Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

İran'la nükleer müzakerelere Moskova'da devam edilecek | İran'la nükleer müzakerelere Moskova'da devam edilecek | Türkiye, İnsani Gelişmişlik Endeksi'nde 3 sıra yükseldi | Varto'da 3 terörist ölü ele geçirildi | Türkiye: 3 - Gürcistan: 1 | Molotof kokteyline müebbet hapis... | AK Parti'de "Uludere" çatlağı !... | “Amnesty International”ın 2012-ci il hesabatında – Azərbaycan | Nicat Əliyev Kürdəxanı istintaq təcridxanasına göndərilib | İtkin jurnalistin sorağı həbsdən gəldi |
Spor-Aktüel | Bilim Teknoloji | Velayet-i Fakih | Güncel | Dünya | Siyaset | Eğitim Kültür | İnsan Hakları | Yaşam Sağlık |
Site içi Arama 
GENÇ KALEMLER
Hüseyin Tugay

Suçluyu Irak’ta mı Arıyorsun?
FATİH KAHRAMANİ

OLMAYAN SEVGİLİYE
Mustafa K.Taşpınar

DUA
Habib YAZAR

Kur'an Geldi, Fakirlik Kalktı
Serdar GÜNDOĞDU

KÖRLER ve SAĞIRLAR
Ali Mert

BİR ANAYASA TEKLİFİ DE BİZDEN-IV-
Ebuzer GÖKTAŞ

Dünya Müslüman Kadınlar Günü
Leyla GÖK

ERKEK VE KADIN
Feride Aliyeva

ANNEM
Öztürk ADIYEKE

YOBAZLIK MI, CEHALET Mİ, UŞAKLIK MI BİLİNMEZ
Aliekber Kocaaslan

TEPKİSİZLİĞE TEPKİ
Zehra Kıran

BAZEN
Arzu ÇETİNKAYA

FATIMA'NIN (S.A) ŞEHADETİ
Mehmet DEMİRER

BİR OLUP ÇÖZELİM KÖRDÜĞÜMÜ
HASİBE YEŞİL

HAZAN YAPRAĞININ SON BAKIŞI
ALINTI YAZILAR
Hüsnü Mahalli

İsrail Kıbrıs'ta
Orhan Dede

NATO zırvaları
Bülent ESİNOĞLU

"Amerika'ya Karşı Sorumluluklarımız Var"
Levent GÜLTEKİN

Hayrettin Karaman'a kızanlar neyi savunuyorlar?
Ahmet TAKAN

Gül’e gaz mı veriliyor?.. Yoksa Gül birilerine mi gaz veriyor?..
Sabahattin Önkibar

Haham Tuncay’dan, Ergenekon rejim değişikliğine araçtır itirafı
Murat ÇABAŞ

Füze kalkanı ve NATO, ABD’nin güdümünde
Hüseyin Vodinalı

İsrail’in “Düşman” Olmasında Nasıl Bir Yarar Var
Doç. Dr. Mehmet Seyfettin EROL

Bayram değil, seyran değil, NATO bizi niçin öptü?
Haydar Cemal

İslam ülkelerinde bahara doğru
Hasan DEMİR

Belgelerle iktidarın Suriye harakirisi!
Prof. Dr. Ata ATUN

İsrail Üssü ve Oyunun Kuralı
İbrahim Karagül

O kurşun atıldı!
Semih İdiz

Dışarıda bizi sıcak bir yaz bekliyor
Abdulkadir Özkan

Isıtan ortada, ısıttıran nerede?
Arslan Bulut

Karaman Hoca’ya öğrencisinden uyarı...
Serdar Akinan

Suriye olmadı Lübnan verelim mi?
Prof.Hüseyin Hatemi

Dünya ve Türkiye
Mehmet UYSAL

Kilis'e Rahmet Olarak Gelen Muhacirler
Fikret Ertan

İsrail-Çin: Çok önemli ilişkiler
Taha Kılınç

“Allah’ın demokrasisi” ?!
Ali Haydar Aksal

Uludere gerçeği bize neyi anlatıyor?
Deniz Ülke Arıboğan

Suriye'de El Kaide devrede !
Mehmet Ali GÜLLER

Kosova’da Gerilla Eğitimi!
İsmail MÜFTÜOĞLU

Yalnız Kalan Şövalye
Yılmaz ÖZDİL

Minare burada peki kubbe nerede?
Ali Bulaç

'Türkiye İslamı'nın üç versiyonu
Muharrem Bayraktar

Suriye’de işler karıştı
Akın Aydın

Suriye halkı bakın ne diyormuş
Savaş SÜZAL

NATO zirvesi sonunu bekleyin
Ertuğrul ÖZKÖK

Suriye'de Durum Bize Anlatıldığı Gibi Değilmiş!
Akif Emre

Türkiye Irak'ın bütünlüğünü istiyor mu?
M. Hilmi Yıldırım

Uluslararası toplum, uluslararası yalandır
Türker ERTÜRK

Yetki ABD'den
Zeki Ceyhan

Karışık işler!
Mehdi aksu

Hz. Ali'den yöneticilere-3
ANKET

Yönetici :..

