Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

İran, Amerika gemisini korsanlardan kurtardı | 'Hayyam Garipoğlu firarda' | İnfaz davasında 16 askere tahliye | Azerbaycan öfke saçıyor | İran'la nükleer müzakerelere Moskova'da devam edilecek | ‘Kara harekâtı için izin alındı’ | Türkiye, İnsani Gelişmişlik Endeksi'nde 3 sıra yükseldi | Varto'da 3 terörist ölü ele geçirildi | Türkiye: 3 - Gürcistan: 1 | Molotof kokteyline müebbet hapis... |
Spor-Aktüel | Bilim Teknoloji | Velayet-i Fakih | Güncel | Dünya | Siyaset | Eğitim Kültür | İnsan Hakları | Yaşam Sağlık |
Site içi Arama 
GENÇ KALEMLER
Hüseyin Tugay

Suçluyu Irak’ta mı Arıyorsun?
FATİH KAHRAMANİ

OLMAYAN SEVGİLİYE
Mustafa K.Taşpınar

DUA
Habib YAZAR

Kur'an Geldi, Fakirlik Kalktı
Serdar GÜNDOĞDU

KÖRLER ve SAĞIRLAR
Ali Mert

BİR ANAYASA TEKLİFİ DE BİZDEN-IV-
Ebuzer GÖKTAŞ

Dünya Müslüman Kadınlar Günü
Leyla GÖK

ERKEK VE KADIN
Feride Aliyeva

ANNEM
Öztürk ADIYEKE

YOBAZLIK MI, CEHALET Mİ, UŞAKLIK MI BİLİNMEZ
Aliekber Kocaaslan

TEPKİSİZLİĞE TEPKİ
Zehra Kıran

BAZEN
Arzu ÇETİNKAYA

FATIMA'NIN (S.A) ŞEHADETİ
Mehmet DEMİRER

BİR OLUP ÇÖZELİM KÖRDÜĞÜMÜ
HASİBE YEŞİL

HAZAN YAPRAĞININ SON BAKIŞI
ALINTI YAZILAR
Hüsnü Mahalli

İsrail Kıbrıs'ta
Orhan Dede

NATO zırvaları
Levent GÜLTEKİN

Hayrettin Karaman'a kızanlar neyi savunuyorlar?
Ahmet TAKAN

Gül’e gaz mı veriliyor?.. Yoksa Gül birilerine mi gaz veriyor?..
Sabahattin Önkibar

