoruz.

Nereye olacak; elbette İsrail'e, ABD'ye karşı olacak hali yok! Hedef belli: İRAN!

Bazı "İslâmcı" yazar ve çizerler, İran'ı yoğun biçimde eleştiren yazılar yazıyorlar.

Şimdiki iktidarın "arka bahçesi" olan kimi "muhafazakâr" basın yayın organları da, gerçek dışı, hayâlî haberlerle, bu doğrultuda, halkı resmen bombardımana tabi tutuyorlar!

Peki, suçu neymiş İran'ın?

Bölgede İsrail'in, ABD'nin oyunlarını bozması, onların yoluna taş koyması!

Bizler eleştirilerden rahatsız değiliz. Elbette eleştirilsin. Ama eleştirirken, hakarete varan, karşı tarafa haddini bildiren bir üslup kullanılmasın.

Eleştirilerimiz doğru, makul temellere dayansın. Dini esaslar göz ardı edilmesin.

Artı, bu eleştiriler yalan, dolan, iftira içermesin...

Geçenlerde Mustafa Özcan bir yazısında, Suriye'de olup bitenleri denetlemek üzere bu ülkeye gelen gözlemcilerden, Cezâir asıllı birinin ağzıyla, Suriye Devlet Başkanı Esed tarafından, "gözlemcilere hayat kadını teklif edildiğini" ileri sürmüştü.

Lâkin, verilen haberin kaynağına indiğimizde, bunun -maalesef- düpedüz yalan olduğunu gördük!

Bu, Suriye ve İran konusunda okuyucusunu yalan yanlış bilgilendiren Mustafa Özcan'ın, ne ilk, ne de son yazısı! O bunu -maalesef- hep yapıyor, yapmaya da devam ediyor.

TRT, bir devlet kanalı olmasına rağmen, bu alanda "devlet ciddiyeti" ile bağdaşmayan, halkı İran'a karşı soğutmayı amaçlayan yayınlar yapıyor.

Hatta haftalık diziler bile buna el attı: 09 Şubat akşamı yayınlanan "Kurtlar Vadisi"nde, "İran'ın İsrail ile işbirliği" açıkça vurgulandı!!! (Polat'ın ağzından)

Yani İran aleyhtarlığı, maalesef, yavaş yavaş "devlet politikası" olma yolunda.

Bilhassa, muhafazakâr kisveli "Zaman" grubunun; ilkesiz, ahlâk tanımaz tavrı dikkatlerden kaçmıyor. Gazetesiyle, televizyonuyla, Allah'ın her günü, sunduğu yalan yanlış haberlerle, halkımızı İran'a karşı resmen dolduruyor!

Bu "yeni kartelci" medya grubu, geçtiğimiz günlerde, Siyonist kaynaklara dayanarak, İran'dan Türkiye'ye "hemşire" kılıfında casuslar gönderileceğini haber yapmıştı.

Ardından, basında bu hemşirelerin, kimi etkili ve yetkili kimselerle, "istihbarat amaçlı evlilik" yapabilecekleri haberi bile yer aldı!

Sonunda İranlı yetkililerden bir açıklama geldi: "Yok öyle bir şey." dendi. Yani, bunlar düpedüz "yalan haber" idi ve Zaman grubu bu yalanı günlerdir eveleyip geveliyordu.

Derhal "özür dileyip" geri adım atması beklenen grup, yine fitne, fesat ve tahrik kokan tutumunu, hiç aldırmadan, aynen sürdürdü: "İran deşifre olunca geri adım attı!" ...

Allah aşkına böyle habercilik olur mu? Bu ne aymazlık, bu ne sorumsuzluk!

Bunun dinde yeri, yurdu var mı?

Sizde hiç insaf yok mu? Bu ne gözü dönmüşlük!