İslami İran Avrupa ülkelerine karşı yaptırımlarını kaldırmalı mı?

Seçenekler
A)evet. kaldırmalı
B)hayır. kaldırmamalı

Sonuçları Göster

ÇOK OKUNANLAR
n Cumhurbaşkanı Gül, Google ve Facebook'u ziyaret etti
n Türkiye, İnsani Gelişmişlik Endeksi'nde 3 sıra yükseldi
n Varto'da 3 terörist ölü ele geçirildi
n Ukrayna parlamentosunda yumruk yumruğa kavga
n İran'la nükleer müzakerelere Moskova'da devam edilecek
n İran'la nükleer müzakerelere Moskova'da devam edilecek
YORUMLANANLAR

 Varto'da 3 terörist ölü ele geçirildi

 Türkiye, İnsani Gelişmişlik Endeksi'nde 3 sıra yükseldi

 Mısır’da sandıklar açıldı, Mursi önde

 Ukrayna parlamentosunda yumruk yumruğa kavga

 İran'la nükleer müzakerelere Moskova'da devam edilecek

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı

 
Şifre  
   

Üye Olun | Şifremi Unuttum

 

 
DİKKAT! VİRÜS VAR!
30/01/2012 - 11:25

Abdulkadir Çuhacıoğlu

Bismihî Teâlâ...

Bilirsiniz, bir bilgisayara virüs bulaşmışsa, "hata" verir. Ekrana sürekli uyarılar çıkar. İşletim sistemi mızmızlar. Bir yere tıklar, komut verirsiniz; bekleyin ki açılsın...

Yapılacak bellidir. İyi bir virüs tarayıcıyla o virüsün temizlemesi icap eder. Temizlendiği halde tekrar ürüyor, yahut sistem hep "hata" vermeye devam ediyorsa; o virüs, mevcut işletim sistemini ayakta tutan kök dosyaları da ele geçirmiş demektir. Artık bundan sonra iyi bir formatla belleği komple pekler, sistemi yeniden kurarsınız.

Elinizin altındaki bilgisayar ancak bundan sonra tadında, sorunsuz çalışır.

Teknik olarak, sadece bilgisayarların yada aynı teknolojiyle çalışan ürünlerin virüs kaptığını sanmayın. Bazen insanlar da virüs kapar! Onların da beyinlerine, işletim sistemlerine virüs bulaşır. Artık o beyin, kendisine tebelleş olan bu virüs yüzünden "hata" vermeye başlar!

Bunun neticesinde, kişinin ağzından yalan yanlış, akıl mantık dışı sözler dökülür. O derece ki, bazen sizi dehşete düşüren hezeyanlarla, akıllara zarar yorumlarla karşılaşırsınız.

Örneğin "Sahâbenin tümü âdil ve güvenilirdir; hepsi ak sütten çıkmış ak kaşık gibidir!" yaklaşımı bir virüstür.

Sisteminize bu virüs bulaşmışsa, artık Hz. Peygamber'den (s.a.a) çok, sahâbeyi savunur duruma düşersiniz. Peygamber Efendimiz'den konu açıldığında "Canım o da nihâyetinde bir insan değil mi; elbette hatta edebilir..." derken, her hangi bir sahâbînin eleştirilmesine tahammül edemezsiniz!

Günümüzdeki yolsuzluklara "haklı olarak" karşı çıkarken, örneğin Halîfe Osman döneminin bütün yolsuzluklarını sineye çeker; "Râşid halîfemizdir; ne yapsa yeridir!" dersiniz.

Dönemin "kapitalist"lerini bir türlü rahat bırakmayan Ebû Zerr'in sesini kısıp toplumdan tecrit edenleri, onu Rebeze'ye sürenleri haklı bulur, "O da çok konuşuyor be! Halk arasında fitneye(?) sebep oluyor!" dersiniz.

Emîr'ul-Mü'minîn Hz. Ali (a.s) döneminde cereyan eden iç savaşları "ictihâd" ile yorumlar, böylelikle tarihin ender kaydettiği acımasız kâtillere bol keseden "sevap" dağıtırsınız. Bu yolda dökülen bütün kanları, iyi niyetli, "dostane kılıç kalkan" oyunlarına bağlarsınız!

Bir kez bu virüsün pençelerine düşmüşseniz, türlü ayak oyunlarıyla iktidârı ele geçiren, 70 küsür yıl sürecek "Ali'ye küfretme" geleneğini başlatan, daha burada sayıp dökemeyeceğimiz türlü melanetlere imza atan "azgın çete" reisi "Muâviye'nin eşeğinin burun deliklerine giren bir toz taneciği ile Ömer b. Abdilazîz'i kıyaslamaktan teeddüp(?) eder; "O toz taneciğinin, ilgili kişiden bin kat üstün" olduğunu[1] söylerdiniz! (Bu Ömer'in tek dezavantajı sahâbeden olmamasıdır! Üstelik bu, kendisi kanla birlikte anılmayan ve deminki meşum geleneğe son veren birisi olmasına rağmen böyledir.)