Haham Tuncay’dan, Ergenekon rejim değişikliğine araçtır itirafı
Murat ÇABAŞ

Füze kalkanı ve NATO, ABD’nin güdümünde
Hüseyin Vodinalı

İsrail’in “Düşman” Olmasında Nasıl Bir Yarar Var
Doç. Dr. Mehmet Seyfettin EROL

Bayram değil, seyran değil, NATO bizi niçin öptü?
Haydar Cemal

İslam ülkelerinde bahara doğru
Hasan DEMİR

Belgelerle iktidarın Suriye harakirisi!
Prof. Dr. Ata ATUN

İsrail Üssü ve Oyunun Kuralı
İbrahim Karagül

O kurşun atıldı!
Abdulkadir Özkan

Isıtan ortada, ısıttıran nerede?
Semih İdiz

Dışarıda bizi sıcak bir yaz bekliyor
Arslan Bulut

Karaman Hoca’ya öğrencisinden uyarı...
Serdar Akinan

Suriye olmadı Lübnan verelim mi?
Prof.Hüseyin Hatemi

Dünya ve Türkiye
Mehmet UYSAL

Kilis'e Rahmet Olarak Gelen Muhacirler
Fikret Ertan

İsrail-Çin: Çok önemli ilişkiler
Taha Kılınç

“Allah’ın demokrasisi” ?!
Ali Haydar Aksal

Uludere gerçeği bize neyi anlatıyor?
Deniz Ülke Arıboğan

Suriye'de El Kaide devrede !
Mehmet Ali GÜLLER

Kosova’da Gerilla Eğitimi!
İsmail MÜFTÜOĞLU

Yalnız Kalan Şövalye
Yılmaz ÖZDİL

Minare burada peki kubbe nerede?
Ertuğrul ÖZKÖK

Suriye'de Durum Bize Anlatıldığı Gibi Değilmiş!
Ali Bulaç

'Türkiye İslamı'nın üç versiyonu
Muharrem Bayraktar

Suriye’de işler karıştı
Akın Aydın

Suriye halkı bakın ne diyormuş
Savaş SÜZAL

NATO zirvesi sonunu bekleyin
Akif Emre

Türkiye Irak'ın bütünlüğünü istiyor mu?
Bülent ESİNOĞLU

"Amerika'ya Karşı Sorumluluklarımız Var"
M. Hilmi Yıldırım

Uluslararası toplum, uluslararası yalandır
Türker ERTÜRK

Yetki ABD'den
Zeki Ceyhan

Karışık işler!
Mehdi aksu

Hz. Ali'den yöneticilere-3
ANKET

Yönetici :..

İslami İran Avrupa ülkelerine karşı yaptırımlarını kaldırmalı mı?

Seçenekler
A)evet. kaldırmalı
B)hayır. kaldırmamalı

Sonuçları Göster

ÇOK OKUNANLAR
n Azerbaycan öfke saçıyor
n İran'la nükleer müzakerelere Moskova'da devam edilecek
n Cumhurbaşkanı Gül, Google ve Facebook'u ziyaret etti
n ‘Kara harekâtı için izin alındı’
n ABD'den İsrail'e yeni silahlar
n Varto'da 3 terörist ölü ele geçirildi
n Türkiye, İnsani Gelişmişlik Endeksi'nde 3 sıra yükseldi
n ABD'den Pakistan'a 33 resti
n İnfaz davasında 16 askere tahliye
YORUMLANANLAR

 Varto'da 3 terörist ölü ele geçirildi

 Türkiye, İnsani Gelişmişlik Endeksi'nde 3 sıra yükseldi

 Mısır’da sandıklar açıldı, Mursi önde

 İran'la nükleer müzakerelere Moskova'da devam edilecek

 Azerbaycan öfke saçıyor

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı

 
Şifre  
   

Üye Olun | Şifremi Unuttum

 

 
GENÇLİĞİN POTANSİYELİ VE ÖNÜNDEKİ ENGELLER
11/02/2012 - 13:07

Esra Doğru

Allah’ın adıyla

ÖZET

Küresel İslam gücü, dünyadaki bütün müslümanların İslam’ın yararına olan bir amaç etrafında toplanması ve bunun için yapılması gereken siyasi, sosyal, iktisadi, fikri birlikteliği yapmasıdır. Gençlik, küresel İslam gücünün oluşturulmasında önemli bir kaynaktır. Ancak gençlerin temel ihtiyaçlarının karşılanması halinde onlardan beklenen verim elde edilebilecektir. Gençlerin bilim ve teknolojide sağladıkları ilerlemeler İslam’a yapacakları en önemli hizmettir. Bunun da devlet politikaları tarafından desteklenmesi gerekmektedir.

A. GİRİŞ

Küresel İslam gücünü yeniden canlandırmak fikrinde gençlere çok iş düşmektedir. Bir toplumun enerji kaynağı gençleridir. Ancak, bu durumda var olan gençlik kapasitesinin nasıl kullanılacağı, değerlendirileceği önemli bir tartışma konusudur. Gençleri gerek fikri olarak, gerek ilmi olarak ve gerek ameli olarak İslam’a katkı sağlayacak şekilde yetiştirmek gerekmektedir. Bunun için yapılması gerekenler gençleri çok yönlü donanımlı, İslami değerleri bilen ve yaşayan bir birey haline getirmektir.

Günümüzde gençlik dünya nüfusunun üçte birini oluşturmakta ve bunların büyük bir bölümü de hızla kentleşen bölgelerde yaşamaktadır. Bazıları da iş, barınak ve eğitim olanakları bulmak amacıyla kentlere göç etmektedir. Gençlerin yaşamlarıyla ilgili beklentileri, denetlenemeyen büyüme ve kaynakların yanlış kullanımı nedeniyle umutsuzluğa ve toplumsal sorunlara dönüşmektedir (1).