Kur'ân, iftirayı yayanları, dünya ve âhirette, elim bir azapla uyarmıyor mu? [Nûr: 19]

Bu düşmanlık, bu haset niye? İran'ın bizleri kardeş bilmekten, bölgede Müslümanların haklarını "Emperyalist güçlere yedirmemekten" ... öte ne suçları var?

İran'a karşı; ABD'nin, bizzat görevlendirdikleri Suriye heyetinin raporunu tanımayacak kadar ilkesiz, ahlâksız, haysiyetsiz bir Arap Birliği'nin yanında ne işiniz var sizin?

Bölgesel sorunlar karşısında ABD ile iş tutacak; Körfez savaşında, Bağdat'ta on binlerce sivilin öldürülmesine karşı sessiz kalırken, İsrail'e düşen birkaç Scut füzesi karşısında "salya sümük" ağlayacak, Mavi Marmara eyleminde "İsrail'in otoritesinden" söz edeceksiniz; öte yandan kalkıp İran'ı, İsrail ile gizli "işbirliği" yapmakla suçlayacaksınız!!! Yemezler!

Sahi, sizin hiç mi Allah'tan korkunuz yok? Hesap gününü düşünmüyor musunuz? Bütün bunların vebalini nasıl ödeyeceksiniz? Yarın onların yüzlerine nasıl bakacaksınız?

Bu gidişle, Hanefî mezhebi şöyle dursun, hadisçilerin fetvası da kurtaramaz. Zira, onlar katıksız yalan söyleyerek, sırf "düşmanı aldatmaya" cevaz vermişler.

Ya siz ne yapıyorsunuz?

Aslı esası olmayan bu haberlerle, yaptığınız hayâlî yorumlarla İran halkını değil, bizzat kendi halkınızı iğfal ediyor, kendi insanlarınızı aldatıyorsunuz!

Hani eskiden malum kartel medyası, Müslümanları karalayan bir haber yaptıklarında, hemen peşlerine düşer, olayı deşifre eder, yalanlarını yüzlerine vururdunuz.

Allah için, sevinirdik!

Ne oldu? Şimdi onların yerine siz mi oturdunuz? Bu görev size mi verildi?

Yukarıda da belirttik: Bu yol Hz. Peygamber'in, Ehl-i Beyt'in yolu değildir.

Gittiğiniz bu yol, Muâviye'lerin, Yezit'lerin, Amr'ların, Mervan'ların yoludur! Bu araç, "Bizleri hedefe götüren her yol mübahtır." diyen Siyonistlerin aracıdır!

Eğer hesap gününe inanıyorsanız, insafınız hâlâ tükenmemiş, gönlünüz hâlâ kurumamış , gözlerinize hâlâ perde inmemişse; yol yakınken dönün bu yoldan.

Vesselâm...

----------------------------

1- bk. Buhârî: cihâd, 157; Müslim: cihâd, 17-18 ...

Şeyh Sadûq, el-Faqîh: IV, 272; el-Hurr el-Âmilî, Vesâil'üş-Şîa: XV, 133-134

2- bk. Buhârî: menâqıb, 25, istitâbe, 6; Müslim: zekât, 154; Ebû Dâvûd: sünnet, 30; Nesâî, el-Hasâis: 173 nolu hadis (bk. Çuhacıoğlu, Peygamberimizin dilinden Hz. Ali: s. 469)

Ebul-Abbâs el-Hımyerî, Qurb'ül-İsnâd: s. 133; el-Küleynî, el-Kâfî: VII, 460; Ebû Ca'fer et-Tûsî, et-Tehzîb: VI, 162; el-Hurr el-Âmilî, Vesâil'üş-Şîa: XV, 133-134

3– Çoğu araştırmacı, toplam 24 protokolden oluşan bu kitabın, Avusturyalı Yahûdî gazeteci Theodor Herzl (1860–1904) öncülüğünde, 1897 yılında İsviçre'nin Basel şehrinde tertiplenen ilk Siyo­nist kongrede alınan kararların bir kısmından ibaret olduğunu ileri sürmektedirler.