Târihe hilekârlığıyla nam salmış bir Amr b. el-Âs'tan, onun sayesinde, kan ve gözyaşıyla iktidârını perçinleyen Muâviye'den hadis alır[2]; bundan en ufak rahatsızlık duymazsınız!

Hz. Ali'nin en katı düşmanlarından olan, her fırsatta Ali'ye küfretmeyi alışkanlık hâline getiren, bu arada, çevirdiği dolaplarla Halîfe Osman'ın da başını yiyen Mervân b. Hakem hakkında; "Şayet Mervân'ın sahâbeden olduğu kesinleşirse, o takdirde hakkındaki eleştiriler kendisine zarar vermez!"[3] derdiniz.[4]

Sahâbenin top yekun temiz olduklarına inanmışsanız; onlara halel gelebilir korkusuyla, Kerbelâ katliamının halka anlatılmasına "Haramdır!" deyü fetvalar verir, olayı -olabildiği kadar- örtmek ve bu kıyâmın evrensel mesajının kitlelere ulaşmasını engellemek için var gücünüzle çalışırdınız![5]

Kelâm ilminin en zevkli, en bereketli konularından birisi olan "Husün-Qubuh" meselesinde; "Bu husus aklî değil, şer'îdir!" görüşü[6] de bir virüstür.

Bu virüs size tebelleş oldu mu, bakın ne "hatalar" vermeye başlarsınız:

İlk fırsatta, "cebirci" kader anlayışına[7] saplanıp kalırsınız!

Allah'ın "adâlet" ve "hikmet" sıfatlarını tatile yollar, "O'nun mahlûkâtı yaratmasında hiçbir hedef, hikmet yoktur"[8], dersiniz.

"Teklîf-i mâ lâ yutâq câizdir!" der[9], Yüce Yaratıcımızın kullarına, onların taşıyamayacağı görevler yükleyebileceğine hükmederdiniz.

"Allah'ın kullarını sebepsiz yere cezalandırması; itaatkâr kulunu cehenneme, âsî kulunu ise cennete koyabilir! Ve bu durum O'nun şanına zarar vermez!"[10] diyebilirsiniz.

"Kâfir ve müşrik iken sonradan iman eden birine peygamberlik görevi verilebilir!" der[11]; buna mâni bir durumun bulunmadığını pekâlâ söylerdiniz.

Etrafımızda cereyan eden, bölgesel ve küresel siyâsi olaylara "mezhepçi" gözlerle bakmak ve hâdiseleri bu şekilde değerlendirmek de, geçmişte olduğu gibi, şimdi de çoklarını etkisi altına alan, amansız virüslerden biridir.

Dışişleri Bakanı Sayın Davutoğlu'nun "İran'ın politikalarını mezhebe indirgemenin doğru olamayacağına" ilişkin açıklamalarına[12] rağmen, kraldan fazla kralcı kimi yazar ve çizerlerin İran-Irak ve İran-Suriye ilişkilerini "mezhepsel birlikteliğe" bağlama gayretleri, bölgede emperyalizme uşaklık ettikleri "körün" bile gözünden kaçmayan Suud, Katar, Ürdün vs. gerici Arap rejimleriyle, "Sünnî" nitelemesiyle; İran'a karşı kol kola, birlikte ortak politika yürütmeler, yine Esed rejimi "Alevî(?)", muhâlifleri "Sünnî" diye; Suriye muhâlefetine kucak açmalar, İsrail'in belini kıran "Şiî" Hizbullâh'a mesafeli, ama "Sünnî" Hamas'a yakın(?) duruşlar... hep bu virüsten neşet eden bâriz sistem hataları değil midir?

CHP'den Kılıçdaroğlu'nun, hangi hesaplar peşinde olduğu bir yana, Esed'den yana tavır alması üzerine, İktidârın sözcülerinden Hüseyin Çelik'in hemen çıkarak; bunu Kılıçdaroğlu ile Esed'in "Alevî" olduklarına bağlama refleksi, yine Bülent Arınç'ın geçen Ağustos'ta zehir zemberek yaptığı bir konuşmada, İran'ın Suriye'ye verdiği desteği "mezhepsel" yaklaşıma bağlama çabası da; ne yazık ki, bilinç altında uyuyan aynı müzmin hastalığın ürünüdür.