Küreselleşme ya da global bütünleşme, global entegrasyon, ülkeler arasındaki iktisadi, siyasi, sosyal ilişkilerin yaygınlaşması ve gelişmesi, ideolojik ayırımlara dayalı kutuplaşmaların çözülmesi, farklı toplumsal kültürlerin, inanç ve beklentilerin daha iyi tanınması, ülkeler arasındaki ilişkilerin yoğunlaşması gibi farklı görünen ancak birbirleriyle bağlantılı olguları içerir. Küreselleşme bir anlamda maddi ve manevi değerlerin ve bu değerler çerçevesinde oluşmuş birikimlerin ulusal sınırları aşarak dünya çapında yayılması anlamına gelir. Bu değerler iktisadi nitelikli olabildiği gibi siyasi, sosyal, kültürel Özellikte de olabilir (2). Küresel İslam gücü, dünyadaki bütün müslümanların İslam’ın yararına olan bir amaç etrafında toplanması ve bunun için yapılması gereken siyasi, sosyal, iktisadi, fikri birlikteliği yapmasıdır.

GENÇLİĞİN ÖNÜNDEKİ ENGELLER

1) AİLE ve GENÇLİK

Toplumların yaşar kalabilmesi, önemli ölçüde gençlerin nitelik ve niceliklerine bağlıdır. Demokratik bir ortamda yetişmiş olmak, bağımsız kişiliği ve özgüveni olan, toplumsal ve kişisel çatışmaları en aza indirmiş, yaratıcı, girişimci, özgür ve özerk bireyleri ortaya çıkarmaktadır. Bir genç yaşama hazırlanırken, elde ettiği yetenekleri denetlemek, kendini sınamak, gücünü ölçmek gereksinimi duymaktadır. Bir anlamda, kendini gerçekleştirme arzusu içindedir. Kendini gerçekleştirebileceği ilk ve en önemli kurum “aile”dir. Aileler tutum ve davranışları ile gençleri etkileyerek, onların geleceğe hazırlar (3).

2) SAĞLIKLI GENÇLİK

Ünlü Türk büyüğü M. Kemal Atatürk’ ün dediği gibi “Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.” Gençlerin sağlıklarını koruma konusunda bilinçlendirilmesi; koruyucu sağlık programlarının olması gerekmektedir. Sağlığıyla ilgili bir sorunla karşılaşan gençlerin de kolaylıkla sağlık hizmetlerine ulaşabilmesi sağlanmalıdır. Gençlerin daha sağlıklı bir yaşam için spor yapmaları teşvik edilmeli ve gerekli olanaklar sağlanmalıdır.

3) GENÇLER ve EVLİLİK

Gençlerin, geç yaşta evlilik hayatına adım atması önemli bir husustur. Bekar ve genç olan bireyler için, karşı cins oyalayıcı ve zamanlarının çoğunu harcadıkları bir olgu haline gelmektedir. Oysa izdivacını erken yapan bireyler, dışarıya harcayacağı zamanı ailesine ve görevlerine harcamakta ve yapması gereken işe odaklanabilmektedir.

4) EĞİTİM -ÖĞRETİM

“Gençlerimizin geleceğini inşa etmeyi her zaman başaramayabiliriz, ama onları geleceğe hazırlayabiliriz.” diyen Franklin D. Roosevelt eğitimin ne kadar önemli olduğunun altını çizmiştir. Eğitim paydasında sorumlu olanlar; başta aile olmakla birlikte devlet, toplum da aynı sorumluluğu paylaşmaktadır. Fen ilimlerinin yanı sıra dini ilimlerinde öğretilmesi gerekmektedir. Dini eğitimin sadece ailenin sorumluluğuna bırakılması son derece yanlıştır. Çünkü o bireyin yetiştirilmesinde devlet birinci dereceden sorumludur. Şayet aile sorumsuz ve bilgisizse çocuğuna gerekli dini eğitimi veremeyecektir. Bundan dolayı böyle bir sorumluluğun devlet tarafından üstlenilmesi gerekmektedir. Bir ülkede herkes alim olmak zorunda değildir. Herkes tıp bilimleri, fen bilimleri veya sosyal bilimlerinde iyi olmak zorunda değildir. Ülkede doktora ihtiyaç olduğu kadar işçiye de çiftçiye de ihtiyaç vardır. Ama herkes iyi ve kültürel değerlere sahip bir insan olmak zorundadır. Herkes adalet duygusuna sahip, dürüst, güvenilir olmak zorundadır. Bu da küçük yaşlardan itibaren verilecek dini eğitimle mümkündür. Burada ayrı ayrı ahlak, namus, güvenilirlik kavramlarını sayabilirdik ama din bunları da düzenlediği için dinin öğretilmesi demek bunların hepsinin öğretilmesi demektir.

