BİSMİH-İ TEALA
Hz. Hasan Askeri (a.s) zalim Abbasi halifesinin
emriyle Samerra da Askeriye diye bilinen bir mahallede askerlerin kontrol ve
gözetiminde mecburi ikamete tabi tutulduğu için kendilerine ASKERİ
denilmektedir.
Zalim Abbasi halifeleri diğer imamlara uyguladıkları
baskılarını İmam Hasan Askeri (a.s) için de uygulamaktan çekinmediler. Hatta
imam Hasan Askeri (a.s)’ a uygulanan baskı ve şiddetin derecesini daha çok
yükseltmişlerdir.Bu zülüm ve baskının şiddetinin derecesinin yüksek oluşu şuradan
bellidir ki o yüce imam 28 yaşında iken şahadet şerbetini içmişlerdir.
Peki neden İmam (a.s)'a uygulanan baskı bu
kadar ağır olmuştur? Çünkü zalim Abbasi hanedanı ve yandaşları İmam Mehdi (a.f)’
nin İmam Hasan Askeri (a.s)’nin oğlu
olacağını biliyorlardı. Bu durum zalim ve zorba düzenleri için büyük bir korku
ve tehditti. Bundan dolayı imam ve ailesi baskı ve gözetim altında tutuluyor ve
imam Mehdi (a.f) dünyaya gelir gelmez öldürmekle bu işten kurtulmak
istiyorlardı. Ama unuttukları bir şey vardı o da zalimler istemese de ALLAH
nurunu tamamlayandı.
Böyle zor bir ortamda İmam Askeri (a.s)
tarafından hazırlanmış program doğrultusunda İmam Mehdi (a.f)’ nin doğumu
tamamen gizli hatta Şiilerden bile gizli, halkın gözünden uzak bir şekilde
gerçekleşmiştir. Elbette ki imam Mehdi (a.f) dünyaya geldikten sonra İmam Hasan
Askeri (a.s), çok güvendiği has Şiileriyle İmam Mehdi (a.f)’yi görüştürüp
tanıtmışlardır.
Peki böyle bir sıkı denetim ve gözetim altında
tutulan İmam Hasan Askeri (a.s), tüm Şiiler ile nasıl irtibat kurabiliyordu? İmam
Hasan Askeri (a.s), seçkin Şii şahsiyetler arasından temsilciler seçip
bölgelere tayin ediyordu. Bu vasıta ile tüm Şiileri ile irtibat
kurabiliyorlardı. İmam Hasan Askeri (a.s)’ ın yazdığı mektuplar ve mesajları
çeşitli bölgelerdeki Şiilere temsilciler tarafından götürülüyordu. Ve onlardan
aldıkları mektupların cevaplarını bazı meselelere dair soruları da getirip imama
teslim ediyorlardı.
İmam Hasan Askeri (a.s)’ ın Ali b.Hüseyin b.
BABIVEYH'e yazmış olduğu mektuplardan birinin bir bölümünde ona ve bütün Şiilere
özel teveccüh etmişlerdir. Bu da gerçek Şiilerin masum imamın yanında yüce bir
makama sahip olduklarını kanıtlar niteliktedir. Bu mektubun bazı satırları
şöyledir :'Sabırlı ve dirençli ol, zuhuru bekle. Çünkü Resul-i Ekrem (s.a.a)
şöyle buyurmuştur :' Ümmetimin en üstün ameli zuhuru beklemektir.’ Bizim Şiilerimiz, Allah Resulü (s.a.a)
yeryüzü zulüm ve sitemle dolduğu gibi, adalet ve eşitlikle dolduracağını
müjdelediği oğlum zuhur edinceye kadar sürekli gam ve keder içerisinde
olacaklardır.'' Ey Eba hasan Ali! Sen sabırlı
ol ve bizim bütün Şiilerimize de sabırlı olmalarını emret.
Özetle söylemek gerekirse, İmam Hasan Askeri (a.s)’
nin toplum üzerindeki manevi azameti ve halk üzerindeki nüfusu ve kendilerine
duyulan tarifi mümkün olmayan sevgi, zalim Mutemed Abbasi’ yi (l.a) bir hayli derinden
yaralamıştır. İmam (a.s)’ ı hapsetmek, baskı uygulamak, zulüm yapmak , hürriyetini
kısıtlamak gibi girişimlerin ters etki yaratması sonucunda İmam Hasan Askeri (a.s)’yi
bildik Abbasi yöntemiyle yani zehir yolu
ile şehit etmişlerdir. Aziz oğlu DOĞMASI BEKLENEN ADALET GÜNEŞİ HZ .MEHDİ
a.f İN BAŞI SAĞ OLSUN. GELİP DE İNTİKAMLARINI ALACAKLARI GÜN ÇABUK OLSUN.
Babasıdır İmam Hadi Ali,
Annesi Susen hanımefendi,
O hanımın faziletine şu kadarı yeterlidir ki,
İmam Askeri şehit olanda, Şiilerin sığınağı idi.
Zalim Abbasi Mutamedi,İmam Askeri(a.s) 'yi,
Zorla Askeriye mahallesinde ikamet ettirdi,
Askerlerin kontrolünde gözetlenir ettirdi,
İşte bundan ötürü imamın lakabı olmuştur ASKERİ.
İmam Hadi, imam Askeri’ nin babası idi,
Şehit edilende yaşları kırk bir idi,
Dedesi Muhammed Cevat 25 yaşında şehadete erişti
Kendileri 28’inde, üç imamın toplam ömürleri 94 yıl edipti.
Bu gerçek aşikardır cümle aleme,
Hak ve pak olan o üç imama,
Uygulanan baskının
şiddetini,
Kanıtlıyor tüm dünyaya.
İmam’ı defalarca hapsedip
sonra serbest bıraktılar,
İmam her fırsatta ilmi faaliyetlerini
devam ettirdi,
Çok değerli bilim adamları
eğitti,
Yüzün üzerinde çok değerli
ilim ehli yetiştirdi.
SAMERRA'yı yerinden
oynattı İmam’ın ölüm haberi,
Her yerden ağıtlar
feryatlar yükselmişti,
Her yer çarşı pazar tatil
edilipti,
O gün cenaze namazları çok
kalabalık idi.
Cenaze namazlarında insan
selini,
Yararak gelmişti İmam
Mehdi,
Amcası kezzap Caferi
kenara itti,
Babasının namazını kılıp
kendi elleriyle defneyledi.
Mübarek babalarının şehadet
yıldönümleriydi
Başınız sağ olsun MEVLACAN YA MEHDİ!
Bir cuma daha bitti,
Ömrümüzden bir gün daha gitti.
Gözümüz yollarda,
Ellerimiz semada,
İLAHİ izin ver zuhur etsin,
KURTULUŞUMUZ MEHDİ MEVLA.
Dua ve selam ile