Bu arada, mevcut iktidârın ve onlara yalakalık eden yeni "kartelci - muhafazakâr" basının, Irak'ta terör olaylarına karıştığı gerekçesiyle hakkında tutuklama kararı verilen Irak cumhurbaşkanı birinci yardımcısı Târık el-Hâşimî'yi sâhiplenerek, "Irak Sünnîlerinin lideri" diye ona kol kanat germeleri de aynı sakat mantığın tezâhürüdür. (Oysa tutuklama kararı veren Bağdat mahkemesi, Şiî ve Sünnî, Arap ve Kürt yargıçlardan oluşmaktadır. Artı, bu karar, bizzat el-Hâşimî'nin en yakın adamlarının ihbârı sonucunda alınmıştır.)

ABD'ye her dâim uşaklık eden bu Gerici Arap rejimlerini, Irak'ta ardı arkası kesilmeyen terörist eylemlerde parmağı olmakla suçlanan Târık el-Hâşimî'yi, yine Suriye teröristlerini alelacele, koşulsuz; ama sırf kimlikçe Sünnî oldukları için "Sünnîlik" adına sahiplenme iç güdüsü, doğrusu hem İslâm'a, hem Sünnî Müslüman kardeşlerimize hakârettir.

Sünnîlik terörizm midir? ABD emperyalizmine uşaklık eden, çağdışı Arap diktatörleri ne vakit "Sünnî" olmuşlardır? Bu Sünnî(?) rejimler, onlarca yıldır işgal altında bulunan, her gün çile, göz yaşı ve şehitlerin kanlarıyla yoğrulan bir Filistin için, Gazzeli Müslüman kardeşleri için; işgalci rejimin sırtını sıvazlamaktan öte, ne yapmışlardır?

Azcık insaf edin! Filistinli "Sünnî" kardeşlerine, onların haklı davalarına tek sâhip çıkan, dünya istikbâr ve emperyalizmine karşı ayakta durma, tek başına varlık mücâdelesi vermenin yanında, ABD, BATI ve bölgedeki bütün hâin Arap ülkelerini karşısına alması pahasına; maddî manevî hiçbir desteğini esirgemeyen, şu sizin "mezhepçi" dediğiniz "Şiî" İran ve onun "ileri karakolu" olmakla suçladığınız "Alevî / Nusayrî" Suriye değil mi?

Hiç mi Allah'tan korkunuz yok? Bunları bir çırpıda nasıl da unutuverdiniz?

ÇOMÜ rektörü Sayın Sedat Laçiner'in, 27 Aralık 2011 akşamı, TRT "Açı" programında sarf ettiği; "Bir insanın Şiî olması, Hıristiyan olmasından kötüdür!" eksenli, hepimizi üzen o sözler de bu kategoride değerlendirilebilir.

Gerçi kendisi, gelen yoğun tepkiler üzerine bir açıklama yaparak "Ben demedim, o dedi!" ayağıyla, sorumluluktan sıyrılmaya çalışmıştır. Oysa, sormak gerekir kendisine:

Evvelâ, Suudi Arabistan'a, Kuveyt'e, Ürdün'e mal ettiğiniz o görüş, adı geçen ülkelerde kimlere aittir? Şayet bölgesinde emperyalizme uşaklık etmeyen, kendileri gibi düşünmeyen diğer Müslümanlarla barış içinde yaşayan bütün Sünnîlere âit, diyorsanız; bu bizce kardeşlerimize yapılacak en büyük hakarettir? Doğrusu bu türden marjinal yaklaşımlar, Suud destekli tekfirci Vehhâbîlerin, sefil Selefîlerin yaklaşımıdır. Bu da onları ilgilendirir.

İkincisi, hemen ardından gelen "Çünkü Hıristiyan ise nihâyetinde ehl-i kitaptır... Allah onu selâmete erdirebilir, belki cennete de koyar. Ama Şiî'yse sapkınlık var orda, yani dini bozmaya çalışmak var!" vs. gerekçeler de mi, yine deminki ülkelere âit?

Üçüncüsü, İran'la Suriye'nin birlikteliğini "mezhepsel yakınlık"la açıklamanız, Irak'ta dökülen kanlara İran'ı ortak etmeniz, Irak Başbakanı Nûrî el-Mâlikî'yi yönetimdeki Sünnîleri tasfiye etmekle suçlamanız; mezhep taassubunun dışa vurumu değil midir?

Son olarak, "Irak'ta Şiîler ve Sünnîler, özellikle işgalden sonra nefretlerini daha bir açığa çıkardılar..." diyorsunuz. Oysa Iraklı Şiîlerin, Sünnî kardeşlerine karşı hiçbir nefretleri yok. Irak'ta dökülen kanların % 80'i, 90'ı Şiîlerin kanı ve dökenler de Sünnîler değil, Yezîdî Selefîler! Şimdiye kadar Şiîlerin düzenlediği bir intihar operasyonu duydunuz mu?

Şimdilerde hiç bir gün yoktur ki, o gün bilhassa "Ağlar Vâiz"in basın yayın organlarında, İran aleyhinde bir karalama, bir iftirâ haber yapılmasın! Bu mudur İslâm kardeşliği? Bu ne acımasızlık, bu ne gözü dönmüşlük, bu ne insafsızlık!