Sağlıklı ve donanımlı gençler elde etmek için yapılması gerekenleri tartıştıktan sonra donanımlı gençliğin var olan kapasitesini küresel İslam gücü oluşturmak için nasıl kullanılması gerektiğini tartışalım.

YAPILMASI GEREKENLER

1) İŞGÜVENCESİ

Gençlerin kapasitelerini kullanabilmek için ilk yapılması gereken şey, gençlerin gelecek ve geçim kaygısında olmamasıdır. Bunun için gençlerin geçimini temin edeceği iş imkanlarının sağlanması, bu konuda devletlerin özel politikalarının olması gerekmektedir. Nitekim geçim derdinde olan bir birey toplumun ve ülkenin sorunlarıyla ilgilenemez.

Gençlik çok önemli bir potansiyeldir. Ancak gelişmekte olan veya geri kalmış ülkeler gençliğin enerjisini kullanamamakta aksine bu enerji hayati gereksinimlerini karşılamak için çaba harcayarak heba olmaktadır. Buna gelişmekte olan Türkiye’den heba olan gençliğe bakarak bir örnek verelim.

Türkiye’de “heba olan gençlik” kategorisine giren milyonlarca kişi var. Bunlar:

• Ne öğrenim, ne de iş hayatında olan kadınlar–2,2 milyon civarında,

• Fiziksel engelliler –yaklaşık 650.000 kişi,

• Tüm ümitlerini kaybetmiş ve iş aramaktan vazgeçmiş gençler –300.000 dolayında,

• Çocuk ve genç hükümlüler –22.000 kişi civarında,

Bu tabloya bakınca yaklaşık olarak; 3,5 milyon gencin kapasitelerinin kullanılamadığı ve bunun ülkeler için büyük bir kayıp olduğunu görmekteyiz (1).

Ülkelerin bu durumda olan gençlerin potansiyelini değerlendirebilecekleri çözümler sunmaları gerekmektedir . Geçtiğimiz 10 yıl içinde dünyada 155 ülke kendi ulusal gençlik politikalarını ve 168 ülke de gençlik koordinasyon mekanizmalarını kurdu. Ülkeler, yavaş yavaş gençliğin öneminin farkına varmakta ve gerekli düzenlemeleri yapmaktadır.

Gelişmekte olan ülkelerde eğitim, sağlık, istihdam, sosyal ve politik katılım konularını içine alan kapsamlı bir gençlik politikası geliştirilmesine ve tüm sektörlerde gençlerle ilgili kuruluşlar arasındaki koordinasyonun arttırılmasına ihtiyaç var.

Liseli bir bayanın ifade ettiği gibi; “Bir insanın mantıklı ve doğru dürüst düşünebilmesi için koşulların iyi olması lazım, karnının tok, üstünün başının iyi olması lazım. İnsanların kendi sorunlarını düşünmekten, ülkeyi kalkındırmak için proje ve fikirler üretmeye vakti kalmıyor. İnsanın önce bir işi olması lazım.” (1)

2) İSLAMİ KAYNAKLARIN GÜNCEL DİLLE GÜNÜMÜZE TAŞINMASI

İslami kaynakların yeterince anlaşılır bir dilde yazılması gerekmektedir. Bu konuda bazı düzenlemeler yapılmalıdır. Dil canlıdır, sürekli devinim halindedir. Her geçen gün değişmekte, yenilenmektedir. Bundan dolayı gençler, atalarının diliyle yazılmış eserleri anlamakta zorluk çekmektedir. Bu yüzden eski kaynakların günümüz diline uyarlanarak tekrar basılması; gençlerin tarihlerinden faydalanabilmelerini sağlayacaktır.

3) İSLAMIN TANITIMININ YAPILMASI

İslam’ın terörizmle ilişkiliymiş gibi gösterilmesi konusuna değinilmesi gerekmektedir. Aydın, modern olarak sayılan batılı toplumların müslümanlara bakış açısından dolayı müslüman olan gençlerde bile gönüllü asimilasyon söz konusudur. Bundan dolayı, müslümanların görünüşünün düzenlenmesi sadece gayrimüslimler için değil aynı zamanda kendimiz içinde iyi olacaktır. Birçok kişinin; “İslam, geri kalmışların dinidir.” düşüncesinden dolayı dinden soğuduğu, ateizme veya başka dinlere yöneldiği görülmektedir. İslam’ı tanımayan ülkelerin, İslam fobisini yenmek için basın yayın organları, kültürel tur davetleri, internet gibi sanal kaynaklar yoluyla tanıtımın yapılması faydalı olacaktır.