(bk. Prôtôkôlâtü Hukemâ-i Sıhyûn: s. 29; Ahmed Çelebi, Yahûdîlik: s. 287)

Türkçe'ye de çevrilen bu kitabın, bizde Arapça'sı var. [bk. http://waqfeya.com; http://shamela.ws]

4- Prôtôkôlât (I): s. 116. Ayr. bk. s. 118

5– en-Nevevî'nin "bil-ittifak" ekli bu sözleri, sonrakiler tarafından aynen benimseniyor. bk. el-Irâqî, Tarh'ut-Tesrîb: VII, 215; el-Übbî, Şerhu Müslim: V, 53; İbn Hacer, Feth'ul-Bârî: VI, 158, 159; el-Qastalânî, İrşâd'üs-Sârî: V, 155; el-Münâvî, Feyd'ul-Qadîr: III, 411; Ali el-Qârî, Mirqât'ül-Mefâtîh: VII, 447; Davudoğlu, Sahîh-i Müslim Tercüme ve Şerhi: VIII, 466

6– bk. el-Qurtubî, el-Müfhim: VI, 592, en-Nevevî, XII, 45; İbn Mülaqqın, et-Tavdîh: XVIII, 225; el-Übbî, V, 53, VII, 48; İbn Hacer, VI, 159; el-Aynî, Umdet'ül-Qârî: XII, 96, XIII, 208; el-Qastalânî, V, 156; el-Münâvî, V, 296; Ali el-Qârî, VII, 447

7– bk. İbn Mülaqqın, XVIII, 225; İbn Hacer, VI, 159; el-Aynî, XII, 96; el-Münâvî, V, 296; Davudoğlu, VIII, 466-467

İbn'ül-Arabî sözlerinin devamında şöyle diyor: "Yalanın haram yada helâl oluşunda aklın bir etkisi yoktur. Bu iş tamamen şerîate bırakılmıştır. Şayet yalanın haram oluşu, bid'atçilerin dediği gibi, akıl ile sâbit olaydı...; o takdirde yalan konuşmak hiçbir zaman helâl olmazdı!"

Bu sözler, Husün - Kubuh meselesinin şer'î olduğunu iddia eden Eş'arîler için normaldir. Ancak, bu meselede "akılcı" yolu seçen Mâtürîdî ekole mensup olan el-Aynî'nin İbn'ül-Arabî'ye itiraz etmemesi, hele onun kendileri gibi düşünenleri "bid'atçilikle" suçlaması karşısında sessiz kalması, anlaşılır gibi değildir.

Üstelik "sıkı" bir Hanefî olan el-Aynî, her nedense hadisçilerin peşine takılmış, böylelikle -birazdan göreceğiniz gibi-, kendi üstatlarının yolundan ayrı düşmüştür!

8– bk. et-Tahâvî, Şerhu Müşkil'il-Âsâr: VII, 369; es-Serahsî, Şerh'us-Siyer'il-Kebîr: I, 119, el-Mebsût: XXX, 211; el-Kerderî, el-Fetâvâ el-Bezzâziyye: III, 359; el-Haskefî, ed-Dürr'ul-Münteqâ: II, 552; İbn Âbidîn, Redd'ül-Muhtâr: VI, 427-428