İşin doğrusu, bütün bunların altında "haset" ve "öfke" yatmaktadır. İran İslâm Cumhuriyeti'nin bölgesel ve küresel anlamda Müslümanların lehine kazanımları, Devlet Başkanı Seyyid Ali el-Hâmeneî'nin mütevâzı yaşamıyla birlikte, düşmana karşı izzetli, dik ve kararlı duruşu; bizde öyle Âlimler bulunmadığından olsa gerek, gıpta edip sâhiplenmek yerine, -her nedense- hasede, öfkeye neden oluyor!

Bu içgüdü, "kör" mezhep taassubuyla da birleşince, artık göz gözü görmüyor. Daha bir yakıcı, daha bir yıkıcı hal alıyor. Bütün iftirâ ve karalamalar bunun peşinden geliyor.

Ne diyelim: "Öfkenizle geberin!" [Al-i Imrân: 119]

Şükürler olsun ki, İRAN, her zamanki gibi, kimseye aldırmadan yoluna devam ediyor. Kendilerini yaralayan bu cahillere, yine de "BABACAN" bir edayla, şefkatle, merhametle yaklaşıyor. Onların haklarını emperyalistlere çiğnetmiyor.

Yine şükürler olsun ki, Irak'ta mezhep kavgası çıkarmak isteyenlerin hevesini kursaklarına tıkayan Şiî ulemâ var, Âyetullâh Sistânî var! Eğer şu pek hazzetmediğiniz Şiîler, tıpkı Sünnîler gibi âlimsiz, rehbersiz olaydı; Irak çoktan kan gölüne döner, milyonlarca insanın kanı akardı...

Ehl-i Beyt ahlâkı budur işte! "Kendilerini susuz bırakanlara su dağıtır!"

Beynimizi bir ahtapot gibi saran ve sistemin sık sık hata vermesine yol açan bu virüslerin tamamını, bu kısacık yazımızda sayıp dökmekle bitiremeyiz. Unutmayalım ki, bunları üretip etrafa salan bir "Ana Kraliçe" virüs vardır ve o da kuşkusuz Hz. Ali'nin yolundan ayrı düşmek, Ehl-i Beyt öğretilerinden mahrum kalmaktır.

Bu virüslerin tümünden arınarak, sistemi "hatadan" korumanın ve sağlıklı bir bakış açısına kavuşmanın elbette bir yolu var. O da, Kur'ân'ı ve Rasûl-i Ekrem'i Ehl-i Beyt imamlarıyla tanımak, onların pınarından kana kana içmek ve onların yolunu "yol" tutmaktır.

Hadi, hepiniz Allah'a emanet olun! Vesselâm...

 



[1]Abdullâh b. Mübârek'e ait olan bu söz için bk. İbn Kesîr, el-Bidâye: VIII, 148; Ali el-Qârî – el-Haffâcî, Şerh’uş-Şifâ: III, 430; el-Heytemî, es-Savâiq'ul-Muhriqa: s. 213, Tathîr’ul-Cinân: s. 10-11

[2]– Amr, Muâviye ve benzerlerinden; Buhârî ile Müslim dâhil bütün Sünnî hadisçiler hadis almışlardır.

[3]– bk. İbn Hacer, Feth’ul-Bârî (Muqaddime): s. 443 (= Mervân mad.); el-Heytemî, es-Savaîq: s. 181

[4] Bu konuda detaylı bilgiyi, yakında basılacak olan "Sahâbenin Adâleti ve Ebû Hüreyre" adlı çalışmamızda bulabilirsiniz.

[5]– Benzer örnekler için, bir önceki "Kerbelâ Kıyâmına Yönelik Karartma Çabaları" başlıklı yazımıza bk.

[6]– Ehl-i Beyt (İmâmiyye, Zeydiyye) ve Mu'tezile mekteplerinin yanı sıra, Ehl-i Sünnet'ten Mâtürîdîler "Akılcı", Ehl-i Sünnet'ten Eş'arîler ile Zâhirîler ve Hâricîlerden İbâdıyye ise "Şerîatçı" yolu tercih ediyorlar.

Ancak teorik olarak burada doğru duruş sergileyen Mâtürîdîlerin, konuyla ilgili kimi örneklemelerde yanlış tutum içine girdikleri de bir gerçektir.

[7]– Konuyla ilgili ayrıntılı bilgi için bk. Çuhacıoğlu, Sahâbenin Adâleti ve Ebû Hüreyre: s. 296-319

[8]– bk. İbn Hazm, el-Fisal: III, 174; el-Âmidî, Ğâyet’ül-Merâm: s. 224 vd.; er-Râzî, el-Muhassal: s. 148; eş-Şehristânî, Nihâyet’ül-İqdâm: s. 179; Adud el-Îcî, el-Aqâid: II, 204; İbn’ül-Hümâm, el-Müsâyera: s. 186

[9]– bk. el-Ğazzâlî, el-Müstasfâ: I, 86-88, el-İqtisâd: s. 89; er-Râzî, et-Tefsîr: II, 42-48, VII, 149-152; el-Âmidî, el-İhkâm: I, 115-124; el-Qurtubî, et-Tefsîr: III, 430; el-Qarâfî, Şerh'ut-Tenqîh: s. 143-144 vs.