Günümüzde sanal ortamın gücü yadsınamayacak düzeydedir. Birçok Ortadoğu ilkesinde Arap Baharı olarak adlandırılan değişimlerin organizasyonu sanal ortamdan sağlanmaktadır. Bu da gösteriyor ki sanal ortamın gücü yadsınamayacak kadar çoktur. İslami gençlik de bu önemli kaynağı İslam üzerindeki bu lekeyi temizlemek için kullanabilir.

4) BİLİM VE TEKNOLOJİ

İslam ülkeleri, bilim ve teknoloji alanında batılı ülkelere göre geride kalmıştır. Dünya’ nın yedi gelişmiş ülkesi; ABD, Japonya, Almanya, Fransa, İngiltere, Kanada ve İtalya’ dan oluşmaktadır. Yediler Grubu'nu oluşturan ülkeler dünya Gayri Safı Milli Hasılasının % 64'ünü üretir ve dünya ticaretindeki payları ise % 52’ dir. Yediler grubunda bir tane dahi Müslüman ülkenin olmaması; Müslüman ülkelerinin birçok açıdan geri kalmışlıklarının bir göstergesidir. Bu geri kalmışlığımızın İslam’ a atfedilmesi ayrıca Müslüman ülkelerinin böyle güzel bir dinin kendilerinden dolayı lekelenmesinin yükünü taşımaları gerektiğini ortaya koymaktadır. “İlim Çin’ de de olsa gidiniz ve alınız.” diyen bir peygamberin ümmeti olarak bu konuda üzerimize düşen görevi yapmalıyız. İlim öğrenmenin ibadet sayıldığı başka din yokken; hocamızın babamız kadar değerli olduğunu belirten başka din yokken bizim dindarlık uğruna taassup gösterip dinimizde ruhbanlık olmamasına rağmen sadece din ile ilgilenmemiz din adına yapılan ve dine zarar veren bir yoldur. İslam ülkeleri, bilim alanındaki gelişmesini hızlandırmadıkça ne yaparsa yapsın batılı ülkelere mahkum olmak zorundadır. Bu yüzden batılı ülkelere eğitim için gönderdiğimiz öğrencilerin sayısının arttırılması ve yurda dönüşlerini sağlamak için cazip maaşlar sunulması gerekmektedir. Üniversitelerimizde akademisyen olarak çalışan hocalarımızın maaşlarının yükseltilmesi ve akademisyenliğin cazip hale getirilmesi gerekmektedir. Bilim ve teknoloji alanında sürekli teşvik edici ödüller, yarışmalar yapılmalıdır. Özetle bilime ve bilimle uğraşana ayrı bir önem verilmelidir. Dinimiz elinde bir fidan olsa ve kıyametin koptuğunu görsen yine de onu dik diyen bir dindir. Üretime, çalışmaya o kadar çok değer veren bir dinin mensupları olarak bu kadar geri kalmamız dinimizi ya yanlış anladığımızı ya da gerektiği gibi yaşamadığımızı göstermektedir.

5) GENÇLERİBİR ÇATI ALTINDA TOPLAYACAK BİR KURULUŞUN OLUŞTURULMASI

Bütün örgütler, belli bir amacın tartışılması, karar alınması ve alınan kararların uygulanması için oluşturulur. Gençler arasındaki diyalogu arttıracak ve önemli sorunların tartışılacağı bütün müslüman gençlerini kapsayacak bir kuruluşun oluşturulması iyi bir fikirdir. Kuruluşun yöneticilerini seçmek üyelerin oylarıyla olacak ve üyeler, aylık toplantılarını yüz yüze görüşerek yaparken; diğer üyeler de internet aracılığıyla gerektiğinde sunulan görüşleri oylayarak karar verme sürecine direk dahil olabileceği bir ortam sağlanmalıdır. Güçler, birleşirse yapıcı ve büyük olur. Gençlerin gücünü birleştirmek hiç ummadığımız kadar büyük gelişmeleri beraberinde getirecektir. Günümüzde bu birlik enformasyon üzerinden ve enformasyon teknoloji kullanarak yapılmalıdır. Özellikle genç nüfusunun bol olduğu İslam ülkelerinde bu programlar düzenli olarak düzenlenebilir.