Yorum Ekle

Arkadaşıma Gönder

Yazdır

Facebook

Digg

Del.icio.us

StumbleUpon

Google

Yahoo

YORUMLAR

Necat 13-02-2012, 11:57:21
Azına Salık Üstadım!Güncel ve ilkeli tespitler yapmışsınız.Tokattan Necati ben.Sana saygılar hürmetler sunuyorum.Özellikle tesennü tarafında bu günlerde bir metodoloji sorunu yaşanıyor.Uluslararası ilişkilere hakim iktidarın muhafazakar bakış açısını örnek alıyorlar.Düne kadar siyasi partilerin nebevi harekette yerini tartışanlar,yadsıyanlar şimdi bir AKP truva atının peşine takılmışlar gidiyorlar.ABD,Siyonizm ve yerli işbirlikçisi AKP nin "insani yardım,insani koridor" gibi yaldızlı politikalarına kanıp aslında fitnecileri emperyalistlerin uşağı yapacak politikalrda taşeronluk yapıyorlar.İdeolojisi nebevi metodu olanlar buna kanarmı?Kaleminize sağlık yerinde bir konuyu ele almışsınız.Ya Ali
 
mahmut yılmaz 13-02-2012, 12:55:34
BİSMİLLAH öncelikle yazınızdan ötürü tebriklerimi iletir, yazara hayırlar temenni ederim.ALLAH RAHMET ETSİN SANA VE BİZLERE. iki yoldan bahsetmişsiniz hocam hz.peygamberin(saa) vede ehli beytin(as) yolu, muaviyenin ,yezidin, amr bin asın yolu. meselede tam burada eğer siz muaviye vede amra sahabe gözüyle bakar, müthiş siyaset kabiliyetine sahib deha gözüyle bakarsanız vede herşeye rağmen(RA) ALLAH ONLARDAN RAZI OLSUNDA DERSENİZ... bugünlerdeki davranışlarının hiçde yadırganacak bir tarafının olmadığını anlarız. onlar o gün ictihad etti ve ictihadlarında yanıldılar, ve bir sevab aldılar. ali ise ictihadında yanılmadı iki sevab aldı derseniz bu günlere yönelik bu kardeşlerimizde ictihad ettiler ve bir sevab aldılar diyebilirmiyiz değerli hocam. önceki yazılarınızda ehemmiyetle değinmiştiniz o günlerde bizlerde yezidin zamanında yaşasa idik inanın imam hüseyinin(as) yanında olurduk vede yezidle savaşırdık . İŞTE MEYDAN,İŞTE AT. demezlermi insana? bugün hüseynilerle birlikte olmayan geçmişte hz.hüseyinle(as) nasıl birlikte olurdu acaba??? kaldıki o gün pek yaman pek çetin idi dostların sayısı az, düşmanların sayısı ise kum gibiydi ,kan vede gözyaşı varidi.
 
mahmut yılmaz 13-02-2012, 13:36:32
hani bir söz vardır ya '' gavurun ekmeğini yiyen kılıcınada sallar'' büyük şeytan ABD nin ekmeği suyu havası heralde yaramıyor birilerine. kufeliler hz. hüseyine(as) verdikleri sözü unutup yezidin ordusunda saf tutmuşlardı. bugün bunu biraz anlayabiliyorum, zordan şiddetten ölümden korkanlar o gün saflarını değiştirmişler ve gönülleri imamla ama kılıçları yezidle olmuşlardı. bugünün müslümanlarına ne demeli zorda değilsiniz darda değilsiniz sizin derdiniz ney Allah aşkına ? ne demeli sizin gibilerine ? yeryüzünde bir avuç insan savaş veriyor siyonizme, kapitalizme, büyük şeytan abd ye ve yavrusu israile. onlara sahip çıkmak onlarla beraber olmak dururken neden karşısında oluyorsunuz?
 
Kahraman 13-02-2012, 22:12:06
Allah. İlminizi imaninizi artirsin cok guzel bir yazi
 
Alevi 15-02-2012, 20:29:39
kalemine yüreğine sağlık güzel insan.maalesef üzülerek izliyorum MÜSLÜMAN !!
Kardeşlerimi ..Bir müslüman bu kadar nasıl kinlenebilir Kıble ehli şii müslümana.Amma Andolsun bir olan Allah'a ki hidayet O'ndandır.ve vermeyince MABUD neylesin mahmud.Hakkın karşısında kim varsa isterse babam olsun KİNLERİYLE gebersinler.Eleştirenlerin sıfatlarına bakın amelleri nasılda yüzlerine yansımış.Allah aşkına dikkatlice bakın.
vesselam.(kitabınız ile vuslat ne zaman ola)
 