[10]– bk. Adud el-Îcî, el-Aqâid: II, 193-202; İbn’ül-Hümâm, el-Müsâyera: s. 172-174, 176-177

[11]– bk. el-Âmidî, el-İhkâm: I, 145; Fahruddîn er-Râzî, et-Tefsîr: XXXI, 216; el-İsnevî, Nihâyet'üs-Sûl: II, 53; İbn’ül-Hümâm, et-Tahrîr: II, 223 (Ayrıca bk. el-Müsâyera: s. 196); İbn Abdişşekûr, Müsellem'üs-Sübût: II, 97; Emîr Pâdişâh, et-Teysîr: III, 19 vs.


Yorum Ekle

Arkadaşıma Gönder

Yazdır

Facebook

Digg

Del.icio.us

StumbleUpon

Google

Yahoo

YORUMLAR

mahmut yılmaz 30-01-2012, 12:47:14
BİSMİLLAH... 22 ayar değerinde kıymetli bir yazı daha . meseleye temelden girib , bu günlere ulaştıran , delillerle destekli , keyifli bu yazısından ötürü yazarı tebrik eder , ilmini , amelini ,ferasetini artırması için mevladan temenni ederiz. hani bir söz vardırya gömleğin ilk düğmesi iliklenirken eğer yanlış iliklenirse tüm gömlek yan durur vede fazladan bir düğme kalır. aynen öyle , eğer bugünün müslümanları yaptıkları ilk hatayı tesbit edemezler ise bu günlere dair çok fazla sıhhate kavuşamazlar kanaatimce. yazarında tesbit ettiği gibi , SAHABENİN hepsi adildi masumdu dersen ,sapla samanı birbirinden ayırd edemesin. en kıymetlisini en değerlisini en bilgilisini en yiğidini en zahidini öne geçirmessen kılavuzun karga olur neticesinde.kuyumculardada bu tasnif böyle yapılmıştır , işçiliği ve değeri en kıymetli mücevheratı kuyumcu esnafı vitrinde sergiler. “Ey iman edenler, iman edin…” (Nisa; 4/136 bu ayet tamda bu günlere işaret ediyor sanki. kuranı vede ehli beyti daha güzel anlama nasib eylesin MEVLA(CC)
 
Elevi.Elevi.Elevi 30-01-2012, 21:41:26
Aslında VAHDET denilen değer gereği sahabe eleştirisine kızmaya çalışıyorum, ama ne yalan söyliyeyim doğru bir bakış ile,baktığımda ise elbisenin o noktadan yırtıldığı gerçeğini görüyorum.bu nedenle yırtık yırtılan yerden onarılır.kırık kemik kırılan yerden alçıya alınır.ümmetin 1400 yıldır yaptığı havanda davul tozu dövmek.nefsimce değil aklımca ,çünkü beni hayvanlardan ayıran olgu akıldır,Allah akletmeyenlerin üstüne pislik yağdırır.batıni peygamber akıldır.ve virüssüz akıl da kur'an'a ve peygamber s.a.a.den sonra masum önder ve hidayet imamlarına uymayı salık vermektedir......vesselam
 
mahmut yılmaz 31-01-2012, 10:47:12
BİSMİLLAH adres arayan ,varacağı mekana ulaşmak isteyen iyi niyetli bir kişi , bilen birisine masumane , aklına herhangi bir şey getirmeden adres sorar. sorduğu kişi hakikaten o bölgeye hakim bir kişi ise herhangi bir ücret istemeden karşılıksız adresi tarif eder, karşısındakinin anlayacağı şekilde. yok eğer adres sorulan kişi bilmediği halde iyi niyetle sadece yardım etmek gayesi ile iyi kötü bişeyler tarif etmeye çalışır. birde üçüncü bir tip vardır ki kendisine adres soran kişiye sırf eziyet olsun diye eğlenmek için yalan yanlış bir yer tarif eder.tarih bilimide böyle bir şey olsa gerek. birileri birilerini temize çıkarmak adına , yaptıklarını mazur gösterme adına yalan yanlış bilgi rivayet edenler, birde husumetinden nefretinden vede hasedinden ötürü yalan yanlış rivayet edenler.doğrulara zaten diyecek bir sözümüz yok. doğrularda o kadar azki ,eğrilerden onlara hiç sıra gelmiyor. bü günlere dönecek olursak, bugünün müslümanının kabahati ney arkadaş? nasıl yapacakda dosdoğru yolu takılmadan şüphe etmeden gönlü tatmin olmuş vaziyette bulacak? sorum öncelikle kıymetli yazarımıza sonrada ilimde yol katetmiş ehil kişilere . yani nasıl bir yol izleyecekde kişi '' SIRATELLEZİNE ENAMTE ALEYYİM '' ayetine vasıl olacak ? selam vede muhabbetle.
 