Büyük ortak payda dindir dolayısıyla din merkezli sivil toplum organizasyonları oluşturulmalı ayrıntıda bölünmeden; ortak bir payda etrafında birleşilmelidir.

6) GENÇLER ve KATILIM

“Diyaloğa girmek ve ortak kararlar almak” yetişkinlerin davranış kalıplarını değiştirmeye istekli olması ve yeni çözümler denemesi anlamına geliyor.

Gençler, ülkenin sosyal ve siyasi yaşamına, ulusal insani gelişmeye önemli ölçüde ve yaygın bir katkı sağlayacak düzeyde katılmıyor veya katılamıyor. Bu olgunun en başta gelen nedenleri arasında ekonomik, davranışsal, kültürel ve siyasi faktörler vardır. Katılım, aileden uluslararası platforma, okullara, işyerlerine, sağlık hizmetlerine, yerel ve ulusal yönetimlere, kulüplere, sendikalara, parlamentolara kadar birçok düzeyde gerçekleşmelidir.

Birleşmiş Milletler, gençlerin katılımını şöyle tanımlıyor (1):

-ekonomik katılım (çalışma ve gelişme)

-siyasi katılım (karar alma süreçleri)

-sosyal katılım (toplum ve çevre faaliyetlerinin içinde yer almak)

-kültürel katılım (sanat faaliyetleri, kültürel değerler ve anlatım)

Gençlerin katılımının önemi yalnızca onların yeni ve yaratıcı fikirlerini hesaba katmakla sınırlı değildir. Aynı zamanda güçle ilgili; gençlerin verilen kararlarda somut söz hakkına sahip olmasıyla ilgilidir.

Gençliğin Durumu Araştırması, Türkiye’de gençlerin ailenin karar alma sürecine katılımının düşük olduğunu gösteriyor. Gençlerin, hangi televizyon kanalının seyredileceği veya ailece nasıl/neyle zaman geçirileceği gibi gündelik konularda bile kararlara katılım düzeyi düşük: sırasıyla %55 ve %52. Bu oran, aileyi ilgilendiren ekonomik konulara gelince %43’e düşüyor. Aile kararlarına katılım, ailenin sosyoekonomik statüsü ve çocuğun yaşı düştükçe daha da geriliyor. Ailede karar verme sürecinde önemsenmeyen bireyin gençlik zamanında sorumluluk verildiğinde sağlıklı kararlar alması beklenemez. Çünkü karar verme; özgüven, sorumluluk alabilme yetisi gerektirmektedir. Sağlıklı ve verimli düşünen gençlik için her alana katılımı teşvik edilmeli ve küçüklüğünden itibaren özsaygısının oluşması için yardımcı olunmalıdır (1,2,3,4).

İslam dininin sanılanın aksine sadece namaz oruç dini olmadığını kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim’ e bakarak anlayabiliriz. Dr. Ali Şeriati’ nin yaptığı Suer isimlerinden yola çıkarak oluşturduğu tasnif çalışması sonuçları aşağıdadır (5).

· Maddi ve doğal olgular 29 sure % 26,6

· Akide ve fikri öğreti 22 sure % 24,14

· Toplum, siyaset ve sosyal sınıflar 27 sure % 22,5

· Tarih ve tarih felsefesi 17 sure % 14,14

· Ahlak ve davranış 4 sure % 3,3

· Mali meseleler 4 sure % 3,3

· İbadetler, şiarlar ve dini merasimler 2 sure % 1,7

Yorum Ekle

Arkadaşıma Gönder

Yazdır

Facebook

Digg

Del.icio.us

StumbleUpon

Google

Yahoo

YORUMLAR

Serdar Gündoğdu 11-02-2012, 15:25:03
Selam Aleykum...
Önecelikle aramıza hoşgeldiniz deyip ilk yazınızdan dolayı tebrik ederim. Yazınız genel manada genç nesil'in sorunlarını ve bu sorunların çözümünü içermesi bakımından güzel ve doyurucu olmuş. inşallah bundan sonraki yazılarınızda da aynı başarıyı devam ettirirsiniz. Selam ve Dua ile...
 