Yazar 16-02-2012, 10:21:41
Bismihî Teâlâ...
Alevî kardeşe ve diğer bütün dostlara, teveccühleri için teşekkürler.
Hem "Sahâbenin Adâleti ve Ebû Hüreyre" hem de "Şîa ve İmâmet / İmâmiyye Şîası İmâmete İnanmayan Herkesi Tekfir Mi Ediyor?" adlı iki kitap çok yakında çıkacak, İnş.
Kevser yayınları birkaç gün içinde çalışmalara başlayacak.
Azcık daha sabır!
Aeo.
Vesselâm...
 
hürr 18-02-2012, 12:27:35
muaviyenin islamı anlatırken dizini dövüp aglamasıyla fetullah gülenin aglaması arasındaki fark nedir.günümüz kabul ahbarlarını tanımak çok zor olmasa gerek.ha kuran okların ucuna geçmiş ha israil otositesi tanınsın denmiş farkı nedir.sadece isimler degişti.
 
EBA Malik 19-02-2012, 14:58:42
Kaynagini gercek islamdan almayan tum gruplar mezhepler vs. gelecekleri hep perisan. Yazardan Allah razi olsun gene guzel bir konuya parmak basmis. Allah bizleri Timeci Zamancilarin serrinden korusun.
 
a faik 18-03-2012, 17:02:10
Muhterem yazarımız, "Bilhassa, muhafazakâr kisveli "Zaman" grubunun; ilkesiz, ahlâk tanımaz tavrı dikkatlerden kaçmıyor. Gazetesiyle, televizyonuyla, Allah'ın her günü, sunduğu yalan yanlış haberlerle, halkımızı İran'a karşı resmen dolduruyor!" diyor yazısısnda...
lakin rast haber sitesi tv kanalları arasında aynı zamanın samanyolu ve yumurcak tv gibi kanallarını referans vermeye, okuyucularına kendi sütünündan tavsiye etmeye devam ediyor.
bu ne perhiz bu ne lahana turşusu...
biraz basiret lütfen, biraz dikkat..
lütfen zamancıların çeşitli kamuflajlı tv, gazete ve dergilerini kaldırın köşenizden.
selamlar
a faik
 
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

10/05/2012 AKAN KANLAR VE ÂLİMLERİN SESSİZLİĞİ
26/04/2012 MEZHEP ÇATIŞMALARI VE ULEMÂNIN ROLÜ
10/04/2012 HASET'LE YANIP KAVRULAN BEDENLER
26/03/2012 SELEFÎLER VE MÜZMİN ŞÎA DÜŞMANLIĞI (II)
10/03/2012 SELEFÎLER VE MÜZMİN ŞÎA DÜŞMANLIĞI (I)
24/02/2012 ŞAM TOPRAKLARI VE MEDYA SAVAŞI
12/02/2012 AMAN DİKKAT! "ZAMAN" VAR!
30/01/2012 DİKKAT! VİRÜS VAR!
20/01/2012 KERBELÂ KIYÂMINI KARARTMA ÇABALARI(II)
10/01/2012 KERBELÂ KIYÂMINI KARARTMA ÇABALARI(I)
20/12/2011 YA SİZE HANGİ REY'İN VALİLİĞİ TEKLİF EDİLDİ?
30/11/2011 SURİYE OLAYINDA DOĞRU DURUŞ
19/11/2011 SÜNNÎ SİYÂSET FIKHINDA VELÂYET-İ FAKÎH
09/11/2011 SAHİPSİZ DEVRİMCİ HALKLAR
30/10/2011 HANİ “TERÖRİSTLERLE MASAYA OTURMAZ”DIK!
27/10/2011 PKK İLE MÜCÂDELEDE ALEVÎ YÖNTEM
 
