Dünyada
herkese ahirette ise sadece müminlere merhamet eden yüce Allah’ın adıyla…
Önemsiz
kelimesi, konuların ehemmiyetsizliğini, gereksizliğini Veyahutta yetersizliğini
vurgulamak için kullanılan bir sıfattır. Arka planda, cılız, işe yaramaz, gereksiz
vb. birçok kelimeyle kullanımına göre eş anlamlılık taşımaktadır.
İşin
en tuhaf ve can alıcı tarafı ise önemli-önemsiz algısının kişiden kişiye göre
değişmesindedir. Bir yetişkin için önemsiz kelimesi ‘çocuk işi’ anlamına
geldiği gibi bir çocuk içinde ‘yetişkin işi’ anlamlarına gelmektedir. Öyle ki
bir meslek sahibi için çok önemli bir meta, diğer meslek sahibi için ayakucuyla
kenara itilecek kadar değerli olmayabilir. Veyahutta bir avamın değersiz kabul
ettiği bir iş, olgu ya da fikir, bir âlim için çok ama çok değerli diye
nitelendirilebilmektedir.
Evet,
gerçekten ayrılıkların, tefrikanın, fesadın ve her türlü haramın asıl kökeni,
“önemli-önemsiz” algısından kaynaklanmaktadır. Bir konuda ki ortak zihniyetler
ise o konuya önem veya önemsizlik veren grupların sayısını belirlemekte ve
hemfikir insanları aynı konuma taşımaktadır.
Kâinatta
hiçbir şey yoktur ki, önemli-önemsiz başlığı ile 2 ayrı kısma ayrılmasın. İşte
bu ayrılık insanlığın belini büken ayrılığın ta kendisidir. Bugün içimizde olan
ayrılıkların temel sebebi de bundan başka bir şey değildir. Bugün birimiz için
çok değerli olan bir konunun, bir ötekimiz için ne kadar değersizlikle
karşılanması asıl mevzuumuzdur.
Bu
durum, kalpte, düşüncede ve dilde farklılaşmamızın cereyan etmesine sebep olmaktadır.
Sürekli tek yürek, tek beyin ve tek dil olarak düşünmemize, hareket etmemize ve
haykırmamıza engel olmaktadır. Heyhat! Gerçekten de halimiz, önemli-önemsiz
ayırdını yapamadığımız konular da ne kadar da vahimdir.
Bu
iş tıpkı, bir çocuk için paranın değersizliği ve bir yetişkin için bir
oyuncağın değersizliğine çok benzemektedir. Bu şekilde ilerleyen beyinlerin de
izlenimleri ve söylemleri, insanları üzmekte ve gülünç durumlar gözlenmektedir.
Kendi
içimizde buna örnekler bulmak gayet mümkündür. Bu iş yoga-namaz örnekleri
arasında ki değerlendirme farkına benzemektedir. Şükür ki yoganın bedensel
faydaları olabileceği halde kaleme alınmaması, ikisi arasında ki önem farkının
idrak edildiğinin göstergesidir.
Lakin
bizler, namazın ehemmiyetini tartışma aşamalarını çoktan aşmış durumdayız. Ve
daha ince ve düşüncede titizlik isteyen mevzulara dalmış durumdayız. Buna
rağmen hedefte merkez noktayı hala tespit edememiş olmamız en büyük
açığımızdır. Bu konuda niyetinde ihlâslı ve sözlerinde samimi insanların
istişare ve müşavereye ihtiyacı vardır. Oturulup tartışılarak, gündemde
tutulması gereken mevzuular ortak akıl ile belirlenmeli ve söylemler bu
kararlar doğrultusunda artırılmalı ve nihai hedefin merkezine sağlam bir
şekilde düşünce yayları gerilmelidir.
Gerçekten
ama gerçekten, önce bizim için önemli olan şeylerin önemsiz olduğunu veya
olabileceğini düşündük mü? Ya da önemli mevzuların önemsizlikle
karşılanmasından dolayı ne kadar gencin geri plana ve kendine terk edildiğini
fark ettik mi?!
Mevcut
halimiz ‘her telden ayrı ses’ deyimine ne kadar da benzemektedir. Ne diyelim:
“Allah bizi ıslah ve sonumuzu hayır etsin.” O’nun yolunda seferin zafere
dönüşmesinin tek yolu içte ve dışta vahdetten başka bir şey değildir. Vahdete
erişerek, Allah düşmanlarının tepelerine kılıçlarımızı eşiz bir yıldırım gibi
indireceğimiz sabahın özlemiyle…
Selam
ve duayla…