anms 14-02-2012, 07:38:15
Tamamen batı eksenli bir bilim geleneğinden beslenmiş ,kendi toplumunu tanımayan dar bir bakış açısı,bunlarla çok şey kaybettik...
 
esra doğru 17-02-2012, 09:16:23
Sayın anms, acaba neresi batı kaynaklı, açıklar mısınız? Sadece yorum yazmak olmaz, birbirimize yapıcı eleştiriler sunmalıyız, yıkıcı değil. Teşekkürler
 
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

11/02/2012 GENÇLİĞİN POTANSİYELİ VE ÖNÜNDEKİ ENGELLER
 
 
YAZARLAR
Y. ZİYA T.YILMAZ

YANLIŞ HESAP BAĞDAT’TAN DÖNER
ABDULLAH ÖZGÜR

Azerbaycan’ın Gayretli Müslümanlarının Direnişi
MUHAMMED AK

Devrimci bir Sufi: İmam Humeyni!
Hüseyin TAŞ

İslami İran ile Türkiye Rakip Ülkeler mi?
MEHMET YETKİN

Bahreyn ve Halk Kıyamı
Abdulkadir Çuhacıoğlu

AKAN KANLAR VE ÂLİMLERİN SESSİZLİĞİ
MUHSİN KÜÇÜKER

İKİ ALİ ÜNAL MI?
KEMAL KEMAHLI

ALİ ÜNAL’IN, ŞİA VE İRAN YANILGILARI
MEHDİ AKSU

SEYYİD ALİ HAMENEİ VE BİLİNMEYEN YÖNLERİ-3
KONUK YAZARLAR
Ali ERDEM

SİNCAN OLAYI VE BİR HUKUK SKANDALI
Mikail GÜREL

En Büyük Kusur Kibir ve En Büyük Allah
RIZA BAKIRLI

AKLIN ÖNÜNDE SET OLUŞTURMAK
Rahmi Onurşan Rahmani

Adın “Ali” ama gözlerin “Muaviye”ye benziyor (1)
HAZIM KORAL

SIFFİN SAVAŞI
Bilgehan Ova

SANAT YAZILARI (II)
FUAT TÜRKER

Özgürlük Değil Şeytan’a Tutsaklık
AZERİ YAZARLAR
Muhammed Mustafa

Evroviziyon-Gaylar, İnsanlığı çökertmeye yönelik sinsi planlar
Meşedi Natıq

Gənc Hüseynin anası Zəhraya və bacısı Rüqəyyəyə ünvanladığı məktub
Tural Əli

Zindanda bir gün...
Emin Gənciyev

AYIL EY AZƏRBAYCAN !!!
Emin İmanlı

Dinin gövhər və sədəfi
Gönül İsmayılkızı

Təhqir edilən ŞƏHİDLƏR
Hacı Arzu

Açıq!
Devran Abdullah

Quba aksiyası ilə inanclıların aksiyalarını birləşdirən məqamlar var
Kənan Rövşənoğlu

AZƏRBAYCANDA RUHANİLİK
Vüsal Hətəmov

Hər zadı tərsinə ölkəm…
Ali Caferi

Ölümüzü dəfn etməyə bir molla var?ali
NAMAZ VAKİTLERİ
TV KANALLARI
Türkçe Kanallar
Zehra Tv
Ulke Tv

Tv5
Hilal Tv
Yumurcak Tv
Kudus Tv
Arapça Kanallar
Almanar
Alalam Tv
Alforat Tv
Alkawthar Tv
Farsça Kanallar

Irib 1

Irib 2

Irib 3

Irib 4

Irib 5
Press Tv
Jam e Jam 1
Jam e Jam 2
Jam e Jam 3
Quran Tv
Azeri Kanallar
Sahar Tv
HAVA DURUMU

TARİHLİ ARŞİV



GAZETELER

DERGİ ve MECMUALAR

BAĞLANTILAR

YABANCI GAZETELER

 

Ana Sayfa   |   İletişim   |   Giriş Sayfam Yap   |   Sık Kullanılanlara Ekle |   Sitene Ekle

Yazarlar ve makalelerin Yayınlanan  haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur

 
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.
2008 © RAST HABER   www.rasthaber.com
Tüm Hakları Saklıdır.
Tasarım :Networkbil.net
Atanur Evden Eve Nakliyat Küçükçekmece Evden Eve Nakliyat