Cemkeran 31-01-2012, 14:19:27
Hocam elinize, dilinize, nefesinize kuvvet. Yazılarınız birbirinden değerli. Teşekkür ederiz, devamını büyük bir heyecanla bekliyoruz.
 
Tarihçi hüsnü 31-01-2012, 21:16:28

MÜSLÜMANLAR NEDEN GERİ KALDI?
Selam kadir abi:
Harici,yezid,rafizi,mutelize,sünni,Şii ve vehabi gibi kavramların ortaya çıkmasındaki siyasi sosyal ekonomik nedenlerini çok iyi bilmek gerekir.Bu kavramlar bizim medeniyetimize ait.Fakat biz Müslümanlar bu kavramları bilmeyiz yada , kulaktan dolma bilgilerle bildiğimizi zannederiz,okumak araştırmak kafa yormak bilene sormak gibi adetimiz yok. Niye olsun ki.

KURAN’ da ki ilk emir oku, bilenle bilmeyen bir olur mu?,akıl edip düşünmez misiniz? Devenin boynuna bakmaz mısınız? Gibi ayetleri mezarlıkta okuruz.Bir alimin dediği gibi kuranla amel edeceğimize kuran okumayı amel edindik.

Sosyalizm,liberalizm,nasyonalizm,laisizm modern zamanlardaki Avrupa medeniyetinin ürünü olan olan bu kavramları nasıl bileceğiz ki;İşin garip tarafı sanki bu kavramları biliyormuşuz gibi başkalarına öğretmeye kalkıyoruz.

Ne deyim kendi medeniyetimizden haberimiz yok, Ziya Gökalp’ın dediği gibi Avrupa medeniyetin denim deriz,on dan da haberimiz yok, bilin bakalım iki yoktan ne çıkar,Şair NABİ çıkar.(Na ve Bi ekleri Osmanlıca olumsuz ön ek)

Asrımız bilgi çağı ortaçağdaki gibi kılıç kalkan çağı olsa Emevi,Abbasi ,Selçuklu ve Osmanlı’nın yaptığı gibi düşmanı kılıçla kovalarız.Ama bu asırda bilim teknolojiye sahip olmadan hiçbir şey olmuyor.
Biz okul yapmalıyız eğer yapmazsak;‘Hep üç kişiler olur’ bunlar hiç ölmez.

İslam medeniyetinin ihyası için Allah Müslümanlara akıl ,fikir, seceat, basiret,şuur kabiliyet versin. Yoksa bilgisayardaki virüsleri silmek için kim format atacak.Kendimiz anti virüs programları yapmalıyız.Yoksa Avrupa’nın anti virüs programlarını kullanmak zorunda kalırız.Zaten üç yüz senedir Avrupa bize bilgisayarımızdaki anti virüsleri silmek için kendi formatlarını atıyor. O da durmadan çöküyor.

Format Belli Kadir abi’nin dediği gibi
KURAN VE EHL-İ BEYT



 
EBA Malik 02-02-2012, 06:55:27
Verilen ornek ancak bu kadar saglam ve acik olur. Abi Allah swt mumin kullarina virus bulastirmasin bulasan varsada Ehlibeyti tanimayi nasip etsin, Yoksa hem bu dunyada hemde ahirette delalete sapanlardan oluruz. Allah sizlere uzun omurler ve nice guzellikler versin. Virussuz bir yasam ve imandan ayirmasin.
 
Amaseia'lı Âdemoğlu 05-02-2012, 00:08:27
İnsan ne olursa olsun, yanındakini kötülerse beş para etmez.. Gerçi kimileri, şia'yı islâmın içinde görmedikleri için onların kafasından bakarsak çoook haklılar.. Yüzyıllardır gelmiş gidiyor bu çekememezlik.. Tek sorun, Şia'nın Allah yoluna bağlı olmasıdır benim gördüğüm..
Allahu Teâla, yolundan ayrılmaya kalkarsak bizi bunlar gibi etmesin, kardeşini bilmeyen, onun kuyusunu kazanlardan eylemesin.. :)
 
Alevi 09-02-2012, 21:16:36
s.a.kardeş sahabenin adaleti ve ebu hureyreyi bekliyoruz VUSLAT ne zaman ALLAH
aşkına lütfen hızlandırın biraz
 