 
YAZARLAR
Y. ZİYA T.YILMAZ

YANLIŞ HESAP BAĞDAT’TAN DÖNER
ABDULLAH ÖZGÜR

Azerbaycan’ın Gayretli Müslümanlarının Direnişi
MUHAMMED AK

Devrimci bir Sufi: İmam Humeyni!
Hüseyin TAŞ

İslami İran ile Türkiye Rakip Ülkeler mi?
MEHMET YETKİN

Bahreyn ve Halk Kıyamı
Abdulkadir Çuhacıoğlu

AKAN KANLAR VE ÂLİMLERİN SESSİZLİĞİ
MUHSİN KÜÇÜKER

İKİ ALİ ÜNAL MI?
KEMAL KEMAHLI

ALİ ÜNAL’IN, ŞİA VE İRAN YANILGILARI
MEHDİ AKSU

SEYYİD ALİ HAMENEİ VE BİLİNMEYEN YÖNLERİ-3
KONUK YAZARLAR
Ali ERDEM

SİNCAN OLAYI VE BİR HUKUK SKANDALI
Mikail GÜREL

En Büyük Kusur Kibir ve En Büyük Allah
RIZA BAKIRLI

AKLIN ÖNÜNDE SET OLUŞTURMAK
Rahmi Onurşan Rahmani

Adın “Ali” ama gözlerin “Muaviye”ye benziyor (1)
HAZIM KORAL

SIFFİN SAVAŞI
Bilgehan Ova

SANAT YAZILARI (II)
FUAT TÜRKER

Özgürlük Değil Şeytan’a Tutsaklık
AZERİ YAZARLAR
Muhammed Mustafa

Evroviziyon-Gaylar, İnsanlığı çökertmeye yönelik sinsi planlar
Meşedi Natıq

Gənc Hüseynin anası Zəhraya və bacısı Rüqəyyəyə ünvanladığı məktub
Tural Əli

Zindanda bir gün...
Emin Gənciyev

AYIL EY AZƏRBAYCAN !!!
Emin İmanlı

Dinin gövhər və sədəfi
Gönül İsmayılkızı

Təhqir edilən ŞƏHİDLƏR
Hacı Arzu

Açıq!
Devran Abdullah

Quba aksiyası ilə inanclıların aksiyalarını birləşdirən məqamlar var
Kənan Rövşənoğlu

AZƏRBAYCANDA RUHANİLİK
Vüsal Hətəmov

Hər zadı tərsinə ölkəm…
Ali Caferi

Ölümüzü dəfn etməyə bir molla var?ali
NAMAZ VAKİTLERİ
TV KANALLARI
Türkçe Kanallar
Zehra Tv
Ulke Tv

Tv5
Hilal Tv
Yumurcak Tv
Kudus Tv
Arapça Kanallar
Almanar
Alalam Tv
Alforat Tv
Alkawthar Tv
Farsça Kanallar

Irib 1

Irib 2

Irib 3

Irib 4

Irib 5
Press Tv
Jam e Jam 1
Jam e Jam 2
Jam e Jam 3
Quran Tv
Azeri Kanallar
Sahar Tv
HAVA DURUMU

TARİHLİ ARŞİV



GAZETELER

DERGİ ve MECMUALAR

BAĞLANTILAR

YABANCI GAZETELER

 

Ana Sayfa   |   İletişim   |   Giriş Sayfam Yap   |   Sık Kullanılanlara Ekle |   Sitene Ekle

Yazarlar ve makalelerin Yayınlanan  haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur

 
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.
2008 © RAST HABER   www.rasthaber.com
Tüm Hakları Saklıdır.
Tasarım :Networkbil.net
Atanur Evden Eve Nakliyat Küçükçekmece Evden Eve Nakliyat