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

10/05/2012 AKAN KANLAR VE ÂLİMLERİN SESSİZLİĞİ
26/04/2012 MEZHEP ÇATIŞMALARI VE ULEMÂNIN ROLÜ
10/04/2012 HASET'LE YANIP KAVRULAN BEDENLER
26/03/2012 SELEFÎLER VE MÜZMİN ŞÎA DÜŞMANLIĞI (II)
10/03/2012 SELEFÎLER VE MÜZMİN ŞÎA DÜŞMANLIĞI (I)
24/02/2012 ŞAM TOPRAKLARI VE MEDYA SAVAŞI
12/02/2012 AMAN DİKKAT! "ZAMAN" VAR!
30/01/2012 DİKKAT! VİRÜS VAR!
20/01/2012 KERBELÂ KIYÂMINI KARARTMA ÇABALARI(II)
10/01/2012 KERBELÂ KIYÂMINI KARARTMA ÇABALARI(I)
20/12/2011 YA SİZE HANGİ REY'İN VALİLİĞİ TEKLİF EDİLDİ?
30/11/2011 SURİYE OLAYINDA DOĞRU DURUŞ
19/11/2011 SÜNNÎ SİYÂSET FIKHINDA VELÂYET-İ FAKÎH
09/11/2011 SAHİPSİZ DEVRİMCİ HALKLAR
30/10/2011 HANİ “TERÖRİSTLERLE MASAYA OTURMAZ”DIK!
27/10/2011 PKK İLE MÜCÂDELEDE ALEVÎ YÖNTEM
 
 
YAZARLAR
Y. ZİYA T.YILMAZ

YANLIŞ HESAP BAĞDAT’TAN DÖNER
ABDULLAH ÖZGÜR

Azerbaycan’ın Gayretli Müslümanlarının Direnişi
MUHAMMED AK

Devrimci bir Sufi: İmam Humeyni!
Hüseyin TAŞ

İslami İran ile Türkiye Rakip Ülkeler mi?
MEHMET YETKİN

Bahreyn ve Halk Kıyamı
Abdulkadir Çuhacıoğlu

AKAN KANLAR VE ÂLİMLERİN SESSİZLİĞİ
MUHSİN KÜÇÜKER

İKİ ALİ ÜNAL MI?
KEMAL KEMAHLI

ALİ ÜNAL’IN, ŞİA VE İRAN YANILGILARI
MEHDİ AKSU

SEYYİD ALİ HAMENEİ VE BİLİNMEYEN YÖNLERİ-3
KONUK YAZARLAR
Ali ERDEM

SİNCAN OLAYI VE BİR HUKUK SKANDALI
Mikail GÜREL

En Büyük Kusur Kibir ve En Büyük Allah
RIZA BAKIRLI

AKLIN ÖNÜNDE SET OLUŞTURMAK
Rahmi Onurşan Rahmani

Adın “Ali” ama gözlerin “Muaviye”ye benziyor (1)
HAZIM KORAL

SIFFİN SAVAŞI
Bilgehan Ova

SANAT YAZILARI (II)
FUAT TÜRKER

Özgürlük Değil Şeytan’a Tutsaklık
AZERİ YAZARLAR
Muhammed Mustafa

Evroviziyon-Gaylar, İnsanlığı çökertmeye yönelik sinsi planlar
Meşedi Natıq

Gənc Hüseynin anası Zəhraya və bacısı Rüqəyyəyə ünvanladığı məktub
Tural Əli

Zindanda bir gün...
Emin Gənciyev

AYIL EY AZƏRBAYCAN !!!
Emin İmanlı

Dinin gövhər və sədəfi
Gönül İsmayılkızı

Təhqir edilən ŞƏHİDLƏR
Hacı Arzu

Açıq!
Devran Abdullah

Quba aksiyası ilə inanclıların aksiyalarını birləşdirən məqamlar var
Kənan Rövşənoğlu

AZƏRBAYCANDA RUHANİLİK
Vüsal Hətəmov

Hər zadı tərsinə ölkəm…
Ali Caferi

Ölümüzü dəfn etməyə bir molla var?ali
NAMAZ VAKİTLERİ
TV KANALLARI
Türkçe Kanallar
Zehra Tv
Ulke Tv

Tv5
Hilal Tv
Yumurcak Tv
Kudus Tv
Arapça Kanallar
Almanar
Alalam Tv
Alforat Tv
Alkawthar Tv
Farsça Kanallar

Irib 1

Irib 2

Irib 3

Irib 4

Irib 5
Press Tv
Jam e Jam 1
Jam e Jam 2
Jam e Jam 3
Quran Tv
Azeri Kanallar
Sahar Tv
HAVA DURUMU

TARİHLİ ARŞİV



GAZETELER

DERGİ ve MECMUALAR

BAĞLANTILAR

YABANCI GAZETELER

 

Ana Sayfa   |   İletişim   |   Giriş Sayfam Yap   |   Sık Kullanılanlara Ekle |   Sitene Ekle

Yazarlar ve makalelerin Yayınlanan  haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur

 
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.
2008 © RAST HABER   www.rasthaber.com
Tüm Hakları Saklıdır.
Tasarım :Networkbil.net
Atanur Evden Eve Nakliyat Küçükçekmece Evden Eve Nakliyat